anormal ile cümle
anormal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bazitli mantarların anormal bir cinselliği vardır.Algumas telas possuem um tom irônico.
Bilinmeyen nedenlerden dolayı anormal derecede düşük berilyum zenginliğine sahiptirler.Om redenen die onzeker blijven, hebben zij een abnormaal lage aanwezigheid van het element beryllium.
"Sanatçının normali anormaldir".Het werk van deze kunstenaar is zeldzaam.
“Anormal davranışlar sergileyen birisi ne ölçüde davranışlarından sorumlu tutulabilir?Is de onrechtmatige gedraging hem toerekenbaar?
Cinsel davranışlarında da anormallik görülmüştür.Bywają anomalie seksualne.
Anormal bir yetenek.Zawodnik z niespotykanymi umiejętnościami.
Bazı savantlarda açıkça nörolojik anormallik vardır.Zapalenie aorty w dużej części przypadków jest idiopatyczne.
Gövde normal büyüklükteyken kol ve bacaklar anormal derecede kısa ve baş normalden büyüktür.Ryggraden är av normallängd, men armar och ben är abnormt korta.
Kuramın nicelemesi kuantum alan kuramında ölçüm anormalliklerine neden olmaktadır.Min självsäkerhet beror på att jag har upptäckt mina dimensioner.
Bu, anormal bir proteinin üretilmesine neden olur.Detta resulterar i en formation av olösligt protein.
Yaklaşık olarak bu zamanlarda NASA rehberleri adada şiddetli anormal sıcaklık değişimleri gözlemlemiştir.Приблизно в той же час супутники NASA фіксують на острові різкі температурні аномалії.
Halley bu düzeni anormal pusula ölçümlerini açıklamak için ortaya attı.Галлей запропонував цю схему для пояснення аномальної поведінки компаса.
Halley bu düzeni anormal pusula ölçümlerini açıklamak için ortaya attı.Halley nabízel tuto myšlenku jako vysvětlení neobvyklých měření kompasem.
Saraydaki insanları rastgele öldürüyordu ve anormal bir sapkınlığı vardı.El a ucis la întâmplare oameni în palat și a fost un deviant sexual.
Fakat her toplumda çeşitli derece ve biçimlerde anormallikler vardır.Fiecare rasă are trăsături diferite și temperamente diferite.
"Anormal Çocuklar" A. Binet ve Th.Éltes Mátyás lefordította az A. Binet és Th.
Bir saldırı tespit edilir edilmez veya anormal bir davranış algılanırsa, yöneticiye uyarı gönderilebilir.Ha a megbízó célszerűtlen vagy szakszerűtlen utasítást ad, a megbízott köteles őt erre figyelmeztetni.
Gebelikte düşük ve anormallik yapma riski vardır.Kicsi a sérülés és a túlterhelés veszélye.
Bir saldırı tespit edilir edilmez veya anormal bir davranış algılanırsa, yöneticiye uyarı gönderilebilir.Jos huomataan jotain outoa tai odottamatonta, siitä kerrotaan esimiehille.
Aquafobi veya su korkusu(Yunanca:ὕδωρ+φόρος),Suyun kalıcı ve anormal bir korkusu.Aquafobia (Vesipelko) on jatkuva ja tavallisesta poikkeava pelko vettä kohtaan.
Eğer doğan çocuk bu anormal geni hem annesinden hem de babasından alırsa çocukta Wilson hastalığı gelişebilir.Εάν ένα παιδί κληρονομήσει το γονίδιο και από τους δύο γονείς μπορεί να αναπτύξει νόσο του Wilson.
Normal bir insanda görülenden çok daha anormal ve sabit haldedir.Εντός φυλακής, είναι πιο μοντέρνα και αποδεκτική από ό,τι θα περίμενε κανείς.
Anormal ilaç etkileşimleri kalıtsal etkenlerden kaynaklanablir.Godartede tumorer inddeles efter deres oprindelse.
Jinefobi veya gynefobi kadınlardan karşı olan anormal korkudur, özel bir sosyal fobi türüdür.Gynofobi er den irrationelle frygt af kvinder, en form for socialfobi.
"Sanatçının normali anormaldir"."An Ordinary Boy's Extraordinary Rage".
Astrafobi, gök gürültüsü ve şimşeklere karşı duyulan anormal korkudur.Brontofobi er en overdreven frygt for lyn og tordenvejr.
Aquafobi veya su korkusu(Yunanca:ὕδωρ+φόρος),Suyun kalıcı ve anormal bir korkusu.Talassofobi (eller thalassofobi) er en abnorm, irrasjonell og vedvarende redsel for havet.
Bu ince ayar da anormal olarak görülür.Jenis nadi tidak teratur lainnya adalah abnormal.
Anormal sonuçlar bireysel elektronların olması durumunda oluşur.Efek induktif terjadi karena adanya perbedaan keelektronegatifan.
Halley bu düzeni anormal pusula ölçümlerini açıklamak için ortaya attı.Halley đề xuất hệ thống sắp xếp này để giải thích cho những trường hợp la bàn chỉ bất thường.
“Anormal davranışlar sergileyen birisi ne ölçüde davranışlarından sorumlu tutulabilir?Làm sao ta có thể bắt ai đó chịu trách nhiệm về một hành động đã xảy ra một cách ngẫu nhiên?
"Sanatçının normali anormaldir".カッコ内はオリジナルアーティスト。
(Örneğin; Neptün'ün varlığının kanıtı, Uranüs'ün yörüngesindeki anormalliklerden bağımsızdır.)”(例如,海王星存在的证据,是独立于天王星轨道异常的。
Anormal galyum taramalarının duyarlılığının %60 ila %100 olduğu bildirilmiştir.갈륨 스캔(Gallium scan)의 민감도가 60%에서 100%에 이르는 것으로 보고되었다.
Tip II’de plazmada anormal vWF mevcuttur.깃허브에는 오픈 왓콤 V2의 비공식 포크가 있다.
“Anormal davranışlar sergileyen birisi ne ölçüde davranışlarından sorumlu tutulabilir?האם אנחנו יכולים לצפות מאדם בעל הלך מחשבה כל כך לא מסודר לבצע את חובותיו כהלכה?".
Muhabbet kuşlarında gözlemlenen birçok sağlık sorunu ve fiziksel anormallikler genetiktir.Всички заболявания и физически аномалии при вълнистите папагали са генетични.
Bu, öldürücü T hücrelerinin tümör hücrelerini "anormal" olarak tanımasına izin verir.To omogoča T-celično prepoznavo tumorskih celic kot nenormalnih.
Bu, anormal bir proteinin üretilmesine neden olur.Posledica prionske okužbe je nastajanje nepravilnih beljakovin.
“Anormal davranışlar sergileyen birisi ne ölçüde davranışlarından sorumlu tutulabilir?Kuivõrd on kurjategija võimeline oma tegude eest vastutama?
Ne zaman normal, ne zaman anormal olacağını beklemeye başlar.Algul nähakse ka seal, kus hiljem nähakse anomaaliat, ainult oodatavat ja tavalist.
Anormal angiogenez, %60 oranında azalıyor.이것은 60%의 비정상적인 항혈관신생을 막습니다.
Anormal angiogenez, %60 oranında azalıyor.6割も抑えます 苺のエキスを加えると 血管新生は
Anormal angiogenez, %60 oranında azalıyor.Acesta împiedică angiogeneza anormală cu până la 60 la sută.
Anormal angiogenez, %60 oranında azalıyor.Bahan ini menghambat angiogenesis abnormal hingga 60 persen.
Anormal angiogenez, %60 oranında azalıyor.Ca inhibe l'angiogenèse anormale de 60 pourcent.
Anormal angiogenez, %60 oranında azalıyor.Chất này ức chế tạo mạch bất thường, đến 60%.
Anormal angiogenez, %60 oranında azalıyor.Consegue inibir a angiogénese que está a mais em 60 por cento.
Anormal angiogenez, %60 oranında azalıyor.Er verhindert abnormale Angiogenese zu 60 Prozent.
Anormal angiogenez, %60 oranında azalıyor.Esto inhibe la angiogénesis anormal en un 60%.
Anormal angiogenez, %60 oranında azalıyor.Ez 60 százalékkal gátolja az abnormális angiogenezist.
Anormal angiogenez, %60 oranında azalıyor.Hamuje to nieprawidłową angiogenezę o 60%.
Anormal angiogenez, %60 oranında azalıyor.Het inhibeert abnormale angiogenese met 60%.
Anormal angiogenez, %60 oranında azalıyor.Il resveratrolo inibisce l'angiogenesi anomala del 60%.
Anormal angiogenez, %60 oranında azalıyor.Resveratrol zavira nepravilno angiogenezo za 60 odstotkov.
Anormal angiogenez, %60 oranında azalıyor.Se estää epänormaalia angiogeneesiä 60 prosentilla.
Anormal angiogenez, %60 oranında azalıyor.Tímto omezíme abnormální angiogenezi o 60 procent.
Anormal angiogenez, %60 oranında azalıyor.Βλέπουμε ότι περιορίστηκε η ανώμαλη αγγειογένεση κατά 60 τοις εκατό.
Anormal angiogenez, %60 oranında azalıyor.Він подавляє понаднормовий ангіогенез на 60 відсотків.
Anormal angiogenez, %60 oranında azalıyor.Он замедляет патологический ангиогенез на 60%.