Ana içeriğe geç
Sözlük

antika ile cümle

antika kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1525) 1551 - William Camden, İngiliz tarihçi ve antikacı (ö.1551 — William Camden, historiador inglês (m. 1623).
Babası gezici antikacılık işi ile uğraşıyordu ve gittiği her yere ailesini de sürüklüyordu.Seu pai era um pastor Adventista e levava sua família aonde quer que ele trabalhasse.
Şarkı bir antika dükkânında kaydedilmiş saat sesleriyle başlar.Cada relógio foi gravado separadamente em uma loja de antiguidades.
Çalışmalarında antik Mezopotamya antikalarına odaklandı.Castro raakte tijdens zijn studie betrokken bij linkse anti-imperialistische bewegingen.
Antika halılar özellikle değerlidir.Antieke vloerkleden zijn bijzonder waardevol.
Oymacı olarak yetiştirilen Abraham Ortelius , yaklaşık 1550'de antikacılığa ve kitapçılığa başladı.Ortelius, wykształcony na grawera, około 1554 r. założył swój biznes książkowy i antykwaryczny.
Antikanser ilacı 5-fluorouracil, ksenon diflorürün urasil ile reaksiyona girmesi sonucu üretilebilir.Anticancermedicinen 5-fluorouracil kan framställas genom att låta xenondifluorid reagera med uracil.
Antika saatlerin tamiri üzerine ustalaştı.Till exempel ankarrörelsen i äldre klockor.
Charles Dickens'in Antikacı Dükkanı isimli romanının kitap olarak basılması.Filmen är baserad på Charles Dickens roman Den gamla antikvitetshandeln.
Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.Äldre material är inte alltid av god kvalitet.
Bilirsiniz, Keamy ile karşılaştırıldığında, Ben antika bir amca gibi kalıyor.У порівнянні з Гомером він постає як ідеальний сусід.
Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.Nicméně, dokonce i starý olej není zcela zbytečný.
İskoç antikacı olan Alexander Henry Rhind, 1858 yılında Luxor,Mısır'da satın alındı.Poartă numele egiptologului Alexander Henry Rhind, care l-a achiziționat în anul 1858 din Luxor.
Ben antika kolleksiyoncusuyum.Eu sunt colecționarul Moșescu.
Erendira çok zengin büyükannesiyle beraber antikalarla dolu bir evde yaşamaktadır.Locuiesc cu Gus într-o casă mare veche.
Antika saatlerin tamiri üzerine ustalaştı.A perfecționat construcția orologiilor.
Tıpta çeşitli nükleozit türevleri antikanser veya antiviral ilaç olarak kullanılmaktadır.Nitrofuranii reprezintă o clasă de medicamente utilizate ca antibiotice sau antimicrobiene.
Uzun yıllar antikacılık mesleğiyle uğraştı.Ő már több éve foglalkozik arcplasztikázával.
Çağdaş antika toplayıcılığı olarak da değerlendirilebilir.Antiikki voi tarkoittaa myös vanhoja keräilyesineitä.
Retinoidlerin birçok çalışmada antikarsinojenik etkileri gösterilmiştir.Hos et flertal af patienterne er der fundet ændringer i de kognitive funktioner.
Anna Seghers, Mainzlı Antikacı Isidor Reiling ve eşi Bayan Hedwig'in (kızlık soyadı Fuld) tek çocuğudur.Anna Seghers var det eneste barnet til kunsthandleren Isidor Reiling og hans kone Hedwig (født Fult).
Shane, Big Show'un antikalarını onaylamadıktan sonra Show, Shane McMahon'la anlaşmaya başladı.Wight begynte feider med Shane McMahon etter Shane uttrykt sin misnøye med Big Shows påfunn.
Yavaş yavaş reklam kitapları, kişilik ve antikalar gösteriyi devraldı.Ia merupakan seorang pemeran film layar lebar dan juga mantan bintang iklan dan model.
Genellikle kullanılmış mallar, ucuz eşyalar, koleksiyonlar ve antikalar satılmaktadır.Benda-benda tersebut biasanya dijual ke pembeli yang berminat, terutama kolektor barang antik.
Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.Không phải tất cả các cửa hàng đồ cũ là cửa hàng ký gửi.
Homer, antika satıcısı John ile tanışır ve şaşaalı malların değerinin çok olduğunu açıklar.霍默在店里结识了古董商人约翰,后者告诉他店里大部分东西的价值所在。
Asya esintisindeki tablolar, haritalar ve aynaların birçoğu Milano'daki antikacılardan geldi.大多數亞洲風格的畫作、地圖和鏡子都來自米蘭的一家古董店。
Bilirsiniz, Keamy ile karşılaştırıldığında, Ben antika bir amca gibi kalıyor.你肯定也发现了,和克米相比,现在的本仿佛就是个怪叔叔。
Asya esintisindeki tablolar, haritalar ve aynaların birçoğu Milano'daki antikacılardan geldi.아시아에서 영감을 얻은 그림, 지도 및 거울의 대부분은 밀라노의 골동품 가게에서 가져 왔다.
Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.따라서, 모든 물질이 유대(有對)인 것은 아니다.
Antika saatlerin tamiri üzerine ustalaştı.천문학적인 시계도 그 당시 형태에 맞게 크기를 늘렸다.
Bilirsiniz, Keamy ile karşılaştırıldığında, Ben antika bir amca gibi kalıyor.수리 엄마와 마치 오래된 친구처럼 늘 붙어 다닌다.
Antikacı Dükkanı, 1841 yılında kitap olarak da basılmıştır."בית ממכר עתיקות" יצא לאור כספר ב-1841.
Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.לא כל הכלים הם מקוריים.
Antika saatlerin tamiri üzerine ustalaştı.To je predstavljalo značajan napredak nad grubom točnošću satova.
Müzede antika parfüm şişeleri sergilenmektedir.U muzeju su izloženi stari modeli automobila.
İskoç antikacı olan Alexander Henry Rhind, 1858 yılında Luxor,Mısır'da satın alındı.Ime je dobil po škotskem antikvarju Alexandru Henryju Rhindu, ki ga je leta 1858 kupil v Luksorju, Egipt.
Antikacı Dükkanı, 1841 yılında kitap olarak da basılmıştır.Naslov je Zdravica ob novini leta 1844.
Antikahraman ve Savaş Sonrası İngiliz Tiyatrosu.Slovensko gledališče od vojne do vojne.
Anna Seghers, Mainzlı Antikacı Isidor Reiling ve eşi Bayan Hedwig'in (kızlık soyadı Fuld) tek çocuğudur.Anna Seghers je bila edini otrok trgovca z umetninami iz Mainza, Isidorja Reilinga in njegove žene Hedwige.
Dünyadaki en büyük ve tanınmış antika ve sanat eserleri müzayede firmaları Christie's ve Sotheby's'dir.Pagrindiniai ir didžiausi pagal apyvartą aukcionai yra „Sotheby’s“, „Christie’s“.
2015 yılında, senaryosunu da kaleme aldığı Antikacı filmini yönetti ve filmde rol aldı.2014 m. jis debiutavo kaip režisierius su filmu Before We Go, kuriame jis taip pat atliko vaidmenį.
Antikanser ilacı 5-fluorouracil, ksenon diflorürün urasil ile reaksiyona girmesi sonucu üretilebilir.Vähivastast preparaati 5-fluorouratsiili saab toota, pannes ksenoondifluoriidi reageerima uratsiiliga.
80'lerde Lee Han'ın sahte antikalar sattığı bilinen... ...bir şirkete karıştığı ortaya çıktı.Il a été découvert qu'en 1980, Lee Han était membre d'un grande organisation de trafic d'antiquités.
80'lerde Lee Han'ın sahte antikalar sattığı bilinen... ...bir şirkete karıştığı ortaya çıktı.ولقد توصلنا الى انه في الثمانينات كان لي هان منتميا لمنظمة تبيع الاثار المزيفة
Antika Beyaz 2colorAlb Antic2color
Antika Beyaz 2colorAntická biela2color
Antika Beyaz 2colorantično bela 2color
Antika Beyaz 2colorAntiek-wit2color
Antika Beyaz 2color어두운하양2color
Antika aktarımı tamamlandıA régi fájl importálása befejeződött
Antika aktarımı tamamlandıImportação legada completa
Antika aktarımı tamamlandıImportación de formato completada
Antika aktarımı tamamlandıImport af gammelt format gennemført
Antika aktarımı tamamlandıImportation du format patrimonial terminée
Antika aktarımı tamamlandıImport av föråldrad klar
Antika aktarımı tamamlandıImportazione dati obsoleti completata
Antika aktarımı tamamlandıImport der veralteten Datei abgeschlossen
Antika aktarımı tamamlandıImporteren van het oud bestandsformaat is voltooid
Antika aktarımı tamamlandıImport starého formátu dokončen
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
antika ile cümle - Sayfa 3 - antika kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App