Ana içeriğe geç
Sözlük

annesinin ile cümle

annesinin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Louis XV daha sonra dördüncü kızına annesinin onuruna Marie Adélaïde adını verdi. [20]Louis XV subsequently named his fourth daughter Marie Adélaïde in his mother's honour.[20]
Annesi, annesinin erkek kardeşi ve büyükannesi ile büyümüştür.She grew up with her mother, her mother's brother, and her grandmother.
Küçük Mary, annesinin odasındaki ruju gizlice aldı.Die kleine Maria hat sich heimlich den Lippenstift aus dem Zimmer ihrer Mutter genommen.
Karanlıktan korktuğu için annesinin yanına koşarak gitti ve ona sarıldı.Weil sie sich im Dunklen fürchtete, kam sie zu ihrer Mutter gelaufen und klammerte sich an ihr fest.
Eğer Mary'nin annesinin oğlu benim erkek kardeşimse, öyleyse Mary benim kızkardeşimdir.Wenn der Sohn von Marias Mutter mein Bruder ist, dann ist Maria meine Schwester.
Orda birileri o kadar mutlu ki, annesinin yanında diye.Da ist jemand ganz glücklich, bei Mama zu sein.
Annesinin 1862'deki ölümünden sonra babası Luberta Hupkes ile evlendi.Nach dem Tod seiner Mutter heiratete sein Vater 1862 Luberta Hupkes.
Artık onun için annesinin yanından ayrılma vakti gelmiştir.Damals wurde er von seiner Mutter zum Probetraining gebracht.
Çocuğa birkaç yıl önce ölen Moore'un annesinin adı verilmişti.Das Kind wurde nach Moores Mutter benannt, die einige Jahre zuvor verstorben war.
Eğitimini bitirdikten sonra yaşamını annesinin yanında Kassel’de sürdürmüştür.Nach Beendigung seines Studiums lebte er wieder bei der Mutter in Kassel.
Annesinin adı Ayşe İpek Ölçer’dir.Ihre Mutter heißt Elfriede (geborene Sallmutter).
1963 yılında annesinin ikinci evliliği de sona erdi.1969 scheiterte auch seine dritte Ehe.
İlk yıllarında annesinin ailesinin yanında yaşar.In den früheren Jahren lebte er bei der Familie seiner Mutter.
Anakin, annesinin yerini bulduğunda ne yazık ki çok geç kalmıştır.Als Anne ihm hinterhertaucht, ist es zu spät.
Fakat Micaela'nin annesinin ölüm yatağında olduğunu açıklamasından sonra fikrini değiştirir.Als Micaëla ihm eröffnet, dass die Mutter im Sterben liege, ändert er seinen Entschluss.
Kız otele geri döndüğünde annesinin ortadan kaybolmuş olduğunu görür.Nach der Rückkehr ins Hotelzimmer stellt sie plötzlich fest, dass ihre Mutter im Bett verstorben ist.
Annesinin gölgesinde beceriksiz bir adam.Die Psyche der Frau im Schatten der Mutter.
Ortaki vitrayda Meryem çocuk olarak annesinin kucağında gösterilir.Auf dem östlichen Schlussstein ist Maria mit ihrem Kind abgebildet.
Ateş'in babasının ve annesinin öldürülme emrini o vermiştir.Nachdem seine Mutter gestorben war, wurde er einige Jahre in Heimen und bei Pflegeeltern untergebracht.
Bu arada bu görevli aslında Casanova nın annesinin eşidir.Im wirklichen Leben ist sie tatsächlich Kajols Mutter.
Babasının adı Halil, annesinin adı Gülihan (Gülo) idi.Dem Familiennamen des Vaters (Chamaetos) zog er den Namen der Mutter (Kabasilas) vor.
Beyoncé'nin adı, annesinin kızlık soyadından gelmektedir.Beyoncé Knowles’ Vorname entstand aus dem Mädchennamen ihrer Mutter.
Bu olaydan sonra üvey annesinin kıskanç davranışlarına maruz kalmıştır.Allerdings sollte dieser bald an der Eifersucht seiner Mutter zugrunde gehen.
Ölümü yeneceğine dair annesinin mezarı başında yemin eder.Am Grabe ihres Vaters schwört sie Rache.
Aslında pek hoşlanmadığı bu işi annesinin ölümü üzerine istemeyerek kabullenmiştir.Ganz unschuldig ist er nämlich nicht am Tod seiner Mutter.
Babası doğan çocuğu tanımayı ilk olarak reddediği için annesinin soyadını aldı.Er trug den Namen seiner Mutter, da sein Vater ihn zunächst nicht anerkannte.
Coates'in kızı Emma E. Hickox da annesinin izinden giderek sinema sektöründe başarılı bir editör olmuştur.Die Tochter Emma E. Hickox ist als Editorin aktiv.
Bebek panda bir buçuk seneden uzun bir süre annesinin yanında kalır.Ein Kalb bleibt etwa eineinhalb Jahre bei seiner Mutter.
Annesinin ölümünün ardından hayattan vazgeçmiş babasını, hayata döndürmek için çalışır.Er erzählt, dass der Vater der Mutter seit seiner Rückkehr aus dem Krieg das Leben zur Hölle macht.
Dizinin sonunda Zuko hapse attırdığı babasına annesinin yerini sorar.Schließlich wird Georgia dabei ertappt wie sie ihre Mutter schlägt.
Annesinin kendisine olan etkisi çok büyüktür.Ihre Mutter hat einen sehr großen Einfluss auf sie gehabt.
Annesinin yanına döndüğünde, onun yerinde olmadığını fark eder.Bei seiner Rückkehr in die Wohnung muss er feststellen, dass er keinen Schlüssel hat.
Artık tam anlamıyla annesinin yerine geçmiştir ve annesinin sesiyle konuşmaktadır.Mit Einwilligung seiner Mutter kündigt er.
Alparslan Çakırbeyli'nin annesinin ölümüne sebep olmuştur.Wenige Tage vor der Berufungsverhandlung starb Serebrennikows Mutter.
Ayrıca annesinin, torunlarıyla görüşmemesinden duyduğu üzüntüyü dile getirmektedir.Auch bedaure er es, dass sie ihre Enkelkinder nicht kenne.
Lucas, hala annesinin Dan ile olma fikrine şiddetle karşıdır.Elise verleugnet auch hier, was mit ihrer Mutter passiert ist.
Tüm akrabalarını yitirdikten sonra annesinin ailesi yanına taşındı.Andernfalls wären sie alle nach dem Tod ihrer Mutter mittellos geworden.
Ara sıra kendisini Count de Farussi (annesinin kızlık soyadını kullanarak) diye tanıtırdı.Sie stellt sich ihm als Komtess Nicole de Langret (der Name ihrer Mutter) vor.
Ölü bedeni annesinin yanına bırakıldı.Er wurde neben seiner Mutter beigesetzt.
Soyadını babasının ve annesinin mezarlarının bulunduğu Tekirdağ'ın Banarlı ķöyünden almıştır.Sie wurde unter dem von ihr für die Schwester und Mutter erbauten Grabmal bestattet.
1988'de Su Çi, hasta olan annesinin yanında bulunman amacıyla Burma'ya geri döndü.1988 kehrte Aung San Suu Kyi auf Grund eines Schlaganfalles ihrer Mutter wieder nach Birma zurück.
Esir kamplarından salıverildikten sonra, annesinin dükkanında çalışmaya başlamıştır.Nach ihrer Ausbildung zur Rechtsanwaltsfachangestellten arbeitete sie in einer Boutique ihrer Mutter.
Annesinin ölümünden sonra ortadan kaybolmuştur.Leben nach dem Tod meiner Schwester erschien.
Annesinin adı ise Anna Gerdina Coers'di.Ihre Mutter hieß Anna Ridisch.
Daha sonra bilir ki annesinin yanına geri dönemez.Er kann es nicht ertragen, dass seine Mutter nicht mehr bei ihm ist.
1897 20 Nisan: Annesinin ölümü.1872 Tod der Mutter.
Kız, Daniş'in annesinin mücevherlerini çalarak kaçar.Er versucht, genau so wie auch die Verwandten der Frau, ihre Juwelen zu stehlen.
Burada annesinin arkadaşı Malwida von Meysenburg ile tanıştı.Die Erzieherin seiner Kinder war Malwida von Meysenbug.
Mary annesinin haberi olmadan kek yaptı.Marie a fait un gâteau sans que sa mère ne le sache.
Annesinin eski moda fikirleri var.Sa mère a des idées dépassées.
Theodor Mommsen, annesinin Anicia Juliana'nın kızı olabileceğini önermişti.Selon Theodor Mommsen, sa mère pourrait être une fille d'Anicia Juliana.
Annesinin ders verdiği Kuran kursunda Kur'an ve Mevlidi okudu.Sa mère pouvait réciter une large partie du Coran de mémoire.
Ancak, 2009 yılında annesinin çoktan öldüğünü kamu ilk kez konuştu.Cependant, fin 2009, elle révèle pour la première fois en public que sa mère était déjà morte.
White, annesinin evinin de bulunduğu Cicero'ya gömüldü.White est enterré à Cicero, à proximité de la maison de sa mère.
Çocuğa birkaç yıl önce ölen Moore'un annesinin adı verilmişti.Cet enfant reçoit le nom de la mère de Moore, morte deux ans plus tôt.
O elini annesinin tuttuğu kitaba uzatıyor.Sa main gauche est posée sur le livre que tient sa mère.
Annesi iki kez boşandı ve Zschäpe, annesinin yeni eşinin soyadını aldığı her seferinde boşandı.Sa mère divorce deux fois et Beate prend chaque fois le nom du nouveau compagnon de sa mère.
Sanatçının Annesinin Kızı Olarak Portresi.Portrait de la mère de l'artiste.
Annesinin kim olduğu biliinmemektedir.On ignore qui est sa mère.
Ayrıca annesinin, torunlarıyla görüşmemesinden duyduğu üzüntüyü dile getirmektedir.Je me dis que c'est dommage qu'elle ne soit pas là pour voir ses petits-enfants.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod