ansız ile cümle

ansız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Si du moins le fléau donnait soudain la mort!... Mais il se rit des épreuves de l`innocent.
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Si el azote mata de repente, él se ríe de la desesperación de los inocentes
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Wenn er anhebt zu geißeln, so dringt er alsbald zum Tod und spottet der Anfechtung der Unschuldigen.
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Και αν η μαστιξ αυτου θανατονη ευθυς, γελα ομως εις την δοκιμασιαν των αθωων.
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Ако бичът Му убива внезапно, Той се смее при изпитанията на невинните.
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Если этого поражает Он бичом вдруг, то пытке невинных посмевается.
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.אם שוט ימית פתאם למסת נקים ילעג׃
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.اذا قتل السوط بغتة يستهزئ بتجربة الابرياء.
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.若 忽 然 遭 殺 害 之 禍 、 他 必 戲 笑 無 辜 的 人 遇 難
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.若 忽然 遭 殺害 之 禍 、 他 必戲 笑 無辜 的 人 遇難
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.A manifestação da oposição encontrou-se, de repente, com a manifestação chavista.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Az ellenzéki tüntetők hirtelen a kormányt támogató tüntetők közelébe kerültek.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Der Oppositionszug wurde plötzlich zu den Regierungsunterstützern getrieben
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.I dimostranti dell'opposizione furono subito indirizzati verso i sostenitori del governo.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Opoziční demonštranti boli náhle nahnaní smerom k priaznivcom vlády.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Opozycyjni demonstranci zostali pognani do konfrontacji z drugim marszem.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Oppositions marschen leddes mot regeringens anhängare.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Pohod opozicije se je nanadoma usmeril proti podpornikom vlade.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Tiba-tiba aksi oposisi digiring ke barisan pendukung pemerintah
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Ξαφνικά οι διαδηλωτές της αντιπολίτευσης... συναντήθηκαν με τους υποστηρικτές της κυβέρνησης.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Оппозиционеры были внезапно направлены к тем, кто поддерживал правительство
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.Протестиращите от опозицията били насочени веднага към привържениците на правителството.
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.מפגיני האופוזיציה צעדו לפתע לעבר תומכי הממשלה
Muhalif yürüyüşçüler ansızın hükümet taraftarlarına doğru güdüldüler.彼らが宮殿に近づくと 銃声が鳴り響きました
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.(54:16) Да найдет на них смерть; да сойдут они живыми в ад, ибо злодейство в жилищах их, посреди их.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.A kik együtt édes bizalomban éltünk; az Isten házába jártunk a tömegben.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.A morte os assalte, e vivos desçam ao Seol; porque há maldade na sua morada, no seu próprio íntimo.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.ci legava una dolce amicizia, verso la casa di Dio camminavamo in festa
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.Der Tod übereile sie, daß sie lebendig in die Hölle fahren; denn es ist eitel Bosheit unter ihrem Haufen.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.du som levde med mig i ljuvlig förtrolighet, du som i Guds hus gick med mig i högtidsskaran.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.Ješto jsme spolu mile tajné rady držívali, a do domu Božího společně chodívali.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.jonka kanssa me elimme suloisessa sovussa, yhdessä vaelsimme Jumalan huoneeseen juhlakansan kohinassa!
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.사망이 홀연히 저희에게 임하며 산 채로 음부에 내려갈지어다 이는 악독이 저희 거처에 있고 저희 가운데 있음이로다
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.Którzyśmy się z sobą mile w tajności naradzali, i do domu Bożego społecznie chadzali.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.Over dem komme Død, lad dem levende synke i Dødsriget! Thi der er Ondskab i deres Bolig, i deres Indre!
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.s ktorým sme sa mile spolu radievali, do domu Božieho sme chodievali v rušnom zástupe.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.vi som levde sammen i fortrolig omgang, som vandret til Guds hus blandt den glade høitidsskare.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.Wij gingen zo vertrouwelijk met elkaar om; samen gingen we met alle feestgangers naar Gods huis.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.ישימות עלימו ירדו שאול חיים כי רעות במגורם בקרבם׃
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.‎ليبغتهم الموت. لينحدروا الى الهاوية احياء لان في مساكنهم في وسطهم شرورا
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.願 死 亡 忽 然 臨 到 他 們 . 願 他 們 活 活 的 下 入 陰 間 . 因 為 他 們 的 住 處 、 他 們 的 心 中 、 都 是 邪 惡
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.願 死亡 忽然 臨到 他們.願 他 們 活活 的 下 入陰間 . 因為 他 們的 住處 、 他 們 的 心中 、 都 是 邪惡
Olup bitenleri çok önceden bildirdim, Ağzımı açıp duyurdum. Ansızın yaptım ve gerçekleştiler.Jeg forudsagde det, som er sket, af min Mund gik det ud, så det hørtes, brat greb jeg ind, og det indtraf.
Olup bitenleri çok önceden bildirdim, Ağzımı açıp duyurdum. Ansızın yaptım ve gerçekleştiler.여호와께서 가라사대 내가 옛적에 장래사를 고하였고 내 입에서 내어 보였고 내가 홀연히 그 일을 행하여 이루었느니라
Olup bitenleri çok önceden bildirdim, Ağzımı açıp duyurdum. Ansızın yaptım ve gerçekleştiler.Pierwsze rzeczy z dawnam opowiadał, a co z ust moich wyszło i com ogłaszał, naglem czynił, i przychodziło.
Olup bitenleri çok önceden bildirdim, Ağzımı açıp duyurdum. Ansızın yaptım ve gerçekleştiler.Прежнее Я задолго объявлял; из Моих уст выходило оно, и Я возвещал это и внезапно делал, и все сбывалось.
Olup bitenleri çok önceden bildirdim, Ağzımı açıp duyurdum. Ansızın yaptım ve gerçekleştiler.הראשנות מאז הגדתי ומפי יצאו ואשמיעם פתאם עשיתי ותבאנה׃
Olup bitenleri çok önceden bildirdim, Ağzımı açıp duyurdum. Ansızın yaptım ve gerçekleştiler.بالاوليات منذ زمان اخبرت ومن فمي خرجت وانبأت بها. بغتة صنعتها فأتت.
Olup bitenleri çok önceden bildirdim, Ağzımı açıp duyurdum. Ansızın yaptım ve gerçekleştiler.主 說 、 早 先 的 事 我 從 古 時 說 明 、 已 經 出 了 我 的 口 、 也 是 我 所 指 示 的 、 我 忽 然 行 作 、 事 便 成 就
Olup bitenleri çok önceden bildirdim, Ağzımı açıp duyurdum. Ansızın yaptım ve gerçekleştiler.主說 、 早先 的 事 我 從古時說 明 、 已 經出 了 我 的 口 、 也是 我 所 指示 的 、 我 忽然 行作 、 事 便 成就
Onunla beraber yaşamak ve hiçbir şeyi sikine takmamak. Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi:Да живее с нея и да тегли майната на всичко.
O sene burda olan şey rüzgarın ansızın hiç beklenmediği bir şekilde esmeye başlamasıydı.Aber was in jenem Jahr geschah, war, dass der Wind plötzlich und unerwartet zunahm.
O sene burda olan şey rüzgarın ansızın hiç beklenmediği bir şekilde esmeye başlamasıydı.Dar ce s-a întâmplat în anul acela a fost că vântul, dintr-o dată şi pe neaşteptate, a reînceput.
O sene burda olan şey rüzgarın ansızın hiç beklenmediği bir şekilde esmeye başlamasıydı.De abban az évben az történt, hogy a szél hirtelen és váratlanul feltámadt.
O sene burda olan şey rüzgarın ansızın hiç beklenmediği bir şekilde esmeye başlamasıydı.그 때, 갑자기 바람이 불기 시작했습니다. 전혀 예상하지 못했습니다.
O sene burda olan şey rüzgarın ansızın hiç beklenmediği bir şekilde esmeye başlamasıydı.Maar wat er dat jaar gebeurde, was dat de wind plotseling onverwacht aantrok.
O sene burda olan şey rüzgarın ansızın hiç beklenmediği bir şekilde esmeye başlamasıydı.Ma ciò che accadde quell'anno fu un improvviso ed inatteso sollevarsi del vento.
O sene burda olan şey rüzgarın ansızın hiç beklenmediği bir şekilde esmeye başlamasıydı.Mais ce qui s'est passé cette année c'est que le vent s'est levé soudainement et de manière imprévisible.
O sene burda olan şey rüzgarın ansızın hiç beklenmediği bir şekilde esmeye başlamasıydı.Năm xảy ra tai nạn thảm khốc, gió thổi bất ngờ và ngày càng mạnh.
O sene burda olan şey rüzgarın ansızın hiç beklenmediği bir şekilde esmeye başlamasıydı.No ten rok sa stalo to, že sa náhle a neočakávane zdvihol vietor.
İlgili Sayfalar