Ana içeriğe geç
Sözlük

annesine ile cümle

annesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü annesine verdiği sözü tutamamıştır.Til slut følger de deres mors anmodning.
Clodia ile olan evliliği mükemmel değildi ve onu annesine geri gönderdi.Ægteskabet var ikke lykkeligt, og Matilda forlod ham og vendte hjem til sin far.
Kardeşinden bir gün önce doğup Apollon’un doğumu sırasında annesine yardım etmiştir.Artemis blev født først, hvorefter hun hjalp moren med Apollons fødsel.
Sermet Muhtar Alus annesine çok düşkündü.Storm P. holdt meget af sine forældre.
Annesine çok bağlıdır.Hun var specielt knyttet til sin moder.
Durumu annesine anlatır.Han vidste det fra sin moder.
Albümdeki Nessun Dorma parçası, grubun vokalisti Eric Adams'ın önceki yıl ölen annesine adanmıştır.Sangen Nessun Dorma blev dedikeret til Adams' mor, der var død tidligere samme år.
Annesine çok bağlıdır.Han var svært knyttet til sin mor.
Bunun için annesine bir iksir hazırlattırır.Han skal kjøpe noe for sin mamma.
Calvin sonra dönüp annesine: "Anne, babam bana hakaret ediyor!."Kevin forsøker å advare foreldre ved å rope: «Mor, far!
Ancak birkaç ay sonra annesine dönebildi.Men etter bare noen måneder var han tilbake hos sin hustru.
Bu uğurda annesine yalan söylemekten de çekinmiyor.Hun hevdet også at Valla løy til henne.
Clodia ile olan evliliği mükemmel değildi ve onu annesine geri gönderdi.Ekteskapet var ikke lykkelig, og Maud gikk fra ham og vendte hjem til sin far.
Hurley ise ada olan her şeyi annesine anlatır.Terry forstår alt som eieren sier.
Mirasının büyük bir kısmı annesine kaldı.Mange av eiendommene fikk han i arv fra konen.
Ninurta, taş dağını annesine ithaf eder ve "Dağın Hanımı" anlamına gelen "Ninhursag" adını verir.For sumerne var fjellene også en kilde for vann og de kalte sin modergudinne Ninhursag for «Fjellets frue».
Durumu annesine anlatır.Han vender tilbake til sin mor.
1780 yılında ölmek üzere olan annesine bakmak için çağrıldığı evine geri döndü.I 1780 dro hun tilbake til hjemmet for å pleie sin syke mor.
Kerem annesine veda eder ve elinde bir sazla gurbete çıkar.Peter bryr seg om sin mor og ønsker henne ny lykke.
Ancak, o birden, yanında cesetlerle, cadı annesine dönüşür.Etter dette fortsatte han å maltraktere likene av mor og sønn med øksen.
Hurley ise ada olan her şeyi annesine anlatır.Rizki bebas berbicara apa saja pada ibunya.
Çünkü annesine verdiği sözü tutamamıştır.Perjuangan dia agar keadaannya dapat diterima oleh ibunya.
Kerem annesine veda eder ve elinde bir sazla gurbete çıkar.Tong mengucapkan salam perpisahannya dan lantas berangkat dengan mobil.
Önce gelinin arkadaşlarına, sonra annesine ve daha sonra geline kına yakılır.Pertama-tama ayah dan ibu pengantin perempuan, kemudian baru ayah dan ibu pengantin pria.
Bu uğurda annesine yalan söylemekten de çekinmiyor.Meski ia harus berbohong pada ayahnya.
Daigo babasına kin beslemektedir ve annesine iyi bakmadığı için kendini suçlu hissetmektedir.Daigo cảm thấy thù hận cha mình và thấy có lỗi vì không chăm sóc mẹ tốt hơn.
Annesine yaşgünü hediyesi olarak vermiştir.Ông đã tặng nó cho mẹ làm quà sinh nhật.
Albüm, Madonna'nın henüz gençken kaybettiği annesine ithaf edilmiştir.Đây cũng là món quà tri ân mà Madonna gửi đến người mẹ quá cố của mình, người đã ra đi khi cô còn trẻ.
İki yaşındayken, Logan annesine bir aktör olmak istediğini söylemiştir.Vào năm bốn tuổi, Jelchin đã nói với ba mẹ mình về ý định trở thành diễn viên.
Annesine hâlâ çok bağımlıdır ve yanından ayrılmaz.Chỉ có mẹ cậu ở gần đó, và bà không thể nào cứu được cậu ta.
Van Houten, Hazel'a Anna'nın annesine ne olduğunu söylemeye çalışır; Hazel'a bir kağıt parçası verir.Với mong muốn được tha thứ, ông cố tiết lộ về thân phận của mẹ Anna và đưa cho Hazel một mẩu giấy nhỏ.
Minaj'a göre bunların hepsini annesine iyi bir yaşam sunmak için yapıyordu.Kohane là một cô bé luôn luôn ước rằng mẹ mình được hạnh phúc.
O, her gün annesine yazmayı başarır.Anh ta chưa bao giờ ngừng viết thư cho mẹ.
O, her gün annesine yazmayı başarır.Nó chưa bao giờ ngừng viết thư cho mẹ.
Çünkü annesine verdiği sözü tutamamıştır.塙のことは母親から言い聞かされていたとされる。
Bu annesine bir Anneler Günü olmuştur.なおこの日は母親の一周忌だった。
Summer, akıllığı ve espiriliğiyle fakat daha çok bencilliğiyle annesine benzemektedir.サマーは彼女の母親ととても似ており、とても賢くユーモアにあふれた人物だが、よりひどく自己中心的である。
Babanın annesine babaanne, annenin annesine anneanne de denir.父の兄弟を父、母の姉妹を母と呼ぶ。
Durumu annesine anlatır.母親のことを指す。
Hala annesini hastahanede ziyaret etmektedir ve annesine kararını fısıldar.そして屋敷をうろつき、母親の椅子に座り、母親の声でしゃべった。
Jack annesine babasının cenaze törenini yapamayacaklarını telefonda anlatır.ブレンダンも母の葬式に自分たちを呼ばなかったトミーを叱責する。
Annesine çok bağlı yetişmiştir.母親におんぶされて育っている。
Bu uğurda annesine yalan söylemekten de çekinmiyor.家族に嘘をつくことは許されない。
Annesine hep Kız Muti (Almanca'da: Kız Anne diye geçer) der.娘からは母様(おかん)と呼ばれている。
Oradan evine gelir ve annesine yolunu beklememesini söyler.ちかこの実家に帰る事も考えたが、母親に来るなと言われる。
Okul görevlileri White'ın annesine onu okula göndermemesi gerektiğini söylediler.市内の多くの親や教師が、ホワイトを学校に来させないようすることを支持した。
Tarih sevgisi annesine atfedilir.母親の影響で占いが趣味。
Annesine düşkünlüğüyle tanınır.母親に寵愛されている。
Annesine kendini kurtardığı için annesinin yeri başkadır.由於自己的不育,將責任歸於母親。
1780 yılında ölmek üzere olan annesine bakmak için çağrıldığı evine geri döndü.1780年,她回到了家中,以照顾自己重病的母亲。
Üvey babasından nefret etti ve annesine cephe aldı.一種是繼承他的父親,另一種是繼承了母親。
Annesine yaşgünü hediyesi olarak vermiştir.老太太说要替他作生日。
Annesine hep Kız Muti (Almanca'da: Kız Anne diye geçer) der.稱自己的母親為「媽咪(マミー)」。
Romanın başkahramanı Temur, 12 yıllık sürgünden yeni dönen annesine karşı yabancılaşmıştır.其繼母孔敏儀因透過前男友買兇,被重判入獄12年。
1780 yılında ölmek üzere olan annesine bakmak için çağrıldığı evine geri döndü.1780년 어머니가 죽어간다는 소식에 임종을 지키기 위해 집으로 돌아갔다.
Çünkü annesine verdiği sözü tutamamıştır.최후의 말도 어머니를 향한 호소였다.
Annesine hâlâ çok bağımlıdır ve yanından ayrılmaz.어머니의 과잉 애정 속에 자라, 어머니와 떨어져 살 수 없는 것이 불만이다.
Okul görevlileri White'ın annesine onu okula göndermemesi gerektiğini söylediler.백인 지주는 그녀의 어머니에게 흑인들은 교육이 필요하지 않다고 말했다.
Annesine çok bağlıdır.היה קשור מאוד לאמו.
Çünkü annesine verdiği sözü tutamamıştır.הוא התנגד לפוליטיקה שדגלה בה אמו.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod