ansız ile cümle
ansız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.A ki jár tökéletesen, megtartatik; a ki pedig álnokul két úton jár, egyszerre elesik.
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.Chi procede con rettitudine sarà salvato, chi va per vie tortuose cadrà ad un tratto
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.Cine umblă în neprihănire, găseşte mîntuirea, dar cine umblă pe două căi strîmbe cade într'o groapă. -
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.Den som lever ustraffelig, skal frelses; men den falske, som vandrer på to veier, skal falle på den ene.
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.Den, som vandrer lydefrit, frelses, men den, som går Krogveje, falder i Graven.
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.El que camina en integridad será salvo, pero el de caminos torcidos caerá en una fosa
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.Kdo chodí upřímě, zachován bude, převrácený pak na kterékoli cestě padne pojednou.
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.Kdor hodi nedolžno, se reši, kdor pa je spačen in hodi po dveh potih, pade hipoma.
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.성실히 행하는 자는 구원을 얻을 것이나 사곡히 행하는 자는 곧 넘어지리라
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.Kto chodzi w uprzejmości, zachowany będzie; ale przewrotny na drogach swoich oraz upadnie.
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.Nuhteettomasti vaeltavainen saa avun, mutta kahdella tiellä mutkittelija kerralla kaatuu.
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.O que anda retamente salvar-se-á; mas o perverso em seus caminhos cairá de repente.
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.Orang yang hidup tanpa cela akan selamat. Orang yang berliku-liku hidupnya, akan jatuh
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.Ten, kto chodí bezúhonný, bude zachránený; ale ten, kto je prevrátený čo do svojich ciest, padne razom.
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.Wer fromm einhergeht, dem wird geholfen; wer aber verkehrtes Weges ist, wird auf einmal fallen.
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.Wie oprecht leeft, wordt gered; maar wie van twee walletjes wil eten, zal ten val komen.
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.Ο περιπατων εν ακεραιοτητι θελει σωθη ο δε διεστραμμενος εν ταις οδοις αυτου θελει πεσει δια μιας.
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.Който ходи непорочно, ще се избави, А който ходи опако между два пътя изведнъж ще падне.
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.Кто ходит непорочно, то будет невредим; а ходящийкривыми путями упадет на одном из них.
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.הולך תמים יושע ונעקש דרכים יפול באחת׃
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.السالك بالكمال يخلص والملتوي في طريقين يسقط في احداهما.
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.行 動 正 直 的 、 必 蒙 拯 救 . 行 事 彎 曲 的 、 立 時 跌 倒
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.行 動 正直 的 、 必 蒙 拯救 . 行事 彎 曲 的 、 立時 跌倒
Ama sayısız düşmanların ince toz, Acımasız orduları savrulmuş saman ufağı gibi olacak. Bir anda, ansızın,Dine Fjenders Hob skal være som Sandstøv, Voldsmændenes Hob som flyvende Avner. Brat, i et Nu skal det ske:
Ama sayısız düşmanların ince toz, Acımasız orduları savrulmuş saman ufağı gibi olacak. Bir anda, ansızın,그럴지라도 네 대적의 무리는 세미한 티끌 같겠고 강포한 자의 무리는 불려가는 겨 같으리니 그 일이 경각간에 갑자기 이룰 것 이라
Ama sayısız düşmanların ince toz, Acımasız orduları savrulmuş saman ufağı gibi olacak. Bir anda, ansızın,Maar plotseling zullen uw meedogenloze vijanden worden weggedreven als kaf in de wind.
Ama sayısız düşmanların ince toz, Acımasız orduları savrulmuş saman ufağı gibi olacak. Bir anda, ansızın,והיה כאבק דק המון זריך וכמץ עבר המון עריצים והיה לפתע פתאם׃
Ama sayısız düşmanların ince toz, Acımasız orduları savrulmuş saman ufağı gibi olacak. Bir anda, ansızın,ويصير جمهور اعدائك كالغبار الدقيق وجمهور العتاة كالعصافة المارة. ويكون ذلك في لحظة بغتة.
Ama sayısız düşmanların ince toz, Acımasız orduları savrulmuş saman ufağı gibi olacak. Bir anda, ansızın,你 仇 敵 的 群 眾 、 卻 要 像 細 塵 、 強 暴 人 的 群 眾 、 也 要 像 飛 糠 . 這 事 必 頃 刻 之 間 、 忽 然 臨 到
Ama sayısız düşmanların ince toz, Acımasız orduları savrulmuş saman ufağı gibi olacak. Bir anda, ansızın,你 仇敵 的 群眾 、 卻要 像 細塵 、 強暴人 的 群眾 、 也 要 像 飛糠 . 這事必 頃 刻 之 間 、 忽然 臨到
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.(63:8) Но поразит их Бог стрелою: внезапно будут они уязвлены;
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.(64:8) Dieu lance contre eux ses traits: Soudain les voilà frappés.
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Aber Gott wird sie plötzlich schießen, daß es ihnen wehe tun wird.
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Ali Bog ustreli vanje, naglo prileti pšica, hipoma bodo ranjeni
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Álnokságokat koholnak; a kikoholt tervet végrehajták; mindenikök keble és szíve kikutathatatlan.
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Da rammer Gud dem med en Pil af Slaget rammes de brat;
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Dar Dumnezeu aruncă săgeţi împotriva lor: deodată iată -i loviţi.
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.De uttenker ugjerninger: Vi er ferdige, tanken er uttenkt - og menneskenes tanker og hjerter er dype.
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.He miettivät vääryyksiä: "Meillä on juoni valmiiksi mietittynä". Syvä on miehen sisu ja sydän.
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.그러나 하나님이 저희를 쏘시리니 저희가 홀연히 살에 상하리로다
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Mas Deus disparará sobre eles uma seta, e de repente ficarão feridos.
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Meditano iniquità, attuano le loro trame: un baratro è l'uomo e il suo cuore un abisso
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Nhưng Ðức Chúa Trời sẽ bắn chúng nó: Thình lình chúng nó bị trên thương tích.
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Nhưng_Ðức_Chúa_Trời sẽ bắn chúng_nó : Thình_lình chúng_nó bị trên thương_tích .
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Pero Dios los herirá con sus propias flechas. De repente les sobrevendrán sus heridas
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Tetapi Allah menembakkan panah-Nya kepada mereka, dan tiba-tiba mereka terluka
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Vyhľadávajú nešľachetnosti. Bude nám koniec, keď bude plán vymyslený. A vnútro človeka a srdce je hlboké!
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Vyhledávají snažně nešlechetnosti, hyneme od ran přelstivých; takť vnitřnost a srdce člověka hluboké jest.
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Αλλ' ο Θεος θελει τοξευσει αυτους απο αιφνιδιου βελους θελουσιν εισθαι αι πληγαι αυτων.
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Но Бог ще ги устрели; От внезапна стрела ще бъдат ранени.
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.וירם אלהים חץ פתאום היו מכותם׃
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.فيرميهم الله بسهم بغتة كانت ضربتهم.
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.但 神 要 射 他 們 . 他 們 忽 然 被 箭 射 傷
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.但 神要 射 他 們 . 他 們忽然 被 箭 射傷
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.이제 25달러의 빅맥은 괜찮은 거래로 여겨집니다.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.À ce moment, 25 dollars pour un Big Mac semble être une bonne affaire.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.De pronto, 25 dólares por una Big Mac puede ser una buena oferta.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.Dintr-o dată, 25 de dolari pentru un Big Mac pot fi o afacere bună.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.Đột nhiên, 25$ cho 1 chiếc Big Mac là 1 món hời.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.Hirtelen jó üzletnek tűnhet 25 dollárt adni egy Big Mac-ért.
İlgili Sayfalar