Ana içeriğe geç
Sözlük

antika ile cümle

antika kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bulmak için antikacılara veya Avrupa'ya gitmeniz lazımdı.You actually had to go to antique stores. You had to go to Europe.
Birlikte bir antika dükkanlarına giderler ve oyunun tamamen şu şekilde olduğunu anlatıyorlar:He would go to antique shops, and the game was as such:
Sonrasında antikanın değerinin tamamen eski olmasıyla ilgili olduğunu anladı.And he saw, over and over, the antique's value was all about it being old.
Antika gibi görünüyor.Looks antique.
Evet antika.Sahibi gibi.Yes, it's antique, like its owner.
Antikalar titizlikle kullanılmalı.Antiques should be carefully preserved.
Antika' yı aktarmayı deneyeyim mi?Try to import legacy format?
Antika aktarımı tamamlandıLegacy import completed
Antika BeyazcolorAntiqueWhite
Antika Beyaz1colorAntiqueWhite1
Antika Beyaz 2colorAntiqueWhite2
Antika Beyaz 3colorAntiqueWhite3
Antika Beyaz 4colorAntiqueWhite4
Split, Hırvatistan'daki Arkeoloji Müzesinde antika heykel sergisi açıldı.An exhibition of antique statues opened at the Archaeological Museum in Split, Croatia.
Makedon polisi antika kaçakçılığı çetesini çökerttiMacedonian police bust antiquities trafficking ring
Antika bir manyetik sapma ölçüm cihazı (Declinometer)Antique declinometer
Türkiye, antika kaçakçılığıyla mücadeleyi hızlandırdıTurkey ramps up fight against antiquities smuggling
Pazar, antika eşyalar ve ıvır zıvırla dolu. [Andy Dabilis/SETimes]The market is laden with antiques and knickknacks. [Andy Dabilis/SETimes]
Ayrıca, antika Zastava fabrikasına da yeni teknoloji gelecek.At the same time, new technology will be introduced into the antiquated Zastava factory.
İncil, şüpheli antika kaçakçılarına yapılan bir polis baskınında ele geçirildi.A police raid on suspected antiquity smugglers turned up the Bible.
Evde Osmanlı döneminden kalma antikalar sergileniyor.The house showcases antiques from the Ottoman period.
Kapalıçarşı'da bir dükkânda antika ticareti ve porselen tamiri üzerine çalıştı.At a shop in the Grand Bazaar he worked on antique sales and porcelain repairs.
Hayatının bir kısmını Kapalıçarşı'da antikacılık yaparak geçirdi.Part of his life was spent doing antique shop activities in the Grand Bazaar.
Bilgili bir antikacı ve koleksiyoncu olan İzzet Bey, eski eserlerin restorasyonunda ustaydı.A knowledgeable antique dealer and collector, Izzet Bey was a master at restoring ancient artifacts.
Augustus dönemi antikacısı için, bkz.For the Augustan antiquarian, see Cincius.
Bazı antikaların orjinalliklerini doğrulayan belgeleri bulunur.Some antiques are accompanied by certificates attesting to their authenticity.
Antika Dergisi: 43.Antique Journal: 43.
Antika Amerikan mobilyaları koleksiyoncusu ve iç tasarım danışmanı oldu.She became a collector of antique American furniture, and an advisor on interior design.
İskoçya'ya gitmeden önce Rachel'a son bir veda etmek için antika dükkanına döner.He returns to his antique shop to say a final goodbye to Rachel before leaving for Scotland.
Sonraki yıllarda antikacı Abbé Longuerue ile olan dostluğu, çalışmalarına büyük katkı sağladı.[3]Later, his friendship with the antiquarian, Abbé Longuerue, greatly aided his studies.[3]
Carl Milles'in stüdyosu Müzedeki Antika koleksiyonu Müzede bir oda Evdeki oturma odasıCarl Milles' studio Milles antique collection Interior Living room in Anne's House
Salone Aldobrandini : Duquesnoy'un antika heykelleri ve mermer kabartmaları.Salone Aldobrandini: antique sculptures and marble reliefs by Duquesnoy.
Üçüncü bir liste İngiliz antikacı Henry Ellis tarafından Hyginus'tan türetilmiştir.A third list was provided by the English antiquarian, Henry Ellis which was derived from Hyginus.
Ünlü Roma antikacısı Varro, masala akılcı bir açıklamasını öne sürmüştür.A rationalistic explanation of the fable was propounded by the eminent Roman antiquary Varro.
Dekoratif sanatlar koleksiyonu antika mobilyalar, porselen ve çanak çömlekleri içerir.The decorative arts collection includes items of antique furniture, porcelain and pottery.
Ayrıca eşiyle ortak Collins, Mississippi'de antikacı dükkanı işletmektedirler.Außerdem besitzt sie gemeinsam mit McRaney ein Antiquitätengeschäft in Collins, Mississippi.
Bir eşyanın antika sayılabilmesi için yapıldığı yerin ve zamanın kanıtlanması gerekir.Um den Ort und die Zeit zu ermitteln, ist man auf den Vergleich mit anderen Objekten angewiesen.
Onun antikalara karşı büyük bir tutkusu var.Elle a une grande passion pour les antiquités.
Gezi Parkı'ndaki gruplardan İhsan Eliaçık yönetimindeki Antikapitalist Müslümanlar dua etti.Les musulmans anticapitalistes ont également organisé des prières collectives sur le parc Gezi.
Tıpta çeşitli nükleozit türevleri antikanser veya antiviral ilaç olarak kullanılmaktadır.En médecine, plusieurs analogues de nucléosides sont employés comme antiviraux ou anticancéreux.
Kullervo, trajik antikahraman.Kullervo, antihéroe trágico.
1525) 1551 - William Camden, İngiliz tarihçi ve antikacı (ö.1551: William Camden, anticuario e historiador británico (f.
Tıpta çeşitli nükleozit türevleri antikanser veya antiviral ilaç olarak kullanılmaktadır.Varios análogos de nucleósidos son utilizados como agentes antivirales o anticancerígenos.
Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.Sin embargo, ni siquiera el aceite viejo es completamente inútil.
Fotoğrafçılık, tarihi eser ve antika koleksiyonu ile ilgilendi.Charla sobre Memoria Histórica y Ex Presos Sociales.
Antika ateşli silahlarda çoğunlukla karabarut kullanılır.A veces utiliza armas de fuego convencionales.
Antikalar ünlü bir kişiye ya da belli bir tarihsel döneme ait olabilir.Lo que puede ser una villa de origen romano o incluso una población completa de este periodo histórico.
İskoç antikacı olan Alexander Henry Rhind, 1858 yılında Luxor,Mısır'da satın alındı.Deve il suo nome all'antiquario scozzese Henry Rhind che lo acquistò nel 1858 a Luxor in Egitto.
Antika saatlerin tamiri üzerine ustalaştı.Per conoscere la quantità di ore eguali.
Antikahraman ve Savaş Sonrası İngiliz Tiyatrosu.Film tedesco del periodo post-bellico.
Babası antika koleksiyoncusu annesi ise emlakçıdır.L'artista americana ed ex fidanzata del principe è la mamma di Mia.
Şarkı bir antika dükkânında kaydedilmiş saat sesleriyle başlar.Песня начинается со звона часов в антикварной лавке.
Chelsom Blackpool, Lancashire'da antikacı Kay ve Reginald Chelsom'ın oğlu olarak doğdu.Родился в Блэкпуле (Ланкашир) в семье владельцев сети антикварных магазинов Реджинальда и Кэй Челсом.
Babası gezici antikacılık işi ile uğraşıyordu ve gittiği her yere ailesini de sürüklüyordu.Его дед путешествовал по миру и собирал старинные вещи.
Ben antika kolleksiyoncusuyum.Коллекционер антиквариата.
Genellikle kullanılmış mallar, ucuz eşyalar, koleksiyonlar ve antikalar satılmaktadır.وتباع عادة البضائع المستعملة والمواد الرخيصة والمقتنيات والتحف.
Antikacı Dükkanı (İngilizce özgün adıyla The Old Curiosity Shop), Charles Dickens'in bir romanı.متجر الفضول القديم (بالإنجليزية: The Old Curiosity Shop) رواية بقلم تشارلز ديكنز.
II. Dünya Savaşı sırasında Savaş Bakanlığında çalıştı, ayrıca antikacılıkla uğraştı.شاركت في أعمال الإغاثة في الحرب العالمية الأولى، وعملت كذلك في رعاية الأيتام.
İskoç antikacı olan Alexander Henry Rhind, 1858 yılında Luxor,Mısır'da satın alındı.O papiro foi adquirido por Alexander Henry Rhind, de Aberdeen (Escócia), em 1858. em Luxor, Egito, em 1858.
Antikacı Dükkanı (İngilizce özgün adıyla The Old Curiosity Shop), Charles Dickens'in bir romanı.The Old Curiosity Shop (pt.: A Loja de Antiguidades) é um romance de Charles Dickens.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
antika ile cümle - Sayfa 2 - antika kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App