Ana içeriğe geç
Sözlük

annesine ile cümle

annesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ben Motty asılmış varsa, annesine rapor verecek ve o geçecek叔母アガサ、と私はその後何が起こるかを考えて好きではなかった。
Bir diğer örnek de, bir çocuğun parmaklarını reçele bulayıp, annesine " yapışkan oldu" demesidir.또 다른 예로, 잼을 가지고 있는 아이가 손가락을 닦으면서 엄마에게 말했습니다. "모두 다
Bir prenses annesine benziyor muyum?J'ai l'air de la mère d'une princesse ? Tu n'en as pas que l'air.
Bir prenses annesine benziyor muyum?Úgy nézek ki, mint a hercegnő anyja?
Bir prenses annesine benziyor muyum?هل اشبه ام الاميرة؟
Biz turnuva yöneticisinin 12 yaşındaki bir kıza ve annesine davranışı karşısında tamamıyla TİKSİNDİK.Estamos absolutamente ENOJADOS por el trato del Director del Torneo a una niña de 12 años y su madre.
Biz turnuva yöneticisinin 12 yaşındaki bir kıza ve annesine davranışı karşısında tamamıyla TİKSİNDİK.Мы безусловно ВОЗМУЩЕНЫ обращением директора турнира с 12-летней девочкой и её матерью.
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.Aku mengatakannya pada Yon-hwa... ...dan dia memberitahu Ibunya.
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.I-am spus asta lui Yon-hwa, iar ea i-a spus mamei ei.
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.Ik heb dat aan Yon-hwa verteld, en zij vertelde dat aan de moeder.
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.Je l'ai dit à Yon-hwa, qui l'a dit à cette mère.
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.Powiedziałem to Yon-hwa, a ona powiedziała to matce.
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.Řekl jsem to Yon-hwa, a ona to řekla jeho matce.
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.Se lo dije a Yon-hwa, y ella, a su vez, a la madre del fallecido.
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.Tôi đả nói điều đó với Yon-hwa, và cô ấy đã nói với mẹ anh ta.
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.To sem povedal Yon-hwa, ona pa njegovi materi.
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.Казах това на Йон-Ха, и тя повика майка му.
Bunu Yon-hwa'ya söyledim, o da ruhun annesine söyledi.,אמרתי זאת ליון-אווה .והיא אמרה לאמו
Bu resim bebeği kucağıma alıp annesine getirmemden saniyeler sonra çekildi.Această poză a fost chiar la câteva secunde după ce bebeluşul a fost pus în mâinile mele şi l-am adus.
Bu resim bebeği kucağıma alıp annesine getirmemden saniyeler sonra çekildi.Deze foto is van letterlijk een paar seconden later, de baby werd in mijn handen gelegd en ik bracht hem mee.
Bu resim bebeği kucağıma alıp annesine getirmemden saniyeler sonra çekildi.Ez a kép szó szerint néhány pillanattal az után készült, hogy a babát a kezembe adták, és én átvettem.
Bu resim bebeği kucağıma alıp annesine getirmemden saniyeler sonra çekildi.Gambar ini diambil beberapa detik kemudian bayi itu ada di tangan saya dan saya membawanya.
Bu resim bebeği kucağıma alıp annesine getirmemden saniyeler sonra çekildi. Gözlerimizdeki ışıltıya bakın.Ta slika je nastala točno par sekund za tem, ko sem ga imel v naročju in ga spet predal.
Bu resim bebeği kucağıma alıp annesine getirmemden saniyeler sonra çekildi.이 사진은 아기가 제 팔에 안기고 나서 제가 아들을 이리 데려온지 말 그대로 몇 초후에 찍은 것입니다.
Bu resim bebeği kucağıma alıp annesine getirmemden saniyeler sonra çekildi.La photo date de quelques secondes après que le bébé soit mis dans mes bras et que je lui apporte.
Bu resim bebeği kucağıma alıp annesine getirmemden saniyeler sonra çekildi.Táto fotka bola urobená doslova niekoľko sekúnd po tom, ako mi dali dieťa do rúk a ja som ho priniesol.
Bu resim bebeği kucağıma alıp annesine getirmemden saniyeler sonra çekildi.Tento obrázek je,.. řekněme, po několika vteřinách kdy mi dali dítě do rukou a já ho přinesl.
Bu resim bebeği kucağıma alıp annesine getirmemden saniyeler sonra çekildi.To zdjęcie było zrobione dosłownie kilka sekund po tym jak dziecko znalazło się w moich rękach.
Bu resim bebeği kucağıma alıp annesine getirmemden saniyeler sonra çekildi.Αυτή η εικόνα είναι από πραγματικά λίγα δευτερόλεπτα μετά που το μωρό τοποθετήθηκε στα χέρια μου και το έφερα.
Bu resim bebeği kucağıma alıp annesine getirmemden saniyeler sonra çekildi.Тази снимка е от буквално няколко секунди след това, бебето бе поставено в ръцете ми и аз го отнесох.
Bu resim bebeği kucağıma alıp annesine getirmemden saniyeler sonra çekildi.התמונה הזו צולמה ממש שניות אחרי שהתינוק הונח בידי ואני הבאתי אותו.
Bu resim bebeği kucağıma alıp annesine getirmemden saniyeler sonra çekildi.ان هذه الصورة تتبع عملية الولادة بثواني وكان الطفل بين يدي .. واحضرته إلى زوجتي
Bu resim bebeği kucağıma alıp annesine getirmemden saniyeler sonra çekildi.私が彼を抱いてきて撮ったものなのですが ご覧の通り私たちの目は輝き
Çok memnunumki annesine şunu demek zorunda kalmadı,저는 제 딸이 엄마에게 "아버지가 계셨으면 좋았을 텐데요"
Çok memnunumki annesine şunu demek zorunda kalmadı,אני הייתי כל כך מאושר שהיא לא נאלצה לומר לאימה,
Çok memnunumki annesine şunu demek zorunda kalmadı,كنت سعيد للغاية لأنها لم تكن مضطرة أن تقول لأمها ،
Çok memnunumki annesine şunu demek zorunda kalmadı,言わせずに済んで、本当によかったと思ったのです。
Derek annesine bağırırken ağlamaklı.Derek está llorando mientras grita a su madre.
Derek annesine bağırırken ağlamaklı.Derek plânge și țipă la mama lui.
Derek annesine bağırırken ağlamaklı.Дерек, в слезах, кричал на свою мать.
Eve vardığımızda Min annesine başka bir hediye daha verdi:După ce am ajuns acasă, Min i-a dat mamei ei alt cadou: o poșetă roz Dooney & Bourke.
Eve vardığımızda Min annesine başka bir hediye daha verdi:집에 도착한 후에 Min은 어머니께
Eve vardığımızda Min annesine başka bir hediye daha verdi:אחרי שהגענו, מין נתנה גם לאימה מתנה:
Eve vardığımızda Min annesine başka bir hediye daha verdi:بعد وصولنا البيت،Min أعطت والدتها هدية أخرى:
Eve vardığımızda Min annesine başka bir hediye daha verdi:ピンクのDooney&Bourke のバッグです
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Cô ấy không muốn nói kiểu như, "Mẹ già rồi không thể lái được nữa."
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Elle ne veut pas dire "tu es trop vieille pour conduire."
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Hon vill inte få det att låta som, "Du är för gammal för att köra bil".
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Hun vil nødigt signalere: "Du er for gammel til at køre bil".
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.그녀는 "엄마는 운전하기엔 너무 늙었어." 와 같은 말은 하기 싫었거든요.
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Não quer ser, tipo: "Estás demasiado velha para guiar".
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Nie chce powiedzieć, "Jesteś za stara na prowadzenie."
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Nu vrea să sune ca: "Ești prea bătrână ca să conduci."
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Sie möchte jetzt nicht gleich ein "Du bist zu alt zum Fahren" ablassen.
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Δεν θέλει να πει: "Είσαι πολύ μεγάλη για να οδηγείς."
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Не иска да излезе, като че ли казва: "Ти си твърде стара, за да караш."
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.Она не хочет подчёркивать: "Ты уже очень старая, чтобы водить".
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.היא לא רוצה להגיד משהו כמו, "את זקנה מדי לנהוג."
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.لم ترد أن تكون مثل ، "أنتي كبيرة جداً على القيادة "
Hasta evden içeri girer... ...annesine ve kardeşlerine...A doente entrou em casa e disse à mãe e aos irmãos:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod