Ana içeriğe geç
Sözlük

antika ile cümle

antika kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bana en yakın antikacının nerede olduğu söyler misiniz?Can you tell me where the nearest antique shop is?
Bu antika saat bin dolar değer.This antique clock is worth one thousand dollars.
Bu tablo paha biçilmez antikadır.This table is a priceless antique.
Antika halılar özellikle değerlidir.Antique carpets are especially valuable.
Babamın öldüğünde bıraktığı antikalar değersiz hurdalardan başka bir şey değildi.The antiques my father left when he died turned out to be nothing but worthless junk.
Bu antik paraya bir antikacı dükkanında rastladı.He came across this old coin in an antique shop.
Onun antikalarda gözü var.He has an eye for antiques.
O, antikanın iyisinden anlar.She has an eye for antiques.
Dedemin, bana vermek istediği antika bir televizyonu var.My grandfather has an antique television that he wants to give me.
Mavi araba, antikadır.The blue car is antique.
Onlar 2000 yıl öncesinden kalma antika bir kase buldular.They found an ancient bowl from 2,000 years ago.
Bu antika bir eski köy.It's a quaint old village.
Birçok kişi antika arabaların pahalı olduğunu düşünüyor.Many people think that antique cars are overpriced.
Tom'un şimdiye kadar antika arabasını satmayı düşündüğünden şüpheliyim.I doubt that Tom would ever consider selling his antique car.
Tom tüm günü antika dükkanlarının etrafında bakınarak geçirdi.Tom spent all day looking around antique shops.
Tom antikalar toplar.Tom collects antiques.
O, antikaları sever.She loves antiques.
O, gerçekten antikaları sever.She really likes antiques.
O, antika değerlendirme konusunda deneyimlidir.He is experienced in valuing antiques.
Ben her zaman antikaları sevdim.I've always liked antiques.
Antika lambanı kırdığım için üzgünüm.I'm sorry I broke your antique lamp.
O bir antikahraman.He's an antihero.
Antikalarla ilgilendiğini bilmiyordum.I didn't know you were interested in antiques.
Sanırım antika sandalyelerinden birini almaya ilgi duyabilirim.I think I might be interested in buying one of your antique chairs.
Tom'un bayağı az antikası var.Tom has quite a few antiques.
Tom antikaları gerçekten çok sever.Tom really likes antiques.
Tom, antika saat koleksiyonu yapıyor.Tom collects antique clocks.
Bu antika masa hala kullanımda.This ancient table is still in use.
Tom beni dedesinin antika saatini çalmakla suçladı.Tom accused me of stealing his grandfather's antique watch.
Bu bir antika gibi görünüyor.It looks like an antique.
Antika mobilyayı onarırız.We restore antique furniture.
Yangın antikacı dükkanında başladı.The fire started in the antique store.
Antika topluyorum.I collect antiques.
Tom antikalar alır ve satar.Tom buys and sells antiques.
Tom'un evinin hemen yanında küçük bir antika dükkanı var.Tom has a small antique shop right next to his house.
Tom'un dairesi antikalarla dolu.Tom's apartment is full of antiques.
Tom'un dairesi antikalarla doludur.Tom's flat is full of antiques.
Sadece antika bir gramofon satın aldım.I just bought an antique gramophone.
Az önce antika bir gramofon satın aldım.I just bought an antique gramophone.
Aynı zamanda bazı antikapitalist ve otorite karşıtlığıyla bilinen grupların adıdır.It is also the name for a number of anti-authoritarian, anti-capitalist groups.
İlginç bir kahraman karakter oluşturamayınca baş karakter olarak bir antikahraman düşündü.Unable to create an interesting hero, he then envisioned an antihero as the lead character.
Gerçek bir kahraman olmayı denemiş olan Wesley'nin metodları onu bir antikahramana dönüştürür.Originally a tried and true hero, Wesley's methods lead to him becoming more of an anti-hero.
Genellikle kullanılmış mallar, ucuz eşyalar, koleksiyonlar ve antikalar satılmaktadır.Used goods, cheap items, collectibles and antiques are commonly sold.
Chelsom Blackpool, Lancashire'da antikacı Kay ve Reginald Chelsom'ın oğlu olarak doğdu.Chelsom was born in Blackpool, Lancashire, the son of antiques shop owners Kay and Reginald Chelsom.
Yalnızca iyi korunmuş eşya da zamanla antika değeri kazabilir.Any damn fool can predict the past.
April'in apartmanında kendinin olduğu İkinci Zaman Zarfından kalma antika dükkanı bulur ve işletir.April's apartment is located above the Second Time Around antique store which she owns and operates.
Tıpta çeşitli nükleozit türevleri antikanser veya antiviral ilaç olarak kullanılmaktadır.In medicine several nucleoside analogues are used as antiviral or anticancer agents.
Antikacı Dükkanı, 1841 yılında kitap olarak da basılmıştır.The Old Curiosity Shop was printed in book form in 1841.
1753) 7 Ocak – Raffaello Fabretti, İtalyan antikacı (d.1753) January 7 – Raffaello Fabretti, Italian antiquary (b.
Asya esintisindeki tablolar, haritalar ve aynaların birçoğu Milano'daki antikacılardan geldi.Many paintings, maps, and mirrors influenced by Asian art came from an antiques shop in Milan.
Shane, Big Show'un antikalarını onaylamadıktan sonra Show, Shane McMahon'la anlaşmaya başladı.Show began feuding with Shane McMahon after Shane voiced his disapproval of Big Show's antics.
Şarkı bir antika dükkânında kaydedilmiş saat sesleriyle başlar.Each clock at the beginning of the song was recorded separately in an antiques store.
Hayatının bir kısmını Kapalıçarşı'da antikacılık yaparak geçirdi.She had to spend her time in solitary confinement.
Antikacı Dükkanı (İngilizce özgün adıyla The Old Curiosity Shop), Charles Dickens'in bir romanı.The Old Curiosity Shop is a Charles Dickens novel.
Yavaş yavaş reklam kitapları, kişilik ve antikalar gösteriyi devraldı.Gradually his ad libs, personae, and antics took over the show.
Mesleği genelde halıcılık, antikacılık ya da tefeciliktir.The message is usually anti-war, anti-capitalist or anti-establishment.
Ayrıca eşiyle ortak Collins, Mississippi'de antikacı dükkanı işletmektedirler.Burke and McRaney are also the owners of an antique store in Collins, Mississippi.
Belki gözleri iyi görmüyordur yada gerçek bir antikadır.Maybe he's got a bad eye or a real weirdo.
Ve şuradakiler bir antikacıda göreceğiniz türden dökme demirler.And this right here is a shoe last -- those are those cast-iron things you see at antique shops.
Sahte antika satışıyla ilgili olduğundan, gazetelere açıklayabiliriz.But this situation about the fake mark might show up in the newspapers.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod