Antik Yunan'ın Klasik dönemi olan M.Ö. 5. yüzyılda yapılmışlarVznikl v 5. století před Kristem, v klasickém období starověkého Řecka.
Antik Yunan'ın Klasik dönemi olan M.Ö. 5. yüzyılda yapılmışlarПосветен е на богинята Атина, която е била покровителка на града-държава Атина.
Antik Yunan'ın Klasik dönemi olan M.Ö. 5. yüzyılda yapılmışlarСтворені у 5-му ст. до н.е., що припадає на класичний період Стародавньої Греції.
Antik Yunan'ın Klasik dönemi olan M.Ö. 5. yüzyılda yapılmışlarЭти скульптуры были созданы в 5 в до н.э., в классический период истории Древней Греции.
Antik Yunan'ın Klasik dönemi olan M.Ö.Creata in sec. 5 i.
Antik Yunan'ın Klasik dönemi olan M.Ö.Het is gemaakt in de 5e eeuw voor Christus.
Antik Yunan'ın Klasik dönemi olan M.Ö.古代ギリシャの
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Acho que temos a oportunidade de ultrapassar os gregos.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Cred că avem ocazia să îi depășim pe greci.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Creo que tenemos la oportunidad de hacerlo mejor que los griegos.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Ich denke, wir haben die Gelegenheit, die Griechen zu übertrumpfen.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Je pense que nous avons l'opportunité de surpasser les Grecs.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.저는 우리가 그리스보다 한 수 앞설 기회를 가지고 있다고 생각합니다.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Myślę, że mamy okazję prześcignąć Greków.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Tôi nghĩ là ta có cơ hội tạo ra một bước tiến vượt hơn người Hy Lạp.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Volgens mij kunnen we de Grieken voorbij streven.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Πιστεύω ότι έχουμε την ευκαιρία να ξεπεράσουμε τους Έλληνες σε αυτό.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Мисля, че имаме възможност да надминем гърците.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Я думаю, у нас есть возможность превзойти греков.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.Я думаю, що ми здатні перевершити греків.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.אני חושב שיש לנו את ההזדמנות להתעלות על היוונים.
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.اعتقد لدينا الفرصة لنتفوق على اليونانيين
Antik Yunanlıların'da bir adım ötesine geçme fırsatımız var.ギリシャ人を負かすのは容易ではありません ギリシャ人はエジプト人の勤勉さを利用して
Antik Yunanlılar, ışığın ne olduğu ve görmenin işleyişi hakkında bilimsel düşünenlerin ilkiydi.Antičtí Řekové byli první, kdo víceméně vědecky přemýšleli o tom, co je světlo a jak funguje zrak.
Antik Yunanlılar, ışığın ne olduğu ve görmenin işleyişi hakkında bilimsel düşünenlerin ilkiydi.고대 그리스인들은 최초로 빛은 무엇이고, 어떻게 우리가 볼 수 있는지 과학적으로 접근했습니다.
Antik Yunanlılar, ışığın ne olduğu ve görmenin işleyişi hakkında bilimsel düşünenlerin ilkiydi.Οι αρχαίοι Έλληνες ήταν οι πρώτοι που θεώρησαν σχεδόν επιστημονικά το φως και την όραση.
Antik Yunanlılar, ışığın ne olduğu ve görmenin işleyişi hakkında bilimsel düşünenlerin ilkiydi.היוונים בעת העתיקה היו הראשונים לחשוב פחות או יותר בצורה מדעית על מה הוא אור ואיך הראיה עובדת.
Antik Yunanlılar, ışığın ne olduğu ve görmenin işleyişi hakkında bilimsel düşünenlerin ilkiydi.الإغريق كانوا أول من فكر بصورة علمية أو غير علمية حول الضوء وماهيته وكيف يؤثر على آلية الرؤية.
Antik Yunanlılar, ışığın ne olduğu ve görmenin işleyişi hakkında bilimsel düşünenlerin ilkiydi.これを初めて科学的に考えたのが 古代ギリシャ人です 光や視覚について科学的な理解を 試みたのです プラトンやピタゴラス等の ギリシャの哲学者は
Antik Yunanlılar, kendilerini barbarlardan daha üstün görüyorlar.Es interesante porque en la historia griega anterior,
Antik Yunan medeniyetinin değer verdiği bu kavramları yansıtmış. ..Това са скулпторите от фронтона
Antik Yunan medeniyetinin değer verdiği bu kavramları yansıtmış. ..秘められているといえるでしょうね。
Antik Yunan uygarlığının son yılları.Это последний период древнегреческого искусства.
Antik zamanların bu kavramına tekrar güç kazandıran en ünlü sanatçı sanırım İngiltere'den Edmond Burke.Ta starożytna idea ta została wskrzeszona przez słynnego filozofa brytyjskiego Edmunda Burke.
Antik zamanların bu kavramına tekrar güç kazandıran en ünlü sanatçı sanırım İngiltere'den Edmond Burke.Tento koncept pochází ze starověku a byl znovu oživen Edmundem Burkem v Anglii.
Antik zamanların bu kavramına tekrar güç kazandıran en ünlü sanatçı sanırım İngiltere'den Edmond Burke.Ця древня ідея, яка була відродженна, напевно, найдосконаліше Едмундом Берком, Англія.
Antik zamanların bu kavramına tekrar güç kazandıran en ünlü sanatçı sanırım İngiltere'den Edmond Burke.Это древнее представление было возрождено, скорее всего, англичанином Эдмундом Бёрком
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.Cercetarea aceasta m-a dus in Grecia si Roma antica.
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.Cette recherche m'a menée jusqu'à l'Antiquité grecque et romaine.
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.Diese Suche führte mich ins alte Griechenland und das alte Rom.
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.E quella ricerca mi ha portato all'antica Grecia e antica Roma.
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.Essa busca levou-me à Grécia e Roma antigas.
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.Ez a kutatás vezetett az ókori görög és római példákhoz.
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.Ja tuo etsintä johti minut antiikin Kreikkaan ja antiikin Roomaan.
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.저의 연구는 저를 고대의 그리스와 고대의 로마 사회로 데려갔습니다.
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.Mijn zoektocht heeft me gebracht bij de oude Grieken en Romeinen.
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.Og den søgen har før mig til antikkens Grækenland og antikkens Rom
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.Pencarian ini membawa saya ke budaya Yunani dan Romawi kuno.
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.Poszukiwania zawiodły mnie do starożytnej Grecji i Rzymu.
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.Sökandet förde mig till antikens Grekland och Rom.
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.Tenhle výzkum mě dovedl do starověkého Řecka a Říma.
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.Tento výskum ma zaviedol do starovekého Grécka a Ríma.
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.Và cuộc nghiên cứu đã dẫn tôi đến với Hi Lạp và La Mã cổ đại
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.Y esa búsqueda me ha llevado a la antigua Grecia y a la antigua Roma.
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.Η έρευνά μου με οδήγησε στην αρχαία Ελλάδα και τη Ρώμη.
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.И мой поиск привел меня в Древний Рим и в Древнюю Грецию.
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.И това търсене ме отведе до древна Гърция и древния Рим.
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.Ці пошуки привели мене до Давньої Греції та Риму.
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.והחיפוש הזה הוביל אותי ליוון העתיקה ולרומא העתיקה.
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.وقادني ذلك البحث الى اليونان القديمة وروما القديمة.