Susan annesinin itirazlarını görmezden gelmiş, sonuç olarak Edward ile evlenmiştir.Сьюзен проигнорировала возражения матери и вышла замуж за Эдварда.
1988'de Su Çi, hasta olan annesinin yanında bulunman amacıyla Burma'ya geri döndü.В 1988 году Аун Сан Су Чжи вернулась в Бирму, чтобы помогать своей больной матери.
Annesinin adı Debbie'dir.Его жену зовут Дебби.
Fakat annesinin hatırına kızlara çeyiz parası kazanmaya çalışıyor.Но ради своей матери она пытается заработать деньги для своих сестёр.
Annesinin ailesi Toronto'da yaşıyor.Его родители живут в Торонто.
Babasının adı Hüsnü, annesinin adı Ayşe'dir.Его отца звали Нун, а мать, возможно, была сестрой пророка Мусы.
Üç çocuklu ailenin tüm geçimi annesinin omuzlarına kalmıştır.Вся тяжесть воспитания детей легла на плечи матери.
Babasının adı Mirza, annesinin adı ise Nuriye'dir.Его отца звали Мирза, а мать — Нурие (Нура).
Annesinin yaptığı iki evlilikten olan on çocuğun en büyüğüdür.У его старшего брата Ыя было двенадцать сыновей и девять дочерей от разных жён и наложниц.
Annesinin baba aile adı Bosdet ve annenin anne aile adı Gonzalez'dir.Девичья фамилия её матери — Босдет (Bosdet), а материнская фамилия матери — Гонсалес.
Çocukluğunda babası Roma Katolik kilisesinden olmasına rağmen annesinin Episkopal kilisesine katıldı.В детстве он посещал со своей матерью Епископальную церковь, хотя его отец был католиком.
Mayıs: Vincent annesinin yanından ayrıldı.Октябрь — Михаил поссорился с матерью.
Baba ve annesinin kökenleri, İrlanda, İngiliz ve Alman göçmenlere dayanmaktadır.Её бабушка и дедушка по материнской линии были иммигрантами из Ирландии и Англии.
Savaş bitince terhis olup eve dönen Zeb annesinin ölmüş olduğunu görür.Когда война заканчивается, Зеб возвращается на ферму и узнаёт, что его мать умерла.
Zakir Memmedov siyasi takip ortamında büyümüş, bunun için annesinin soyadını almıştır.Закир Мамедов рос в условиях политических преследований, и поэтому был записан на фамилию матери.
Bu sahne, MacFarlane çocukken annesinin arkadaşlarına yaptığı bir espriden esinlenilerek oluşturuldu.По словам Макфарлейна, эта шутка основана на разговорах его матери с подругами, когда он сам был ребёнком.
Annesinin adı bilinmemektedir ve kendisiyle birlikte annesi de öldürülmüştür.Имя мужа второй неизвестно, но он тоже был убит вместе со своими шурьями.
Konstantinos bir oğul sahibidir ancak annesinin kim olduğu kaydedilmemiştir.Известно, что у Константина был сын по имени Роман, но не ясно, от которой из жён.
Bart, tuvalete koyduğu sakızı, Müdür Skinner'ın annesinin kızlar tuvaletinde olduğu sırada patlatır.Бомбочка взрывается в тот момент, когда в женском туалете находится мать директора Скиннера Агнес.
Annesinin gayretiyle okudu.Учился у своей матери.
İbrahim, annesinin kışkırtmaları sonucu sadrazamını azledip idam ettirerek kendi gücünü ispat etmeye çalışır.Ибрагим, совершая прогулку со своим адъютантом, заблудился в лесу и вышел на Ненекоса и его людей.
Dizinin sonunda Zuko hapse attırdığı babasına annesinin yerini sorar.Серия заканчивается тем, как Зуко приходит в тюрьму, где содержится его отец чтобы узнать, где его мать.
Oraya vardıklarında Brian'ın annesinin tahnit edilerek bir masaya dönüştürüldüğünü görürler.Зайдя в гости, они обнаруживают, что из матери Брайана сделали чучело и используют её как стол.
Kral Joffrey, Stannis'in mektubuyla annesinin karşısına çıkar.Король Джоффри спрашивает у своей матери о слухах, которые породили письма Станниса.
Annesinin kim olduğu biliinmemektedir.Точно не известно, кто была её мать.
Annesi iki kez boşandı ve Zschäpe, annesinin yeni eşinin soyadını aldığı her seferinde boşandı.Её мать разводилась два раза и каждый раз Беате брала фамилию своего отчима.
Çocukluğu annesinin memleketi olan Karamürsel'de geçmiştir.Юность провёл на родине матери в Каринтии.
Bany 16 yaşındayken annesinin evinden, 14 yaşındaki kız kardeşini de alarak ayrıldı.В 16 лет Бриана Бэнкс покинула дом своей мамы, взяв с собой свою 14-летнюю сестру.
Jin annesinin isteği üzerine dedesi Heihachi'ye gider.Оттуда к Бабушке на Елагин завтракать.
Kız otele geri döndüğünde annesinin ortadan kaybolmuş olduğunu görür.Когда она приезжает, то понимает, что её мать пропала.
Kimi kaynaklarda annesinin Nasreddin Hoca'nın kızı olduğu bildirilmiştir ancak bu bilgi şüphelidir.Некоторые считали его сыном Гвидо III, но эта версия вызывает сомнения.
Annesinin ilk kocası ölmüştü.Его первая жена умерла.
Daha sonra David'in annesinin evine gider ve burada David'in önemli bir piyano resitalinde olduğunu öğrenir.Джек приезжает к матери Дэвида, где он узнаёт, что у Дэвида сегодня важное прослушивание в консерватории.
Ölü bedeni annesinin yanına bırakıldı.Его тело было брошено у двери его брата.
Ona göre, Gostun Kubrat'ın annesinin soyundan gelmektedir.По этой причине Гонтье частый гость на Кубке IBU.
Annesinin ölümünden sonra ortadan kaybolmuştur.Появляется после уничтожения Бабушки.
Millî takım tercihini annesinin ülkesi olan Portekiz'i seçmiştir.Получил право сыграть за Португалию, т.к. его мама гражданка этой страны.
Proust bu romanı annesinin 1905'teki ölümünden sonra yazmaya başladı.Писать стихи начала после смерти матери в 1950.
White, annesinin evinin de bulunduğu Cicero'ya gömüldü.Райан Уайт был похоронен в Сисеро неподалёку от дома матери.
Ölümü yeneceğine dair annesinin mezarı başında yemin eder.Он клянётся могилой отца, что немедленно отправится на его поиски.
Çığlık atarken, bir figür, annesinin elbiselerini giymiş bir bıçak Norman Bates ile odaya fırladı.В ту же минуту на неё нападает старуха с ножом, оказавшаяся переодетым в костюм матери Норманом.
Anlatıcı çocuğun cesedini annesinin mezarına gömmeye karar verir ancak mezarın boş olduğunu görür.Малдер решает эксгумировать тело девушки, но гроб оказывается пуст.
Annesinin kimliği bilinmemektedir.Личность его матери неизвестна.
Annesinin gölgesinde beceriksiz bir adam.Долгое время находилась в тени своей матери.
Annesinin babası aktör Richard Davalos'du.Её дед по матери — актёр Ричард Давалос.
Annesinin sert disiplini altında yetiştirildi.جدّي بسبب طريقة تربيته الصارمة.
Hikâye, Naiee adlı erkek çocuğun annesinin mezarında matem tutması ile başlar.يبدأ الفيلم بنوح وهو فتى صغير، حيث يشهد مقتل والده لامك على يد توبال قايين.
Annesinin daha önce gözünden tedavi olduğu bilinmektedir fakat bu durumun ölümüne olan etkisi bilinmemektedir.وقد كانت في وقت سابق قد تلقت رعاية صحية من أجل حالة عينيها ولكن تأثير ذلك على موتها كان مجهولا.
1946'da yeniden Dublin'e annesinin yanına gitti.ثم ذهب إلى والدته في دبلن من جديد في عام 1946.
Annesinin yeni eşinden iki çocuğu vardır (Emma'nın üvey kardeşleri) ve düzenli olarak onlarla kalmaktadır.أما والدتها فأنجبت طفلان من زوجها الجديد، وعاشت إيما معهم بشكل مستمر.
Bekâr hayatından sıkıldığında ise adaya annesinin yanına dönüyordu.وعندما سأم حياة العزوبية رجع إلى الجزيرة إلى جانب أمه.
Babasının adı Musa, annesinin adı Seher'dir.فكتب عمر إلى أبي موسى إن كان كما قال فأعْطها إيّاه.
Çocuğa birkaç yıl önce ölen Moore'un annesinin adı verilmişti.وقد سُمّيت الطفلة باسم جدتها والدة مور التي ماتت قبل ولادتها بعدة سنوات .
Annesinin sağlık durumunu öğrenmesi bir zarar oldu, Madonna sık sık ağlayarak bu konuda annesini sorguladı.وكان معرفة وضع والدتها مضراً لها، وكانت مادونا تبكي باستمرار بسبب شكوكها في هذا الموضوع.
Yazar da kışları Şişli'de yazları ise adada annesinin yanında kalıyordu.وكان الكاتب يقيم مع والدته بالجزيرة في الصيف، أما في الشتاء فكان يقيم بمدينة شيشلي.
Grenoble Üniversitesi'nde okudu ama annesinin ölümü nedeniyle Fransa'dan ayrılmak zorunda kaldı.بالإضافة إلى ذلك، التحقت باك بجامعة غرينوبل لفترة وجيزة ولكنها اضطرت إلى مغادرة فرنسا عقب اغتيال والدتها.
Babası I. Dünya Savaşı'nda ölünce 13 yaşında, annesinin ikinci eşine ait Wilimowski soyadını aldı.تزوجت أمه بعد ذلك من رجل آخر، وفي سن 13 أخذ اسم زوج أمه الجديد فيليموفسكي.
Helena, annesinin ölümünden sonra, etkili ve kıdemli imparatoriçe oldu.وبعد وفاة والدة هيلينا ،أضبحت امبراطورة مؤثرة ،وذو دور فعال في الأمبراطورية .
Annesi, Ruby teyze Henry nin annesinin ablasıdır.خلفه عمه كارل التاسع.
Beyoncé'nin adı, annesinin kızlık soyadından gelmektedir.بيونسيه يأتي من لقب أمها.