ant ile cümle

ant kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bay Anton onlarla soğuk bir biçimde konuştu.Mr. Anton spoke to them coldly.
Dedemin, bana vermek istediği antika bir televizyonu var.My grandfather has an antique television that he wants to give me.
25 harf uzunluğunda olan ' anticonstitutionnellement ' Fransızcada en uzun kelimedir.Being 25 letters long, 'anticonstitutionnellement' is the longest word in French.
Ben Anton.I am Antonio.
Yani ... o, günde üç saat, haftada beş gün antrenman yapıyor.So... he has training three hours a day, five days a week.
Mavi araba, antikadır.The blue car is antique.
Ağustosböceği antik çağlardan beri ilgisizliği temsil etmiştir.The cicada has represented insouciance since antiquity.
O antisosyal.He's antisocial.
Sonunda o antik radyo için 500 dolardan fazla ödemek zorunda kaldım.In the end, I had to fork over $500 for that antique radio.
Evet, o Anthony.Yes, he is Anthony.
Onlar 2000 yıl öncesinden kalma antika bir kase buldular.They found an ancient bowl from 2,000 years ago.
Antikorlar enfeksiyonları ve virüsleri defeder.Antibodies fight off infections and viruses.
Antibiyotikler enfeksiyon için bir tedavidir.Antibiotics are a cure for infection.
Birçok ülke nükleer silahları ortadan kaldırmak için bir antlaşma imzaladı.Many countries have signed a treaty to eliminate nuclear weapons.
İki ülke savaş sona erdiğinde bir barış antlaşması imzalarlar.When two countries end a war, they sign a peace treaty.
İyi bir antrenörle, yüzücü mutlaka kazanır.With a good trainer, the swimmer is bound to win.
Ben Antonio'yum.I am Antonio.
Bu antika bir eski köy.It's a quaint old village.
Yumi'nin erkek arkadaşı biraz antisosyaldir.Yumi's boyfriend is a bit antisocial.
Ben Anthony'yim.I am Anthony.
Onlar barış antlaşması imzaladı.They signed the peace treaty.
Barış antlaşması görüşmesi yapacaklardı.They would negotiate a peace treaty.
Onlar büyük Belçika limanı Antwerp'i ele geçirdiler.They captured the great Belgian port of Antwerp.
Onlar Almanya'yı sert bir biçimde cezalandıracak bir antlaşma talep ettiler.They demanded a treaty that would punish Germany severely.
O,"antlaşma adaletsizdi" dedi.He said the treaty was unfair.
O, antlaşma yazılı olarak onaylanmalı dedi.He said the treaty must be approved as written.
O, antlaşmadan tamamen memnun değildi.He was not completely satisfied with the treaty.
Birçok ülke Kyoto, Japonya'da 1997 yılında antlaşma imzaladı.Many nations had signed the treaty in 1997 in Kyoto, Japan.
Amerikan Senatosu hızla antlaşmayı onayladı.The American Senate quickly approved the treaty.
Antlaşma imzalandı.The treaty was signed.
Antlaşma kabul edildi.The treaty was approved.
Antlaşma iptal edildi.The treaty was defeated.
İspanya antlaşmayı onayladı.Spain approved the treaty.
Iki taraf bir barış antlaşması imzaladı.The two sides signed a peace treaty.
Fransa İspanya ile gizli bir antlaşma imzaladı.France had signed a secret treaty with Spain.
Senatör Hoar şiddetle antlaşmaya karşı konuştu.Senator Hoar spoke strongly against the treaty.
1819 yılının Şubat ayında Florida antlaşması imzalandı.The Florida treaty was signed in February 1819.
Senatonun antlaşmayı reddedeceği açıkça görünüyordu.It seemed clear the Senate would reject the treaty.
Rusya Almanya ile kendi barış antlaşması imzaladı.Russia signed its own peace treaty with Germany.
Senato antlaşmayı kabul etti ve Polk onu imzaladı.The Senate accepted the treaty, and Polk signed it.
Antlaşma toprak altındaki nükleer denemeleri yasaklamadı.The treaty did not ban nuclear tests under the ground.
Yüzden fazla ulus antlaşmayı onayladı.More than one hundred nations have approved the treaty.
Amerika Birleşik Devletleri'nin Meksika ile bir dostluk antlaşması vardı.The United States had a treaty of friendship with Mexico.
Sioux 1868 yılında hükümet ile bir antlaşma imzaladı.The Sioux had signed a treaty with the government in 1868.
Kriz 1968 Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşmasına yol açtı.The crisis led to the 1968 Nuclear Non-Proliferation Treaty.
Aylar süren müzakerelerin ardından, barış antlaşması tamamlandı.After months of negotiations, the peace treaty was completed.
Timsah antilopu nehri geçerken tuzağa düşürdü.The crocodile trapped the gnu as it tried to cross the river.
Sağ dizime biraz anti inflamatuar krem akıtıyorum.I'm pouring some anti-inflammatory cream on my right knee.
Antrenman yapmak için favori şarkın nedir?What's your favorite song to workout to?
Birçok kişi antika arabaların pahalı olduğunu düşünüyor.Many people think that antique cars are overpriced.
Tom yanlışlıkla salata çatalıyla antreyi yedi.Tom mistakenly ate his entree with his salad fork.
Tom'un şimdiye kadar antika arabasını satmayı düşündüğünden şüpheliyim.I doubt that Tom would ever consider selling his antique car.
Doğru. O Anthony.That's right. He's Anthony.
Eski Antlaşma'nın tamamını bir yılda okudu.He read the entire Old Testament in one year.
Tom tüm günü antika dükkanlarının etrafında bakınarak geçirdi.Tom spent all day looking around antique shops.
Tom uzun bir süre bilgisayarındaki antivirüs yazılımını güncellemedi.Tom hasn't updated the antivirus software on his computer in a long time.
Tom, yerel bir spor salonunda ağırlık antrenmanı yaptı.Tom did weight training at a local gym.
Evren kaosun antitezidir.Cosmos is the antithesis of chaos.
Kaosun antitezi düzendir.Cosmos is the antithesis of chaos.
Tom antikalar toplar.Tom collects antiques.

İlgili Sayfalar