Ana içeriğe geç
Sözlük

ant ile cümle

ant kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Reçetesiz antibiyotik almayın.Don't ingest antibiotics without a medical prescription.
Reçetesiz antibiyotik içmeyin.Don't ingest antibiotics without a medical prescription.
Birçok antibiyotik mantardan geliyor.Many antibiotics come from fungi.
Eğer bu bir enfeksiyon ise, antibiyotiklere ihtiyacınız olabilir.If it's an infection, you might need antibiotics.
Birçok kişi antibiyotiklerin viral hastalıklara karşı etkisiz olduğunu bilmez.Many people don't know that antibiotics are ineffective against viral diseases.
Benim antibiyotiklere alerjim var.I'm allergic to antibiotics.
"Yeni Antlaşma" Kutsal Kitabın ikinci parçasıdır."The New Testament" is the second part of the Bible.
Bu röportajda, Antonio birkaç yıl önce ölen oğlu hakkında konuşuyor.In that interview, Antonio talks about his son that died a few years ago.
O, antikaları sever.She loves antiques.
O, gerçekten antikaları sever.She really likes antiques.
O antisosyaldır.He is antisocial.
Barış antlaşması yarın imzalanacak.The peace treaty will be signed tomorrow.
Antonio Guzmán Blanco 1870'de Venezuela'da iktidara geldi.Antonio Guzmán Blanco came to power in Venezuela in 1870.
Artık sizin antrenörünüz değilim.I'm not your coach anymore.
Antares kırmızı bir yıldızdır.Antares is a red star.
Tom antrenman yapıyor.Tom is training.
Arkadaşlarımla antrenman yapıyorum.I am training with my friends.
Hiç gece antrenman yaptın mı?Have you ever trained at night?
O, antika değerlendirme konusunda deneyimlidir.He is experienced in valuing antiques.
Neredeyse her gün antrenman yapıyorum.I train almost every day.
Ona antrenman yaptığımı söyle.Tell her that I am training.
En son ne zaman antrenman yaptın?When was the last time you trained?
Yağmacılar mezardan antik eserler çaldı.Looters stole ancient artifacts from the tomb.
Antigua ve Barbuda bağımsız bir ülkedir.Antigua and Barbuda is an independent country.
Antigua ve Barbuda eski İngiliz sömürgesidir.Antigua and Barbuda is a former British colony.
Hırsız karanlık antrede saklandı.The thief hid in the dark doorway.
Doktorun sana anti-depresanlar alırken içki içmemen gerektiğini söylemedi mi?Didn't your doctor tell you that you shouldn't drink while you're taking anti-depressants?
Radyomuzun anteninin sabitlenmesi gerekiyor.The aerial on our radio needs fixing.
Radyo antenini bağladılar mı?Have they connected the radio antenna?
Antlaşma bugün sona eriyor.The contract expires today.
Tom antideprasanlar alıyor.Tom is on antidepressants.
Tom tamamen antremansız.Tom is totally untrained.
İyi bir antrenörüm vardı.I had a good coach.
Antibiyotik içilirken alkol tüketilmemelidir.When taking antibiotics, one should not consume alcohol.
Bir sur, kentin antik bölümünü kuşatıyordu.A wall surrounded the ancient part of the city.
Ben her zaman antikaları sevdim.I've always liked antiques.
Tom zeki ama anti sosyal.Tom is a geek.
Tom'un beden eğitimi öğretmeni Mary'nin basketbol antrenörüdür.Tom's gym teacher is Mary's basketball coach.
Daha çok antrenman yapmalıydım.I should've worked out more.
Tom ve Mary her ikisi de John'a antreman yaptırıyor.Tom and Mary are both coaching John.
Hem Tom hem de Mary John'a antreman yaptırıyor.Tom and Mary are both coaching John.
Antik sanatla çok ilgilendim.I've become very interested in ancient art.
Antibiyotikler aşırı kullanılıyor.Antibiotics are overused.
Antik Germen kabileleri hastalıkları tedavi etme girişimlerinde şifalı otlar kullanırdı.Ancient Germanic tribes used medicinal herbs in their attempts to cure diseases.
Antalya'da yaşıyorum.I live in Antalya.
Antika lambanı kırdığım için üzgünüm.I'm sorry I broke your antique lamp.
Onlar bir avuç dolusu dolar için sahne antrenörünü soydular.They robbed a stage coach for a fistful of dollars.
Dışkı nakli, antibiyotik ile ilişkili ishal için etkili bir tedavi yöntemidir.Fecal transplant is an effective treatment for antibiotic-associated diarrhoea.
O bir antikahraman.He's an antihero.
Mide ekşimesi devam ederse bir antiasit al.If the heartburn continues, take an antacid.
Herhangi bir anti-inflamatuar ilaç alıyor musunuz, Bayan İsilda?Do you take any anti-inflammatory medicine, Lady Isilda?
Antoine Lavoisier Paris, Fransa'da öldü.Antoine Lavoisier died in Paris, France.
Brezilya'da en ünlü aziz Saint Anthony'dir.The most celebrated saint in Brazil is Saint Anthony.
Tom, anti-nükleer enerji hareketine hayatını adadı.Tom has devoted his life to the anti-nuclear-energy movement.
Bu antlaşma barışı garantiye alır.This treaty ensures peace.
İnekler antibiyotik ve hormonla beslenirler.The cows are fed antibiotics and hormones.
İtalya'da Roma ve Venedik gibi birçok antik kent vardır.There are many ancient cities in Italy, Rome and Venice for example.
Birçok kişi antibiyotiklerin virüslere karşı yararsız olduklarının farkında değiller.Many people don't realize that antibiotics are ineffective against viruses.
Onun antisosyal davranışları, onu izole etti.His antisocial behavior isolated him.
Takımın antrenörü kim?Who is the team's coach?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod