antlaşması ile cümle

antlaşması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
RABbin bütün yolları sevgi ve sadakate dayanır Antlaşmasındaki buyruklara uyanlar için.Toate cărările Domnului sînt îndurare şi credincioşie, pentru cei ce păzesc legămîntul şi poruncile Lui.
RABbin bütün yolları sevgi ve sadakate dayanır Antlaşmasındaki buyruklara uyanlar için.Todas las sendas de Jehovah son misericordia y verdad para con los que guardan su pacto y sus testimonios
RABbin bütün yolları sevgi ve sadakate dayanır Antlaşmasındaki buyruklara uyanlar için.Tutti i sentieri del Signore sono verità e grazia per chi osserva il suo patto e i suoi precetti
RABbin bütün yolları sevgi ve sadakate dayanır Antlaşmasındaki buyruklara uyanlar için.Všecky stezky Hospodinovy jsou milosrdenství a pravda těm, kteříž ostříhají smlouvy jeho a svědectví jeho.
RABbin bütün yolları sevgi ve sadakate dayanır Antlaşmasındaki buyruklara uyanlar için.Vse steze GOSPODOVE so milost in resnica njim, ki hranijo zavezo njegovo in pričevanja njegova.
RABbin bütün yolları sevgi ve sadakate dayanır Antlaşmasındaki buyruklara uyanlar için.Wszystkie ścieżki Pańskie są miłosierdzie i prawda tym, którzy strzegą przymierza jego, i świadectwa jego.
RABbin bütün yolları sevgi ve sadakate dayanır Antlaşmasındaki buyruklara uyanlar için.Всичките пътеки на Господа са милосърдие и вярност Към ония, които пазят завета Му и избавлението Му.
RABbin bütün yolları sevgi ve sadakate dayanır Antlaşmasındaki buyruklara uyanlar için.כל ארחות יהוה חסד ואמת לנצרי בריתו ועדתיו׃
RABbin bütün yolları sevgi ve sadakate dayanır Antlaşmasındaki buyruklara uyanlar için.‎كل سبل الرب رحمة وحق لحافظي عهده وشهاداته‎.
RABbin bütün yolları sevgi ve sadakate dayanır Antlaşmasındaki buyruklara uyanlar için.凡 遵 守 他 的 約 和 他 法 度 的 人 、 耶 和 華 都 以 慈 愛 誠 實 待 他
RABbin bütün yolları sevgi ve sadakate dayanır Antlaşmasındaki buyruklara uyanlar için.凡 遵守 他 的 約和 他 法度 的 人 、 耶和華 都 以 慈愛誠 實待 他
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.(24:14) Тайна Господня – боящимся Его, и завет Свой Он открывает им.
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.Az Úr bizodalmas az õt félõkhöz, és szövetségével oktatja õket.
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.Das Geheimnis des HERRN ist unter denen, die ihn fürchten; und seinen Bund läßt er sie wissen.
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.Ðức Giê-hô-va kết bạn thiết cùng người kính sợ Ngài, Tỏ cho người ấy biết giao ước của Ngài.
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.Ðức_Giê - hô-va kết_bạn thiết cùng người kính sợ Ngài , Tỏ cho người ấy biết giao_ước của Ngài .
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.El secreto de Jehovah es para los que le temen; a ellos hará conocer su pacto
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.Fortroligt Samfund har HERREN med dem, der frygter ham, og han kundgør dem sin Pagt.
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.Herran neuvo on tunnettu niille, jotka häntä pelkäävät, ja hän ilmoittaa heille liittonsa.
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.Herren har fortrolig samfund med dem som frykter ham, og hans pakt skal bli dem kunngjort.
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.HERREN har sin umgängelse med dem som frukta honom, och sitt förbund vill han kungöra för dem.
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.Il Signore si rivela a chi lo teme, gli fa conoscere la sua alleanza
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.여호와의 친밀함이 경외하는 자에게 있음이여 그 언약을 저희에게 보이시리로다
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.L`amitié de l`Éternel est pour ceux qui le craignent, Et son alliance leur donne instruction.
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.O conselho do Senhor é para aqueles que o temem, e ele lhes faz saber o seu pacto.
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.Prietenia Domnului este pentru cei ce se tem de El, şi legămîntul făcut cu El le dă învăţătură.
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.Samech. Tajomstvo Hospodinovo je známe tým, ktorí sa ho boja, a jeho smluva je nato, aby im ju dal vedieť.
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.Skrivnost GOSPODOVA je očitna njim, ki se ga boje, in zavezo svojo jim razodeva.
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.Tajemnica Pańska objawiona jest tym, którzy się go boją, a przymierze swoje oznajmuje im.
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.Tajemství Hospodinovo zjevné jest těm, kteříž se jeho bojí, a v známost jim uvodí smlouvu svou.
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.TUHAN adalah sahabat orang yang takwa, Ia menyatakan maksud-Nya kepada mereka
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.Το απορρητον του Κυριου ειναι μετα των φοβουμενων αυτον και την διαθηκην αυτου θελει φανερωσει εις αυτους.
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.Интимното благоволение на Господа е с ония, които Му се боят, И ще им покаже завета Си.
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.סוד יהוה ליראיו ובריתו להודיעם׃
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.‎سرّ الرب لخائفيه. وعهده لتعليمهم‎.
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.耶 和 華 與 敬 畏 他 的 人 親 密 . 他 必 將 自 己 的 約 指 示 他 們
RAB kendisinden korkanlarla paylaşır sırrını, Onlara açıklar antlaşmasını.耶和華 與 敬畏 他 的 人 親密 . 他 必將 自己 的 約指示 他們
"Tabi ki barış antlaşması imzalayacağız" der gibiydiler. "Amerikalıların gitmesini sağlayacak""Firmamos, que se vayan los americanos, y así no podrán volver".
"Tabi ki barış antlaşması imzalayacağız" der gibiydiler. "Amerikalıların gitmesini sağlayacak""Oczywiście, podpiszemy porozumienie, dzięki któremu Amerykanie odejdą, a kiedy odejdą nie będą mogli wrócić".
"Tabi ki barış antlaşması imzalayacağız" der gibiydiler. "Amerikalıların gitmesini sağlayacak""Oni řekli, jasně, podepíšeme nějaké papíry, aspoň Američané odtáhnou."
"Tabi ki barış antlaşması imzalayacağız" der gibiydiler. "Amerikalıların gitmesini sağlayacak"Uma vez que os americanos forem, eles não serão capazes de voltar.
"Tabi ki barış antlaşması imzalayacağız" der gibiydiler. "Amerikalıların gitmesini sağlayacak"Північного В'єтнаму підписують мирну угоду, щоб позбутися американців.
"Tabi ki barış antlaşması imzalayacağız" der gibiydiler."Dat zal ervoor zorgen dat de Amerikanen weggaan".
"Tabi ki barış antlaşması imzalayacağız" der gibiydiler."만일 우리가 평화협정을 싸인하면
"Tabi ki barış antlaşması imzalayacağız" der gibiydiler.「離れて行くアメリカ人を使ってでしょう」。
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.(77:10) они не сохранили завета Божия и отреклись ходить в законе Его;
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.Bo nie przestrzegali przymierza Bożego, a według zakonu jego zbraniali się chodzić.
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.Chúng nó không gìn giữ giao ước của Ðức Chúa Trời, Cũng không chịu đi theo luật pháp Ngài,
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.Chúng_nó không gìn_giữ giao_ước của Ðức_Chúa_Trời , Cũng không chịu đi theo luật_pháp Ngài ,
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.De holdt ikke Guds pakt og vilde ikke vandre i hans lov,
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.De höllo icke Guds förbund, och efter hans lag ville de ej vandra.
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.Eivät he pitäneet Jumalan liittoa, eivät tahtoneet vaeltaa hänen lakinsa mukaan,
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.Gudspagten holdt de ikke, de nægtede at følge hans Lov;
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.Ils ne gardèrent point l`alliance de Dieu, Et ils refusèrent de marcher selon sa loi.
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.저희가 하나님의 언약을 지키지 아니하고 그 율법 준행하기를 거절하며
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.Mereka melanggar perjanjian Allah dengan mereka, dan tak mau taat kepada hukum-Nya
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.Não guardaram o pacto de Deus, e recusaram andar na sua lei;
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.Nebo neostříhali smlouvy Boží, a v zákoně jeho zpěčovali se choditi.
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.Nem õrizték meg az Isten szövetségét, és nem akartak járni az õ törvényében;
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.Nezachovali smluvy Božej a vzpečovali sa chodiť v jeho zákone.

İlgili Sayfalar