Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.곧 어미에게로 데려갔더니 낮까지 어미의 무릎에 앉았다가 죽은지라
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.Kterýž když ho vzal a přinesl k matce jeho, seděl na klíně jejím až do poledne a umřel.
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.Który wziąwszy go, zaniósł go do matki jego; i siedział na łonie jej aż do południa i umarł.
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.Người tôi tớ đem nó về, giao cho mẹ nó; đứa trẻ ngồi trên đầu gối của mẹ cho đến trưa, rồi chết.
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.Người tôi_tớ đem nó về , giao cho mẹ nó ; đứa trẻ ngồi trên đầu_gối của mẹ cho_đến trưa , rồi chết .
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.Og han tok ham og bar ham hjem til hans mor, og han satt på hennes kne til om middagen; da døde han.
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.Ta ga vzdigne in odnese materi njegovi. Ona ga posadi na kolena svoja do opoldne, in nato je umrl.
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.И като го взе занесе го при маяка му; и детето седна на коленете й до пладне, и тогава умря.
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.И понес его и принес его к матери его. И он сидел на коленях у неедо полудня, и умер.
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.וישאהו ויביאהו אל אמו וישב על ברכיה עד הצהרים וימת׃
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.فحمله وأتى به الى امه فجلس على ركبتيها الى الظهر ومات.
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.僕 人 抱 去 、 交 給 他 母 親 、 孩 子 坐 在 母 親 的 膝 上 、 到 晌 午 就 死 了
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.僕人 抱 去 、 交給 他 母親 、 孩子 坐在 母親 的 膝上 、 到 晌午 就 死了
Ve annesini getirme nedeni 6 yaşındaki çocuğun annesine okuma ve yazmayı öğretmesiydi.그 아이가 엄마와 함께 온 이유는 6살 아이가 그녀의 엄마에게
Ve annesini getirme nedeni 6 yaşındaki çocuğun annesine okuma ve yazmayı öğretmesiydi.A důvod, proč s ní jela je ten, že šestileté dítě učilo svoji matku číst a psát.
Ve annesini getirme nedeni 6 yaşındaki çocuğun annesine okuma ve yazmayı öğretmesiydi.Dan alasan dia membawa ibunya adalah anak berusia enam tahun ini telah mengajari ibunya membaca dan menulis.
Ve annesini getirme nedeni 6 yaşındaki çocuğun annesine okuma ve yazmayı öğretmesiydi.De reden waarom ze dat deed, is dat dit kind van zes haar moeder had leren lezen en schrijven.
Ve annesini getirme nedeni 6 yaşındaki çocuğun annesine okuma ve yazmayı öğretmesiydi.És azért hozta el az édesanyját, mert ez a hatéves gyerek tanította az anyukáját írni és olvasni.
Ve annesini getirme nedeni 6 yaşındaki çocuğun annesine okuma ve yazmayı öğretmesiydi.Şi motivul pentru care a adus-o este că acest copil de şase ani şi-a învăţat mama să citească şi să scrie.
Ve annesini getirme nedeni 6 yaşındaki çocuğun annesine okuma ve yazmayı öğretmesiydi.Và lý do mà nó mang cho mẹ đó là đứa trẻ 6 tuổi này đang dạy mẹ nó cách đọc và viết.
Ve annesini getirme nedeni 6 yaşındaki çocuğun annesine okuma ve yazmayı öğretmesiydi.Y el motivo por el que la trajo es que ese niño de seis años estaba enseñandole a su madre a leer y escribir.
Ve annesini getirme nedeni 6 yaşındaki çocuğun annesine okuma ve yazmayı öğretmesiydi.И привела она её потому, что этот шестилетний ребёнок учил свою маму читать и писать.
Ve annesini getirme nedeni 6 yaşındaki çocuğun annesine okuma ve yazmayı öğretmesiydi.І причина, з якої вона взяла свою матір у тому, що це шестирічне дитя навчало свою маму читати й писати.
Ve annesini getirme nedeni 6 yaşındaki çocuğun annesine okuma ve yazmayı öğretmesiydi.Причината да доведе майка си беше, че шестгодишното дете учеше майка си да чете и пише.
Ve annesini getirme nedeni 6 yaşındaki çocuğun annesine okuma ve yazmayı öğretmesiydi.והסיבה לכך היא שהילדה הזאת בת השש לימדה את אמא שלה
Ve annesini getirme nedeni 6 yaşındaki çocuğun annesine okuma ve yazmayı öğretmesiydi.وسبب جلبها لأمها أن هذه الطفلة ذات الست سنوات كانت تعلّم والدتها
Ve annesini getirme nedeni 6 yaşındaki çocuğun annesine okuma ve yazmayı öğretmesiydi.この6歳の少女が、母親に 読み書きの仕方を 教えていたからなのです
Ve bu korkunç bir sahneydi. Derek annesine bağırırken ağlamaklı.ホールに声が響きます 「ママ もう駄目なんだ」
Ve kız annesine bakmaktan yorgun düşmüştü.A lány ki volt merülve az anyja ápolásától.
Ve kız annesine bakmaktan yorgun düşmüştü.Dan anak perempuannya kelelahan karena merawat ibunya.
Ve kız annesine bakmaktan yorgun düşmüştü.De dochter was uitgeput door het zorgen voor haar moeder.
Ve kız annesine bakmaktan yorgun düşmüştü.E a filha estava exausta de cuidar da mãe.
Ve kız annesine bakmaktan yorgun düşmüştü.Et la fille était épuisée par les soins qu'elle apportait à sa mère.
Ve kız annesine bakmaktan yorgun düşmüştü.I córka była tą opieką wyczerpana.
Ve kız annesine bakmaktan yorgun düşmüştü.Il compito di accudire sua madre stava sfinendo la figlia.
Ve kız annesine bakmaktan yorgun düşmüştü.딸은 어머니를 간호하느라 녹초가 되었죠.
Ve kız annesine bakmaktan yorgun düşmüştü.Og datteren var udmattet af at tage sig af sin mor.
Ve kız annesine bakmaktan yorgun düşmüştü.Și fiica ei era extenuată din cauza îngrijirii mamei ei.
Ve kız annesine bakmaktan yorgun düşmüştü.Tá bola zo starostlivosti o svoju matku vyčerpaná.
Ve kız annesine bakmaktan yorgun düşmüştü.Und die Tochter war entkräftet durch die Pflege ihrer Mutter.
Ve kız annesine bakmaktan yorgun düşmüştü.Và cô con gái kiệt quệ vì chăm sóc cho mẹ.
Ve kız annesine bakmaktan yorgun düşmüştü.Y la hija estaba agotada de cuidar a su madre.
Ve kız annesine bakmaktan yorgun düşmüştü.Η κόρη ήταν εξουθενωμένη από την μέριμνα για τη μητέρα της.
Ve kız annesine bakmaktan yorgun düşmüştü.Дъщерята беше изтощена от грижи за майка си.
Ve kız annesine bakmaktan yorgun düşmüştü.И от ухода за матерью, та была на грани истощения.
Ve kız annesine bakmaktan yorgun düşmüştü.היא טופלה
Ve kız annesine bakmaktan yorgun düşmüştü.وكانت الإبنة مرهقة من العناية بأمها.
Ve kız annesine bakmaktan yorgun düşmüştü.そして娘さんの夫もまた
Ve küçük kız makineden çıktığında annesine koşup,A když se ta holčička vrátila ze skeneru, utíkala přímo k mámě a řekla,
Ve küçük kız makineden çıktığında annesine koşup,A keď sa malé dievčatko z vyšetrenia vrátilo, utekalo za mamou a povedalo
Ve küçük kız makineden çıktığında annesine koşup,Dan saat si gadis kecil itu keluar dia berlari ke ibunya dan berkata,
Ve küçük kız makineden çıktığında annesine koşup,És amikor a kislány kijött a vizsgálatról, odaszaladt az édesanyjához és azt mondta,
Ve küçük kız makineden çıktığında annesine koşup,Gdy wyszła ze skanera podbiegła do mamy i powiedziała:
Ve küçük kız makineden çıktığında annesine koşup,Khi cô bé nhỏ quét xong chạy đến với mẹ của mình và nói,
Ve küçük kız makineden çıktığında annesine koşup,그 어린 여자아이가 검사를 받고 나오면서 엄마에게 달려가 큰소리로 그러는 거에요.
Ve küçük kız makineden çıktığında annesine koşup,Och när den lilla flickan kom ut från skanningen sprang hon till sin mamma och sa:
Ve küçük kız makineden çıktığında annesine koşup,Quando ela saiu do exame, correu para a mãe e disse:
Ve küçük kız makineden çıktığında annesine koşup,Quando la bambina uscì, corse dalla mamma e disse
Ve küçük kız makineden çıktığında annesine koşup,Și când fetița a ieșit din aparat, a fugit la mama ei și a spus:
Ve küçük kız makineden çıktığında annesine koşup,Toen het meisje uit de scan kwam, rende ze naar haar moeder en zei: