Daha sonra bilir ki annesinin yanına geri dönemez.Ella tiene miedo que él nunca más se acuerde de la madre de ella.
Annesinin ölümü hakkında "hayatımda aldığım en büyük darbeydi.Sobre la muerte de su madre diría más tarde que fue «el golpe más fuerte que he recibido en mi vida.
Peyton ise biyolojik annesinin ortaya çıkmasının verdiği zor duruma kendini alıştırmaya çalışmaktadır.Dixon se reencuentra con su madre biológica.
William annesinin yanına oturur ve annesi Spike'ı tetikleyen şarkıyı söylemeye başlar.Marie cierra la ventana y canta una nana a su hijo.
Daha sonra David'in annesinin evine gider ve burada David'in önemli bir piyano resitalinde olduğunu öğrenir.Es llevada a la casa de Michael donde permanece en un coma profundo.
Daha sonra, ölen annesinin konseptini kavramış olmadığını fark etti.Entonces comprendió por qué no había oído la voz de su maestro muerto.
Annesinin ebeveynleri, Meissen Margrave'i II. Albert ve Sicilyalı Margaret'dır.Sus abuelos maternos fueron Alberto II de Meissen y Margarita de Sicilia.
Abdülhay, annesinin gayretiyle küçük yaşta Kur'an hıfzını (Kur'ân-ı Kerîm'i ezberlemeyi) tamamladı.En la Inscripción de Behistún, Darío I lo hace hijo de Aquemenes y padre de su propio antepasado Ariaramnes.
Bir süre sonra kendi tasarladığı kıyafetleri annesinin dükkanında satmaya başladı.Su amor por la moda comenzó a través de la tienda de su madre.
Annesinin adı Deborah'dır.Tu nombre es Deborah.
Ölü bedeni annesinin yanına bırakıldı.Su cadáver es encontrado por su esposa.
Matt'in annesinin ismi Lynne Smith,babasının ismi Dave Smith'tir.El padre de Stan se llama Jack Smith.
Annesinin ölümü üzerine babası Arif Akşit, yeniden evlenmiştir.Tras la muerte de su madre su padre se vuelve a casar.
Yıllar önce baba evinden kovulan Nur, on yıl sonra annesinin ölüm döşeğinde olduğu haberini alır.El concesionario sucedió años más tarde en la casa de sus padres, como se ha dicho.
Annesinin adı Ayşe İpek Ölçer’dir.El nombre de su madre era Serúa (quien más tarde se quedó viuda).
Bart, tuvalete koyduğu sakızı, Müdür Skinner'ın annesinin kızlar tuvaletinde olduğu sırada patlatır.Bart organiza una broma contra el Director Skinner, colocando planchas de metal en los zapatos del director.
1946'da yeniden Dublin'e annesinin yanına gitti.En 1939 decidió volver a Italia junto a su marido.
Litkin, annesinin ilk eşinin soyadıdır.Sprague es el apellido de soltera de su madre.
Wood da annesinin tek olduğunu söyler.También se revela que Annie es su madre.
Yaranın kangren olması sonucu 6 Nisan 1199 tarihinde annesinin kollarında öldü.Ricardo murió el martes, 6 de abril de 1199, en brazos de su madre.
Keseden tamamen ayrıldıktan sonra annesinin sırtına tutunur ve dalları kavrayarak tırmanmayı öğrenmeye başlar.Cuando ella me vio completamente desnudo comenzó a llorar y a tratar de correr escaleras abajo.
Annesinin adı ve ailesi bilinmemektedir.El nombre y la vida de su madre es desconocida.
Annesinin ailesi İskenderiye'de yaşıyorlardı.La madre de Saaresto vivió en Inglaterra.
Suçluluk duygusuna kapılan Bobby, bir gün annesinin kendisini kabul edeceğini umarak kuzenine taşınır.Colpito dal senso di colpa, Bobby si allontana con sua cugina, sperando che un giorno sua madre lo accetterà.
Annesinin 1862'deki ölümünden sonra babası Luberta Hupkes ile evlendi.Nel 1862, dopo la morte della madre, suo padre sposò Luberta Hupkes.
1936 yılında ise annesinin gözetimi altında olması şartıyla serbest bırakıldı.Nel 1936 fu rilasciato in prova in custodia della madre.
Annesinin öldürülmesinden sonra başbakan olmuştur.Dopo l'assassinio della madre fu eletto primo ministro.
Bunun üzerine annesinin soyadını aldı.Per questo motivo prese il cognome della madre.
Üvey annesinin ölümünden sonra küçük kardeşlerine bakmak için eve gitmek zorunda kaldı.Dopo la morte della matrigna fu costretta a tornare a casa per prendersi cura dei suoi fratelli più piccoli.
Çocukluğunda babası Roma Katolik kilisesinden olmasına rağmen annesinin Episkopal kilisesine katıldı.Da piccolo frequentò la Chiesa Episcopale della madre, nonostante suo padre fosse cattolico.
Annesinin ismi Gine'dir.La madre si chiama Gin.
Annesinin ailesi Toronto'da yaşıyor.La famiglia vive a Toronto.
Daha sonraları annesinin kızlık soyadı olan Hassel'i soyadı olarak kullanmaya başladı.In seguito adottò il nome da nubile di sua madre, Hassel.
Bu arada Rosalie onu büyüten annesinin katili olan Madam de Polignac'ın gerçek annesi olduğunu öğrenir.Per ironia della sorte, Rosalie scopre che la sua vera madre è proprio la contessa di Polignac.
Robin ise geri dönüp annesinin kazığını alır.Egli ritorna a casa e piange di Mary.
Alparslan Çakırbeyli'nin annesinin ölümüne sebep olmuştur.È responsabile della scomparsa dei genitori di Ciclope.
6 yaşında, annesinin nefret ettiği bir çocuktur.La ragazzina, che ha sedici anni, odia la sua matrigna.
Ayrıca annesinin Erzurumlu olduğunu belirtmiştir.Ha inoltre affermato che il marito piaceva a sua madre.
Erişim tarihi: 22 Ağustos 2018. Dipnotlar ^ Bu isim annesinin babasının adıdır.Il 22 gennaio 2018 diventa madre di due gemelli, senza rivelare il nome del padre.
Annesinin ismi bilinmemektedir.Non è noto il nome della madre.
Ayıldığında kendisini annesinin yanında bulur, kötü bir rüya gördüğünü söyler.Piedino si sveglia spaventato, e ella gli dice che è stato solo un brutto sogno.
Daha sonra bilir ki annesinin yanına geri dönemez.Sa che non rivedrà più la madre.
Televizyon dizisinde annesinin adı Laura Moser'dir.Nella serie televisiva la madre di Dexter è Laura Moser.
İyi bir okuyucu olan annesinin de etkisiyle ailesinde kültür ve eğitime önem veriliyordu.Ho avuto la fortuna di nascere in una famiglia attenta allo studio e alla cultura.
Yavru eğer dinlenmek istiyorsa annesinin ön bacaklarına dayanır.Il Bambino, mentre tiene un giglio nella mano, appoggia la fronte sulla guancia di sua madre.
Annesinin portrelerini ise fotoğraflardan yapmıştır.Dipinse ritratti, tra cui quello di sua madre.
Litkin, annesinin ilk eşinin soyadıdır.Perrin è il cognome della madre.
Annesinin yanına döndüğünde, onun yerinde olmadığını fark eder.Entrando nella sua camera, si rende conto che qualcosa non va.
Annesinin ölümünün ardından 19 yaşındaki Andrea Roma'ya gönderildi.Ritornò a Roma all'età di dodici anni dopo la morte della zia.
İlk gitarı, 11 yaşındayken annesinin yılbaşı için aldığı bir akustik gitar oldu.All'età di 12 anni riceve la sua prima chitarra come regalo di Natale.
Jin'in annesinin yaşadığını ama Jin'in bunu bilmediğini ve ona söylememesi gerektiğini ekler.Sun gli dice che Jin non è a conoscenza di questo.
Xander'ın babası ona neden gelmediğini sorup annesinin ağladığını söylüyor.Klaus va subito al punto: chiede perché la madre sia lì.
İlk haftalarını annesinin karnına tutunarak geçirir.I piccoli trascorrono il primo mese di vita aggrappati alla pancia della madre.
Kardeşleriyle birlikte boşanmış annesinin yanında büyüdü.Dopo il divorzio dei genitori è cresciuto con la madre.
Annesinin kökeni ise Karaman'dan Rumeli'ye gelen Türkmenlerdendir.La madre di Engin è di origine turca-rumeliana.
Annesinin ölümünün ardından Cihanara Begüm'le babası yakından ilgilenmiştir.Perché dopo la morte di mia madre mi ero aggrappata a lui.
Tarihçi Leopold von Ranke annesinin amcasıdır.Qua nacque lo storico Leopold von Ranke.
Theia'nın ismi, Yunan mitolojisindeki Ay Tanrıçası Selene'nin annesinin isminden gelmektedir.Il corpo di collisione è stato chiamato Theia, la madre di Selene, la dea Luna della mitologia greca.
Annesinin adı Hatice, babasının adı Seydi olup, 3 kız 2 oğlan kardeşin en küçüğüdür.Peanut (nocciolina) è il soprannome che le ha dato suo padre in quanto la più piccola di cinque fratelli.
O, annesinin ısrarı ile evlenmişti.Он женился по настоянию своей матери.