antlaşması ile cümle
antlaşması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.58
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.No guardaron el pacto de Dios y rehusaron andar en su ley
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.Non osservarono l'alleanza di Dio, rifiutando di seguire la sua legge
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.Ohranili niso zaveze Božje in so se branili hoditi po zakonu njegovem,
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.pentrucă n'au ţinut legămîntul lui Dumnezeu, şi n'au voit să umble întocmai după Legea Lui.
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.Sie hielten den Bund Gottes nicht und wollten nicht in seinem Gesetz wandeln
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.Zij hielden Gods geboden niet en weigerden Zijn wet te gehoorzamen.
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.Δεν εφυλαξαν την διαθηκην του Θεου, και εν τω νομω αυτου δεν ηθελησαν να περιπατωσι
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.Не опазиха завета на Бога, И в закона Му не склониха да ходят,
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.לא שמרו ברית אלהים ובתורתו מאנו ללכת׃
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.لم يحفظوا عهد الله وابوا السلوك في شريعته
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.他 們 不 遵 守 神 的 約 、 不 肯 照 他 的 律 法 行
Tanrının antlaşmasına uymadılar, Onun yasasına göre yaşamayı reddettiler.他 們 不 遵守 神 的 約 、 不 肯 照 他 的 律法 行
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.라라미요새 조약은 땅을 양도하기 위해 최소한 부족 인구의 ¾ 을 요구했습니다.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.El tratado de Fort Laramie llama a por lo menos 3/4 partes de la tribu a renunciar a las tierras.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Fort Laramire-avtalet krävde att åtminstone tre fjärdedelar av stammen skrev under för att ge bort mark.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Het Fort-Laramieverdrag hield in dat ten minste driekwart van de stam moest ondertekenen om land te verkopen.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Hiệp ước Fort Laramie yêu cầu ít nhất ba phần tư dân làng phải bỏ đất của mình
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Il trattato di Fort Laramie richiedeva ad almeno ¾ della tribù di rinunciare alla terra.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.O tratado de Fort Laramie requeria que, pelo menos três quartos da tribo, assinasse a cedência de terras.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Perjanjian Fort Laramie menyerukan setidaknya tiga perempat dari suku itu untuk menyerahkan tanahnya.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Smlouva z Fort Laramie však stanovovala, že se pozemků musí vzdát minimálně tři čtvrtiny kmene.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Sporazum Fort Laramie je zahteval vsaj tri četrine plemena za odpis zemlje.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Traktat z Fort Laramie mówił, że co najmniej trzy czwarte plemienia musi zrzec się ziem.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Tratatul de la Fort Laramie presupunea ca cel puţin trei sferturi din trib să semneze renunţarea la pământ.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Η συνθήκη του Φορτ Λάραμι απαιτούσε την υπογραφή τουλάχιστον των τριών τετάρτων της φυλής για να εκχωρηθεί γη.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Договор Форта Ларами требовал, чтобы как минимум три четверти племени подписались для заключения сделки.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.Договорът от Форт Ларами изисква най-малко три-четвърти от племето да преотстъпят земя.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.אמנת פורט לרמי דרשה שלפחות שלושה-רבעים מהשבט יסכימו לוותר על אדמתם.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.ووفقا لمادة لمعاهدة "حصن لارامي" على ثلاثة أرباع القبيلة التوقيع للبيع الأرض.
Toprak devri için Fort Laramie Antlaşması'na göre en azından kabilenin yüzde 75'inin imzası gerekiyordu.署名が必要としています この条項が無視されたのは 明らかです
Ve özellikle de Prusya ile yapılan Tilsit Antlasması.틸지트 조약 (the Treaties of Tilsit) 의 엄청 중요한 결과를 하나
Ve özellikle de Prusya ile yapılan Tilsit Antlasması.نتيجة واحدة فائقة الأهمية من
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.A Jonatán učinil spolu s Dávidom smluvu, pretože ho miloval ako svoju vlastnú dušu.
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.A tak uczynił Jonatan z Dawidem przymierze, bo go miłował jak duszę swoję.
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.Então Jônatas fez um pacto com Davi, porque o amava como � sua própria vida.
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.Entonces Jonatán hizo un pacto con David, porque le amaba como a sí mismo
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.Giònata strinse con Davide un patto, perché lo amava come se stesso
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.Giô-na-than kế hiệp cùng Ða - vít , bởi_vì yêu_mến người như mạng sống mình .
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.Giô-na-than kế hiệp cùng Ða-vít, bởi vì yêu mến người như mạng sống mình.
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.Ionatan a făcut legămînt cu David, pentrucă -l iubea ca pe sufletul lui.
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.I učinil Jonata s Davidem smlouvu, proto že ho miloval jako duši svou.
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.Ja Joonatan teki liiton Daavidin kanssa, sillä hän rakasti häntä niinkuin omaa sieluansa.
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.Jonathan fit alliance avec David, parce qu`il l`aimait comme son âme.
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.Karena itu Yonatan bersumpah akan bersahabat dengan Daud selama-lamanya
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.요나단은 다윗을 자기 생명 같이 사랑하여 더불어 언약을 맺었으며
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.Och Jonatan slöt ett förbund med David, då han nu hade honom lika kär som sitt eget liv.
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.Og Jonatan gjorde en pakt med David, fordi han hadde ham kjær som sitt eget liv.
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.Og Jonatan sluttede Pagt med David, fordi han elskede ham som sin egen Sjæl.
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.szövetséget kötének Jonathán és Dávid [egymással,] mivel úgy szerette õt, mint a saját lelkét.
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.Tedaj skleneta Jonatan in David zavezo, ker ga je ljubil Jonatan kakor svojo dušo.
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.Und Jonathan und David machten einen Bund miteinander; denn er hatte ihn lieb wie sein eigen Herz.
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.Τοτε ο Ιωναθαν εκαμε συνθηκην μετα του Δαβιδ διοτι ηγαπα αυτον ως την ιδιαν αυτου ψυχην.
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.Ионафан же заключил с Давидом союз, ибо полюбил его, как свою душу.
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.Тогава Ионатан направи завет с Давида, защото го обичаше като собствената си душа.
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.ויכרת יהונתן ודוד ברית באהבתו אתו כנפשו׃
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.وقطع يوناثان وداود عهدا لانه احبه كنفسه.
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.約 拿 單 愛 大 衛 如 同 愛 自 己 的 性 命 、 就 與 他 結 盟
Yonatan, Davuta beslediği derin sevgiden ötürü, onunla bir dostluk antlaşması yaptı.約拿單愛 大衛 如同 愛 自己 的 性命 、 就 與 他 結盟