Ana içeriğe geç
Sözlük

annesinin ile cümle

annesinin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Rabia annesinin vefatına üzülür.الراوي ظن أن هناك شيئا خاطىء مع والدة الفتاة.
Katherine Hepburn, çocukken annesinin "Kadınlar için Oylar" adlı mitinglerine birçok kez katılmıştır.حينما كانت طفلة، رافقت هيبورن والدتها في العديد من مظاهرات "التصويت للمرأة".
Yaranın kangren olması sonucu 6 Nisan 1199 tarihinde annesinin kollarında öldü.توفي ريتشارد في السادس من أبريل عام 1199 في أحضان والدته.
Annesinin ölümünden sonra ortadan kaybolmuştur.وبالأخص بعد أن فقد أمه.
Annesinin ailesi Toronto'da yaşıyor.وكونت هي وزوجها أسرة في تورونتو.
Alparslan Çakırbeyli'nin annesinin ölümüne sebep olmuştur.كانت مربيته لايتفوت كشخصية الأم لبيكون.
22 Ocak 1993'te grubun solisti Helno annesinin evinde aşırı dozdan ölür.وفي 20 يناير 922 توفى التسلسل الهرمى في القصر التابع لهيلينا.
O, beş yabancı dil konuşur ama o küfretmek istediğinde annesinin dilinde konuşur.هو يتكلم خمس لغات اجنبية , لكن اذا اراد ان يشتم يتحدث بلغته الام
Kral Joffrey, Stannis'in mektubuyla annesinin karşısına çıkar.O Rei Joffrey discute com a mãe sobre a carta de Stannis.
Kutsandıktan sonra ve annesinin tavsiyesi üzerine, kardeşinin zaten bir keşiş olduğu manastıra girdi.Após receber sua benção, e sobre o conselho de sua mãe, entrou no mosteiro onde seu irmão já era um monge.
Sissako kısa bir süre annesinin topraklarından olan Moritanya'ya 1980 yılında döndü.Sissako retornou brevemente para a Mauritânia, a terra de sua mãe, em 1980.
İoannis Malalas daha sonra annesinin geçmişi hakkında daha çok detay vermiştir.João Malalas depois deu um relato mais detalhado da história de sua mãe.
Annesinin portrelerini ise fotoğraflardan yapmıştır.Os retratos de sua mãe eram sempre feitos a partir de fotografias.
White, annesinin evinin de bulunduğu Cicero'ya gömüldü.White está enterrado em Cicero, perto da casa de sua mãe.
Theodor Mommsen, annesinin Anicia Juliana'nın kızı olabileceğini önermişti.Theodor Mommsen sugere que sua mãe podia ter sido filha de Anícia Juliana.
Ateş'in babasının ve annesinin öldürülme emrini o vermiştir.Além de seu avô morrer e o culparem por causar o incêndio (o que é mentira).
Üvey annesinin ölümünden sonra küçük kardeşlerine bakmak için eve gitmek zorunda kaldı.Após a morte de sua madrasta, ela teve que voltar para casa para cuidar de seus irmãos mais novos.
Annesinin baba aile adı Bosdet ve annenin anne aile adı Gonzalez'dir.O nome da família paterna de sua mãe é Bosdet e o nome da família materna é Gonzalez.
Daha sonra, ölen annesinin konseptini kavramış olmadığını fark etti.Madonna reconheceu mais tarde que ela não tinha entendido o conceito de sua mãe morrer.
Mark Antony annesinin üçüncü kocasıdır.Marco António foi o terceiro marido da mãe de Cláudia.
Karl bir şarküteride çalışırken, Theo da annesinin dükkânında çıraklık yaptı.Enquanto Karl trabalhava, Theo completou um aprendizado na loja de sua mãe.
Denison'da büyüdüğü caddenin adı annesinin ailesinin adını taşıyordu.A rua em que ele cresceu em Denison foi nomeada em homenagem a família de sua mãe, Hannas.
Albümün adı annesinin Anastacia'ya taktığı isimden geliyor.O título do álbum têm origem num apelido que a mãe de Anastacia a chamava.
Annesinin babası Atina'dan bir sofistdi.Ela herdou a sabedoria de sua mãe, Atena.
Annesinin naipliği döneminde, İspanya son sömürgeleri olan Küba, Porto Riko ve Filipinler'i de kaybetti.Na época da regência de sua mãe, a Espanha perdeu as colônias de Cuba, Puerto Rico e Filipinas.
Sevgilisi ona annesinin aradığını ve Alfredo adında birinin öldüğünü haber verir.Um dia ele recebe um telefonema de sua mãe avisando que Alfredo está morto.
Annesinin Zuko'yu ondan daha çok sevdiğini düşünmektedir.A avó Zica aparenta gostar mais dele do que de Oscar.
Fakat Joseph, annesinin ısrarlarına rağmen iddialarından vazgeçmedi.Contra a insistência da sua mãe, José II não desistia da sua reivindicação.
Annesinin kimliği bilinmemektedir.Desconhece-se a identidade da sua mãe.
Annesinin Carlyle'i dört yaşındayken terk ettikten sonra babası tarafından büyütüldü.Carlyle foi criado por seu pai, após sua mãe os ter abandonado quando ele tinha apenas 4 anos de idade.
17 Kasım 1796'da annesinin ölümü üzerine tahta çıktı.Em 17 de novembro de 1973 A Mãe deixou o corpo.
Babasının adı ibrahim, annesinin adı Emine'dir.O sobrenome Ibrahimović, herdado de seu pai, muçulmano, deriva do nome árabe Ibraim.
Katherine Hepburn, çocukken annesinin "Kadınlar için Oylar" adlı mitinglerine birçok kez katılmıştır.Quando ela era criança, a mãe de Hepburn entrou em vários protestos a favor do "Votos para mulheres".
Annesinin kim olduğu biliinmemektedir.Até sei mãe de quem é.
İsa, hiçbir surette kendisinin ve annesinin tanrı olduğunu öğretmemiştir.6) Cristo admitiu que nada podia senão pelo Pai.
Annesinin ebeveynleri, Meissen Margrave'i II. Albert ve Sicilyalı Margaret'dır.Seus avós maternos eram Alberto II de Meissen e Margarete da Sicília.
Eğer bu doğru ise, annesinin kimliği belirsizdir.As origens de sua família, inclusive a identidade de sua mãe, são incertas.
Annesinin teşvikiyle Vespasian, sosyal hayatta büyük kardeşi Titus Flavius Sabinus II'u takip etmeye başladı.A pedido da sua mãe, Vespasiano seguiu a carreira política do seu irmão Tito Flávio Sabino.
Rochette annesinin anısına yarışma kararı aldı.É, Roxie ler a mente de sua mãe.
Böylece kendisi annesinin hastalığı ile mücadelesi hakkında ve muhtemel ölümü hakkında şarkılar yazdı.Ela escreveu sobre seus vícios, a morte de sua filha e sobre sua luta contra o câncer de mama.
Nero, Seneca'nın da desteği ile annesinin kişisel ilişkilerine karışmasına engel oldu.Nero, apoiado por Sêneca, resistiu a que a sua mãe interviesse na sua vida privada.
Annesinin öldüğü için kendisini suçlamaktadır.Ela se culpou pela sua morte.
İlk yıllarında annesinin ailesinin yanında yaşar.Durante catorze anos moraram com parentes da sua mãe.
Annesinin kendisine olan etkisi çok büyüktür.Sua mãe também parece ter tido uma grande influência.
Robin ise geri dönüp annesinin kazığını alır.Barry vai até a cozinha e encontra sua mãe morta.
Ölü bedeni annesinin yanına bırakıldı.Foi enterrado junto à mãe.
Hiç şarap ve içki içmeyecek; daha annesinin rahmindeyken Kutsal Ruh’la dolacak.Comei e bebei, amigos; bebei fartamente, ó amados.
Ama ertesi gün annesinin Stan'in evine ggittiğini öğrenir.Na manhã seguinte, George encontra sua mãe no parque.
Annesinin onu istemediği biri ile evlendirmemesi için saçını kısacık keser.Ela afirmou que seus pais não a forçariam a se casar com alguém que ela não gostasse.
Tarihçi Leopold von Ranke annesinin amcasıdır.O seu tio Leopold von Ranke foi um notável historiador.
Annesinin adı Gina Ann.Sua mãe se chama Anna.
Emma ise, çocuklarını da alarak annesinin yanına yerleşmiştir.Lâmia estava com inveja das outras mães e comeu seus filhos.
Annesinin dayanılmaz sahiplenme duygusu, Paul'un yaşamını baştan sona etkileyir.O coração de seu marido é doado a Paul, que inicia sua recuperação.
Annesinin adı ise Anna Gerdina Coers'di.Sua mãe era Anna Gerdina Coers de Arnhem.
Daha sonra bilir ki annesinin yanına geri dönemez.Ela tem medo que ele nunca mais se lembre da mãe dela.
Anında annesinin katil olduğuna ikna olmuş durumda.Laura, então está certa que Mary é a assassina de seu marido.
Konstantinos bir oğul sahibidir ancak annesinin kim olduğu kaydedilmemiştir.Ele teve um filho, mas a crônica não indica com qual esposa.
Babasının adı Eugene Edward Roddenberry, annesinin adı Caroline Glen Roddenberry’dir.Os pais de Gene foram Eugene Edward Roddenberry, policial, e Caroline Roddenberry.
Jin annesinin isteği üzerine dedesi Heihachi'ye gider.O avô de Heidi relutantemente deixa-a ir.
1988'de Su Çi, hasta olan annesinin yanında bulunman amacıyla Burma'ya geri döndü.Em 1988, Suu Kyi regressa ao seu país, a princípio para cuidar de sua mãe, que se encontrava enferma.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod