antlaşma ile cümle

antlaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Birçok karışıklıktan sonra, antlaşma sonuçlandırıldı.The treaty has been concluded after many twists and turns.
Antlaşma artık ölü bir evrak.The treaty is now a dead letter.
İki ülke bir barış antlaşması yaptı.The two countries negotiated a peace treaty.
İki ülke barış antlaşmasını görüşüyor.We have a good negotiator on the staff.
1978 yılında Japonya ve Çin arasında bir barış antlaşmasına varıldı.In 1978 a peace treaty was concluded between Japan and China.
Bu antlaşmanın dünya barışına katkı sağlayacağını umuyorum.I hope this treaty will contribute to peace in the world.
Antlaşma, kimyasal silah kullanımını yasaklar.The treaty bans the use of chemical weapons.
Antlaşma atom bombası ve hidrojen bombasını yasaklıyor.The treaty bans atomic bombs and hydrogen bombs.
İki ülke bir antlaşmayı görüştü.The two countries negotiated a treaty.
Antlaşmanın ruhu göz ardı edildi.The spirit of the treaty was ignored.
Birçok ülke nükleer silahları ortadan kaldırmak için bir antlaşma imzaladı.Many countries have signed a treaty to eliminate nuclear weapons.
İki ülke savaş sona erdiğinde bir barış antlaşması imzalarlar.When two countries end a war, they sign a peace treaty.
Onlar barış antlaşması imzaladı.They signed the peace treaty.
Barış antlaşması görüşmesi yapacaklardı.They would negotiate a peace treaty.
Onlar Almanya'yı sert bir biçimde cezalandıracak bir antlaşma talep ettiler.They demanded a treaty that would punish Germany severely.
O,"antlaşma adaletsizdi" dedi.He said the treaty was unfair.
O, antlaşma yazılı olarak onaylanmalı dedi.He said the treaty must be approved as written.
O, antlaşmadan tamamen memnun değildi.He was not completely satisfied with the treaty.
Birçok ülke Kyoto, Japonya'da 1997 yılında antlaşma imzaladı.Many nations had signed the treaty in 1997 in Kyoto, Japan.
Amerikan Senatosu hızla antlaşmayı onayladı.The American Senate quickly approved the treaty.
Antlaşma imzalandı.The treaty was signed.
Antlaşma kabul edildi.The treaty was approved.
Antlaşma iptal edildi.The treaty was defeated.
İspanya antlaşmayı onayladı.Spain approved the treaty.
Iki taraf bir barış antlaşması imzaladı.The two sides signed a peace treaty.
Fransa İspanya ile gizli bir antlaşma imzaladı.France had signed a secret treaty with Spain.
Senatör Hoar şiddetle antlaşmaya karşı konuştu.Senator Hoar spoke strongly against the treaty.
1819 yılının Şubat ayında Florida antlaşması imzalandı.The Florida treaty was signed in February 1819.
Senatonun antlaşmayı reddedeceği açıkça görünüyordu.It seemed clear the Senate would reject the treaty.
Rusya Almanya ile kendi barış antlaşması imzaladı.Russia signed its own peace treaty with Germany.
Senato antlaşmayı kabul etti ve Polk onu imzaladı.The Senate accepted the treaty, and Polk signed it.
Antlaşma toprak altındaki nükleer denemeleri yasaklamadı.The treaty did not ban nuclear tests under the ground.
Yüzden fazla ulus antlaşmayı onayladı.More than one hundred nations have approved the treaty.
Amerika Birleşik Devletleri'nin Meksika ile bir dostluk antlaşması vardı.The United States had a treaty of friendship with Mexico.
Sioux 1868 yılında hükümet ile bir antlaşma imzaladı.The Sioux had signed a treaty with the government in 1868.
Kriz 1968 Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşmasına yol açtı.The crisis led to the 1968 Nuclear Non-Proliferation Treaty.
Aylar süren müzakerelerin ardından, barış antlaşması tamamlandı.After months of negotiations, the peace treaty was completed.
Eski Antlaşma'nın tamamını bir yılda okudu.He read the entire Old Testament in one year.
"Yeni Antlaşma" Kutsal Kitabın ikinci parçasıdır."The New Testament" is the second part of the Bible.
Barış antlaşması yarın imzalanacak.The peace treaty will be signed tomorrow.
Antlaşma bugün sona eriyor.The contract expires today.
Bu antlaşma barışı garantiye alır.This treaty ensures peace.
Yeni Antlaşma'nın çevirmenleri sapkınlar olarak kabul edildi.The translators of the New Testament were considered heretics.
Bir antlaşma imzalandı.A treaty was signed.
Antlaşma bir başarı değildi.The treaty was not a success.
Antlaşma bizi zorluyor.The treaty obliges us.
O, barış antlaşması imzalandığı için memnun oldu.He was glad the peace treaty was signed.
Rheinland, Versailles Antlaşması ile demilitarize bir bölge haline getirildi.The Rhineland was made a demilitarised zone by the Treaty of Versailles.
Dünya, Eski Antlaşma tarafından yönetilmiyor.The world is not governed by the Old Testament.
Yeni Antlaşma 1767'de İskoç Galcesi olarak basıldı.In seventeen sixty-seven, the New Testament was printed in Scottish Gaelic.
1570 tarihli Stettin Antlaşması, İsveç ile Danimarka arasındaki savaşı sona erdirdi.The Treaty of Stettin of 1570 ended the war between Sweden and Denmark.
"Brest-Litovsk Antlaşması'ndan Sonra Türkiye ve Ermeniler"."Brest-Litovsk Antlaşması'ndan Sonra Türkiye ve Ermeniler".
Almanya, Velsen Antlaşması'nı EGF ya da daha sonraki bir anlaşma üzerinde imzalamamıştır.Germany did not sign the Treaty of Velsen on the EGF or any subsequent accord.
Antlaşma açıkça da Serbest Bölgeler (Madde 5) için de geçerlidir.The treaty explicitly also applies to free zones (Article 5).
Osimo Antlaşması, bu durumu sadece kesinleştiriyordu.The Treaty of Osimo merely made the situation definitive.
Karlofça Antlaşması'ndan sonra, 1700 yılında Temeşvar'a dönebilmişti.After the Treaty of Karlowitz, he was able to return to Temesvár in 1700.
Bu boşanma, Tanrı ile Kuzey Krallığı'nın arasındaki antlaşmanın son bulduğunu göstermektedir.This divorce seems to be the end of the covenant between God and the Northern Kingdom.
Japonya ve İtalya bu antlaşmayı imzalamayı reddetti.Italy and Japan each declined to sign this treaty.
Başkan, tek başına yabancı ülkelerle antlaşmalar imzalayabilir.The president may unilaterally sign treaties with foreign nations.
Boemondo'nun yeğeni Tancred, Antlaşmayı onurlandırmayı reddetti.Bohemond's nephew, Tancred, refused to honor the Treaty.
İlgili Sayfalar