Mary Noel ağacını süslemek için annesine yardım etti.María ayudó a su madre a adornar el árbol de Navidad.
Van Houten, Hazel'a Anna'nın annesine ne olduğunu söylemeye çalışır; Hazel'a bir kağıt parçası verir.Van Houten trata de decirle a Hazel sobre el destino de la madre de Anna; Hazel le da un pedazo de papel.
Calvin sonra dönüp annesine: "Anne, babam bana hakaret ediyor!."Calvin (más tarde, a su madre): «Mamá, papá ha vuelto a insultarme.»
Annesine göre, Zschäpe'nin babası bir Rumen diş hekimliği öğrencisiydi.Según su madre, el padre de Zschäpe fue un estudiante de odontología rumano.
Dawn annesine seslenirken "Anne?..La línea de Dawn: "Mamá?...
Albüm, Madonna'nın henüz gençken kaybettiği annesine ithaf edilmiştir.El álbum fue dedicado a su madre, quien murió cuando Madonna era niña.
Curtis'in Annesine daha sonra şizofreni teşhisi konuldu.Finalmente a la madre de Mason se le diagnosticó esquizofrenia.
Annesine kızan Robb, Catelyn'i karargahtan uzaklaştırır.Enfurecido con la traición de su madre, Robb deja bajo vigilancia a Catelyn.
Çünkü annesine verdiği sözü tutamamıştır.Se presenta con su madre a quien le dice lo que encontró.
Durumu annesine anlatır.Respuestas a su madre.
Çocukken, babası onları terk ettiğinde annesine evin geçiminde yardım etmek için şarkı söylemeye başladı.Siendo niño, su tío le oyó cantar mientras se encontraba en el jardín con su madre.
Ancak birkaç ay sonra annesine dönebildi.Tardó años en volver a ver su madre.
Oradan evine gelir ve annesine yolunu beklememesini söyler.Llega a la isla sin decirle a su madre.
Annesine babasının kötü biri olduğunu anlatmaya çalışır fakat anlatamaz.Es amable con su padre, pero no le dice quién es.
İki yaşındayken, Logan annesine bir aktör olmak istediğini söylemiştir.En la edad de siete años, Howard le dijo a su madre que quería ser actor.
Onun annesine karşı çok kaba olduğu için, Tom Mary'den özür dilemeli.Tom dovrebbe scusarsi con Mary per essere stato così scortese con sua madre.
Tom'un annesine benzediğini düşünüyor musun?Pensi che Tom somigli a sua madre?
Çünkü annesine verdiği sözü tutamamıştır.Lo fece, semplicemente, perché sua madre glielo aveva chiesto.
Kerem annesine veda eder ve elinde bir sazla gurbete çıkar.Infine, saluta Michael dandogli un bacio sulla guancia.
İki yaşındayken, Logan annesine bir aktör olmak istediğini söylemiştir.All'età di sette anni, Howard disse a sua madre che voleva fare l'attore.
Jimmy'nin annesine aşıktır.È innamorato della madre di Freddie.
Simon, annesine bu olanların bir kâbus olduğunu söyler ve onu inandırır.Will si sveglia e crede sia stato un incubo.
Hala annesini hastahanede ziyaret etmektedir ve annesine kararını fısıldar.Fa visita alla madre in ospedale e si scusa con lei.
Pedro annesine durumu açıklasa da annesi ona inanmayıp oğlunu polise götürür.Nurdinov non sapendo cosa fare, portò la creatura a casa sua.
Annesine benzediğini sanmıyorum.Не думаю, что она похожа на свою мать.
Okuldan eve döndüğünde mutfakta annesine yardım etmeye başladı.Вернувшись домой из школы, она принялась помогать матери на кухне.
Tom annesine çiçekler gönderdi.Фома послал цветы своей матери.
Annesine bakarak gülümsedi.Увидев мать, она улыбнулась.
Çünkü annesine verdiği sözü tutamamıştır.По причине того воспитания, которое ей дала мама.
Annesine öfkeli olan ayşe babasının yanında kalmak istemektedir.Эта близость приводит к вражде с её матерью, которая против этих отношений.
Albüm, Madonna'nın henüz gençken kaybettiği annesine ithaf edilmiştir.Альбом был посвящён её матери, которая скончалась, когда Мадонна была ещё ребёнком.
Annesine verdiği söz gereği hayatı boyunca Yahudiliğini reddetmiştir.Мать в течение всей жизни скрывала своё еврейство.
Annesine çok bağlıdır.Сильно привязан к матери.
Annesine yaşgünü hediyesi olarak vermiştir.Вероятно, в качестве подарка к её дню рождения.
Kerem annesine veda eder ve elinde bir sazla gurbete çıkar.Она прощается с Василием и умирает у него на руках.
William ise annesinden özür dileyerek, annesine bir kazık saplar ve onu öldürür.Анна, попросив прощение за обиду, уезжает вместе с матерью.
Calvin sonra dönüp annesine: "Anne, babam bana hakaret ediyor!."Вернулись, и отец сказал: "Все, мать!
Marge, Maggie'yi özlemeye başlar fakat bölümün sonunda Maggie, annesine tekrar ihtiyaç duyar.مارج تبدأ في إفتقاد ماجي، ولكن في نهاية الحلقة تبدأ ماجي أن تفتقد مارج.
Annesine yaşgünü hediyesi olarak vermiştir.وعندما أعطاها هدية عيد الميلاد.
Sermet Muhtar Alus annesine çok düşkündü.اكتسب فرانك حبه لعلوم الفلك من والدته.
İki yaşındayken, Logan annesine bir aktör olmak istediğini söylemiştir.قال أدريان لوالدته في الثالثة من عمره إنه يريد أن يكون طبيبا.
Annesine çok bağlıdır.والدته مفرطة جدا.
Annesine yaşgünü hediyesi olarak vermiştir.Ele o deu para sua mãe como presente de aniversário.
Spektor piyano çalmayı, dedesinin annesine bıraktığı Petrof piyanoda öğrenmiştir.Regina aprendeu a tocar piano praticando em um "Petrof" que sua mãe havia recebido de seu avô.
Curtis'in Annesine daha sonra şizofreni teşhisi konuldu.A certa altura, a mãe de Mason teria sido diagnosticada com esquizofrenia.
William ise annesine her zaman bakacağına dair söz verir.Estou sempre a perguntar à mamã quando vais aparecer.
Çünkü annesine verdiği sözü tutamamıştır.Conta-se que a senhora sua mãe fez a doação.
Albüm, Madonna'nın henüz gençken kaybettiği annesine ithaf edilmiştir.O álbum foi dedicado à sua mãe, que morreu quando a cantora ainda era jovem.
Böylece annesine Bay Mükemmel olduğunu gösteriyor.Ela tenta mostrar à sua mãe que seu pai é malvado.
Ancak, genç çocukların saltanatının tamamen hayali olduğunu, Avusturya'daki annesine ait olduğudur.Porém, toda a aparente gentileza da senhora não passava de um plano para comer as criancinhas.
Küçük kız annesine çok benziyor.A menina parece muito com sua mãe.
Çünkü annesine verdiği sözü tutamamıştır.Integendeel: hij doet gewoon wat zijn moeder hem opdraagt.
Albüm, Madonna'nın henüz gençken kaybettiği annesine ithaf edilmiştir.Het album werd toegewijd aan Madonna’s moeder, die stierf toen zijzelf maar 5 jaar oud was.
Mirasının büyük bir kısmı annesine kaldı.Vrouwtjes blijven voor een groot deel van het leven bij hun moeder.
Annesine yakınlığı daha da arttı.Zij schrikken als hun moeder nadert.
Bu uğurda annesine yalan söylemekten de çekinmiyor.Het blijkt dat ze toch niet wilde dat haar dochter voor haar kwam liegen.
Kardeşinden bir gün önce doğup Apollon’un doğumu sırasında annesine yardım etmiştir.Artemis werd het eerst geboren en hielp daarna haar moeder bij de geboorte van Apollo.
Bunun için annesine bir iksir hazırlattırır.Daarom regelen ze een date voor haar moeder.
Çocuk büyüdükçe annesine daha da benzemeye başlar.Het kind lijkt qua gedrag op zijn/haar ouder.
O, hasta annesine hizmet ediyor.Ze zorgt voor haar zieke moeder.