Jimmy'nin annesine aşıktır.מאוהב באמא של הנרי.
Spektor piyano çalmayı, dedesinin annesine bıraktığı Petrof piyanoda öğrenmiştir.ספקטור גדלה ולמדה לנגן על פסנתר ה"פטרוב" שסבה נתן לאמה.
Annesine Dan'in Keith'i vurduğunu söyler ama Karen ona inanmaz.דייב אומר שהוא הרג מישהו, אבל לא את קייטי.
Hasta annesine bakar, iyilik yapmayı sever.פרש אוהב את אחותו ומצוקתה מכאיבה לו.
1780 yılında ölmek üzere olan annesine bakmak için çağrıldığı evine geri döndü.През 1780 г. е повикана да се грижи за умиращата си майка и се връща у дома.
İki yaşındayken, Logan annesine bir aktör olmak istediğini söylemiştir.На възраст от седем, Хауърд казал на майка си, че той иска да бъде актьор.
Messi, bu golü annesine hediye etti.Дийн намира възкръсналата си майка.
Tom dün annesine yardımcı oldu mu?Том помогна ли на майка си вчера?
Annesine verdiği söz gereği hayatı boyunca Yahudiliğini reddetmiştir.Unatoč tome do kraja života se identificirao sa židovstvom.
Ada annesine, "Ben hiç şaşırmadım.Jej matka uviedla, že „ nebýva nikdy unavená“.
Çünkü annesine verdiği sözü tutamamıştır.Jež je postal, ker ga je mati uročila.
Kerem annesine veda eder ve elinde bir sazla gurbete çıkar.Poslovila se je od mame in se s smučmi odpravila na pot.
William ise annesine her zaman bakacağına dair söz verir.Elena sestrici tudi obljubi, da bo večno pazila nanjo.
Şiddetli bir kavgadan sonra Nina annesine karşı gelir ve evden çıkar.Ko se tudi mati vda alkoholu, Nana pobegne od doma.
Annesine çok bağlı yetişmiştir.Izrazito je bil navezan na svojo mater.
Annesine babasının kötü biri olduğunu anlatmaya çalışır fakat anlatamaz.Misli, da je njena mama mrtva, ampak v resnici ni.
On bir yaşındayken bu durumu bir akrabasına anlattı, o da annesine.Kai jam buvo 10 metų, jo tėvas subadė motiną.
Önce gelinin arkadaşlarına, sonra annesine ve daha sonra geline kına yakılır.Naujavedžiai keldavosi pradžioje pas nuotakos šeimą, vėliau – pas jaunikio.
O annesine çok benziyor.Jis labai panašus į savo mamą.
O annesine çok benziyor.Ji labai panaši į savo mamą.
Annesine söyledin mi?Pasakei jo mamai?
Annesine söyledin mi?Pasakei jos mamai?
İki yaşındayken, Logan annesine bir aktör olmak istediğini söylemiştir.19-aastaseks saanult teatas Haring oma vanematele, et on homo.
Çocukken, sık sık Avrupa opera turları çıkan annesine eşlik etti.Väiksena oli Jaan tihti emaga teatris kaasas.
Durumu annesine anlatır.Juku rääkist juhtunust emale.
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.Anak yang bodoh menyusahkan ayahnya, dan menyedihkan hati ibunya
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.Bláznivý syn je na mrzutosť svojmu otcovi a na horkosť tej, ktorá ho porodila.
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.Búsulása az õ atyjának a bolond fiú, és az õ szülõjének keserûsége.
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.Con ngu muội là một điều buồn rầu cho cha, Và một sự cay đắng cho mẹ đã sanh đẻ nó.
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.Con ngu_muội là một điều buồn_rầu cho cha , Và một sự cay_đắng cho mẹ đã sanh đẻ nó .
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.Ein törichter Sohn ist seines Vaters Trauern und Betrübnis der Mutter, die ihn geboren hat.
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.El hijo necio causa enojo a su padre y amargura a la que le dio a luz
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.En dåraktig son är sin faders grämelse och en bitter sorg för henne som har fött honom.
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.En uforstandig sønn er en gremmelse for sin far og en bitter sorg for henne som fødte ham.
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.미련한 아들은 그 아비의 근심이 되고 그 어미의 고통이 되느니 라
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.K žalosti jest otci svému syn blázen, a k hořkosti rodičce své.
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.O filho insensato é tristeza para seu, pai, e amargura para quem o deu � luz.
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.Syn głupi żałością jest ojcu swemu, a gorzkością rodzicielce swojej.
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.Tåbelig Søn er sin Faders Sorg, Kvide for hende, som fødte ham.
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.Tyhmä poika on isällensä suruksi ja synnyttäjällensä mielihaikeaksi.
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.Un figlio stolto è un tormento per il padre e un'amarezza per colei che lo ha partorito
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.Un fils insensé fait le chagrin de son père, Et l`amertume de celle qui l`a enfanté.
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.Un fiu nebun aduce necaz tatălui său, şi amărăciune celei ce l -a născut. -
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.V žalost je očetu svojemu sin bedak in v bridkost porodnici svoji.
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.Ο αφρων υιος ειναι βαρυθυμια εις τον πατερα αυτου και πικρια εις την γεννησασαν αυτον.
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.Безумен син е тъга на баща си И горест на тая която го е родила.
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.Глупый сын – досада отцу своему и огорчение для матери своей.
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.כעס לאביו בן כסיל וממר ליולדתו׃
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.الابن الجاهل غم لابيه ومرارة للتي ولدته.
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.愚 昧 子 使 父 親 愁 煩 、 使 母 親 憂 苦
Akılsız çocuk babasına üzüntü, Annesine acı verir.愚昧 子 使 父親愁煩 、 使 母親憂苦
Ancak Mehri annesine kararını söylediğinde işler yolunda gitmedi.Aber Dinge verliefen nicht reibungslos, als sie ihrer Mutter ihre Entscheidung mitteilte.
Ancak Mehri annesine kararını söylediğinde işler yolunda gitmedi.Ale neproběhlo to úplně hladce.
Ancak Mehri annesine kararını söylediğinde işler yolunda gitmedi.Pero las cosas no fueron fáciles cuando Mehri le comunicó a su madre su decisión.
Ancak Mehri annesine kararını söylediğinde işler yolunda gitmedi.Τα πράγματα όμως δεν εξελίχτηκαν και τόσο ομαλά, όταν η Mehri είπε την απόφασή της στη μητέρα της.
Ancak Mehri annesine kararını söylediğinde işler yolunda gitmedi.Мать Мехри очень огорчилась, впервые услышав о решении дочери.
‹‹ ‹Annesine, babasına saygısızca davranana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Átkozott a ki kevésre becsüli az õ atyját vagy anyját! És mondja az egész nép: Ámen!
‹‹ ‹Annesine, babasına saygısızca davranana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.,,Blestemat să fie cel ce va nesocoti pe tatăl său şi pe mama sa!`` -Şi tot poporul să răspundă: ,,Amin!``
‹‹ ‹Annesine, babasına saygısızca davranana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Ðáng rủa sả thay người nào khinh bỉ cha mẹ mình! Cả dân sự phải đáp: A-men!
‹‹ ‹Annesine, babasına saygısızca davranana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Ðáng rủa_sả thay người nào khinh_bỉ cha_mẹ mình ! Cả dân_sự phải đáp : A-men !