Ana içeriğe geç
Sözlük

antik ile cümle

antik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Uzaktaki antik kalıntıları görebilirsiniz.You can see the ancient ruins in the distance.
Bana en yakın antikacının nerede olduğu söyler misiniz?Can you tell me where the nearest antique shop is?
Antik uygarlıkların kalıntılarını korumaya çalışmalıyız.We must try to preserve the remains of ancient civilizations.
Londra'da Anderson Antik dükkanında bilgi arıyorum.I'm looking for information on the Anderson Antique Shop in London.
Roma antik mimarisi ile ünlüdür.Rome is famous for its ancient architecture.
Roma bir sürü antik yapılara sahiptir.Rome has a lot of ancient buildings.
Piramitler antik çağda inşa edildiler.The pyramids were built in ancient times.
Bu antika saat bin dolar değer.This antique clock is worth one thousand dollars.
Bu tablo paha biçilmez antikadır.This table is a priceless antique.
O kale eski antik çağda inşa edilmiştir.That castle was built in ancient times.
Achilles antik bir Yunan kahramanıydı.Achilles was an ancient Greek hero.
Antik bir çanak çıkarıldı.An antique pot was dug out.
Antik halılar özellikle kıymetlidir.Antique carpets are especially valuable.
Antika halılar özellikle değerlidir.Antique carpets are especially valuable.
Babamın öldüğünde bıraktığı antikalar değersiz hurdalardan başka bir şey değildi.The antiques my father left when he died turned out to be nothing but worthless junk.
Bu antik paraya bir antikacı dükkanında rastladı.He came across this old coin in an antique shop.
O, antik tarihi iyi bilir.He is well acquainted with ancient history.
O, antik efsanelere dayanan bir roman yazdı.He wrote a novel based on ancient myths.
Onun antikalarda gözü var.He has an eye for antiques.
O, antikanın iyisinden anlar.She has an eye for antiques.
Onun bazı antik halıları var.She has some beautiful antique furniture.
Babam antik tarihle ilgileniyor.My father is interested in ancient history.
Demokrasi Antik Yunanistan kökenlidir.Democracy originated in Ancient Greece.
Dedemin, bana vermek istediği antika bir televizyonu var.My grandfather has an antique television that he wants to give me.
Mavi araba, antikadır.The blue car is antique.
Ağustosböceği antik çağlardan beri ilgisizliği temsil etmiştir.The cicada has represented insouciance since antiquity.
Sonunda o antik radyo için 500 dolardan fazla ödemek zorunda kaldım.In the end, I had to fork over $500 for that antique radio.
Onlar 2000 yıl öncesinden kalma antika bir kase buldular.They found an ancient bowl from 2,000 years ago.
Antikorlar enfeksiyonları ve virüsleri defeder.Antibodies fight off infections and viruses.
Bu antika bir eski köy.It's a quaint old village.
Birçok kişi antika arabaların pahalı olduğunu düşünüyor.Many people think that antique cars are overpriced.
Tom'un şimdiye kadar antika arabasını satmayı düşündüğünden şüpheliyim.I doubt that Tom would ever consider selling his antique car.
Tom tüm günü antika dükkanlarının etrafında bakınarak geçirdi.Tom spent all day looking around antique shops.
Tom antikalar toplar.Tom collects antiques.
O, antikaları sever.She loves antiques.
O, gerçekten antikaları sever.She really likes antiques.
O, antika değerlendirme konusunda deneyimlidir.He is experienced in valuing antiques.
Yağmacılar mezardan antik eserler çaldı.Looters stole ancient artifacts from the tomb.
Bir sur, kentin antik bölümünü kuşatıyordu.A wall surrounded the ancient part of the city.
Ben her zaman antikaları sevdim.I've always liked antiques.
Antik sanatla çok ilgilendim.I've become very interested in ancient art.
Antik Germen kabileleri hastalıkları tedavi etme girişimlerinde şifalı otlar kullanırdı.Ancient Germanic tribes used medicinal herbs in their attempts to cure diseases.
Antika lambanı kırdığım için üzgünüm.I'm sorry I broke your antique lamp.
O bir antikahraman.He's an antihero.
İtalya'da Roma ve Venedik gibi birçok antik kent vardır.There are many ancient cities in Italy, Rome and Venice for example.
Bu antik saat neredeyse mükemmel durumda.This antique clock is in nearly perfect condition.
Antikalarla ilgilendiğini bilmiyordum.I didn't know you were interested in antiques.
Sanırım antika sandalyelerinden birini almaya ilgi duyabilirim.I think I might be interested in buying one of your antique chairs.
Tom'un bayağı az antikası var.Tom has quite a few antiques.
Tom antikaları gerçekten çok sever.Tom really likes antiques.
Bu arkeologlar antik kalıntıları inceliyor.These archeologists study ancient ruins.
Osiris, Anubis ve Horus en ünlü antik Mısır tanrılarından bazılarıdır.Osiris, Anubis, and Horus are some of the most famous ancient Egyptian deities.
Tom, antika saat koleksiyonu yapıyor.Tom collects antique clocks.
Bu antika masa hala kullanımda.This ancient table is still in use.
Tom beni dedesinin antika saatini çalmakla suçladı.Tom accused me of stealing his grandfather's antique watch.
Antik dönem Gnostikleri maddesel dünyanın içkin olarak kötücül olduğuna inanıyorlardı.The ancient Gnostics believed that this material world was innately malevolent.
Keops Piramidi Antik Dünyanın Yedi Harikası'ndan biridir.The Great Pyramid of Giza is one of the Seven Wonders of the Ancient World.
Bazıları Mısır piramitlerinin antik uzaylılar tarafından inşa edildiğine inanıyor.Some believe that the Egyptian pyramids were built by ancient aliens.
Antik el yazması yangında zarar gördü.The ancient manuscript was damaged in a fire.
Dünya çapında antik kentlerle ilgileniyorum.I'm interested in ancient cities throughout the world.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod