Hasta evden içeri girer... ...annesine ve kardeşlerine...De patiënte ging het huis in en zei tegen haar moeder, broers en zussen:
Hasta evden içeri girer... ...annesine ve kardeşlerine...Die Patientin betrat das Haus und sagte zur Mutter und zu den Geschwistern:
Hasta evden içeri girer... ...annesine ve kardeşlerine...Et la patiente est entrée dans la maison et a dit à sa mère et à ses frères et soeurs,
Hasta evden içeri girer... ...annesine ve kardeşlerine...그 환자가 집에 가서, 엄마와 형제들에게 이렇게 말했습니다.
Hasta evden içeri girer... ...annesine ve kardeşlerine...La paziente entrò in casa e disse a sua madre e ai suoi fratelli,
Hasta evden içeri girer... ...annesine ve kardeşlerine...Pacienta a păşit în casă şi le-a spus mamei şi fraţilor ei:
Hasta evden içeri girer... ...annesine ve kardeşlerine...Pacjentka weszła do domu i powiedziała matce i rodzeństwu:
Hasta evden içeri girer... ...annesine ve kardeşlerine...Và người bệnh nhân đã bước vào trong nhà và đã nói với mẹ và anh chị em của cô ấy,
Hasta evden içeri girer... ...annesine ve kardeşlerine...Y la paciente entró a la casa y le dijo a su madre y hermanos:
Hasta evden içeri girer... ...annesine ve kardeşlerine...И пациентката влязла в къщата и казала на майка си, и на братята и сестрите си,
Hasta evden içeri girer... ...annesine ve kardeşlerine...Пациентка вошла в дом и сказала матери, братьям и сестрам:
Hasta evden içeri girer... ...annesine ve kardeşlerine...והמטופלת נכנסה אל הבית ואמרה לאמא ולאחים שלה,
Hasta evden içeri girer... ...annesine ve kardeşlerine...و دخلت المريضة إلى المنزل و قالت لأمها و إخوانها،
Hasta evden içeri girer... ...annesine ve kardeşlerine...「私はHIVに感染している」 と母親 兄弟に打ち明けたのです
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.Ai nấy phải tôn kính cha mẹ mình và giữ những ngày sa-bát ta: Ta là Giê-hô-va Ðức Chúa Trời của các ngươi.
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.Ai_nấy phải tôn_kính cha_mẹ mình và giữ những ngày sa - bát ta : Ta là Giê-hô-va Ðức_Chúa_Trời của các ngươi .
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim."'Cada uno de vosotros respete a su madre y a su padre. "'Guardad mis sábados. Yo, Jehovah, vuestro Dios
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.Chacun de vous respectera sa mère et son père, et observera mes sabbats. Je suis l`Éternel, votre Dieu.
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.Ein jeglicher fürchte seine Mutter und seinen Vater. Haltet meine Feiertage; denn ich bin der HERR, euer Gott.
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.I skal frygte hver sin Moder og sin Fader, og mine Sabbater skal I holde. Jeg er HERREN eders Gud!
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.I skal ha ærefrykt enhver for sin mor og sin far, og I skal holde mine sabbater; jeg er Herren eders Gud.
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.Jeden každý matky své a otce svého báti se budete. A sobot mých ostříhejte, nebo já jsem Hospodin Bůh váš.
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.Jokainen teistä peljätköön äitiänsä ja isäänsä, ja pitäkää minun sapattini. Minä olen Herra, teidän Jumalanne.
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.Každý sa budete báť svojej matky a svojho otca, a budete ostríhať moje soboty. Ja som Hospodin, váš Bôh.
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.너희 각 사람은 부모를 경외하고 나의 안식일을 지키라 나는 너희 하나님 여호와니라
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.Ognuno rispetti sua madre e suo padre e osservi i miei sabati. Io sono il Signore, vostro Dio
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.Temerá cada um a sua mãe e a seu pai; e guardareis os meus sábados. Eu sou o Senhor vosso Deus.
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.U moet uw vader en moeder eren en mijn sabbatswet gehoorzamen, want Ik ben de HERE, uw God.
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.Var och en av eder frukte sin moder och sin fader. Mina sabbater skolen I hålla. Jag är HERREN, eder Gud.
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.Vsak se boj matere svoje in očeta svojega, in sobote moje praznujte. Jaz sem GOSPOD, Bog vaš.
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.Бойтесь каждый матери своей и отца своего и субботы Мои храните. ЯГосподь, Бог ваш.
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.Да се боите всеки от майка си и от баща си; и съботите Ми да пазите. Аз съм Господ вашият Бог.
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.איש אמו ואביו תיראו ואת שבתתי תשמרו אני יהוה אלהיכם׃
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.تهابون كل انسان امه واباه وتحفظون سبوتي. انا الرب الهكم.
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.你 們 各 人 都 當 孝 敬 父 母 . 也 要 守 我 的 安 息 日 . 我 是 耶 和 華 你 們 的 神
‹‹ ‹Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız RAB benim.你 們 各 人 都 當 孝敬 父母 . 也 要 守 我 的 安息日 . 我 是 耶和華 你 們的神
İlyas çocuğu yukarı odadan indirip annesine verirken, ‹‹İşte oğlun yaşıyor!›› dedi.A vzav Eliáš dítě, snesl je z síně do domu, a dal je matce jeho. I řekl Eliáš: Pohleď, syn tvůj živ jest.
İlyas çocuğu yukarı odadan indirip annesine verirken, ‹‹İşte oğlun yaşıyor!›› dedi.Elia nam hem mee naar beneden en gaf hem aan zijn moeder. "Kijk, hij leeft", zei hij.
İlyas çocuğu yukarı odadan indirip annesine verirken, ‹‹İşte oğlun yaşıyor!›› dedi.Ê-li bồng đứa trẻ, đi xuống lầu, vào trong nhà dưới, giao cho mẹ nó mà nói rằng: Hãy xem, con nàng sống.
İlyas çocuğu yukarı odadan indirip annesine verirken, ‹‹İşte oğlun yaşıyor!›› dedi.엘리야가 그 아이를 안고 다락에서 방으로 내려가서 그 어미에게 주며 이르되 보라 네 아들이 살았느니라
İlyas çocuğu yukarı odadan indirip annesine verirken, ‹‹İşte oğlun yaşıyor!›› dedi.Og Elias tok barnet og bar det fra loftet ned i huset og gav det til dets mor; og han sa: Se, din sønn lever.
İlyas çocuğu yukarı odadan indirip annesine verirken, ‹‹İşte oğlun yaşıyor!›› dedi.И взял Илия отрока, и свел его из горницы в дом, и отдал его матери его, и сказал Илия: смотри, сын твой жив.
İlyas çocuğu yukarı odadan indirip annesine verirken, ‹‹İşte oğlun yaşıyor!›› dedi.ויקח אליהו את הילד וירדהו מן העליה הביתה ויתנהו לאמו ויאמר אליהו ראי חי בנך׃
İlyas çocuğu yukarı odadan indirip annesine verirken, ‹‹İşte oğlun yaşıyor!›› dedi.فاخذ ايليا الولد ونزل به من العلية الى البيت ودفعه لامه. وقال ايليا انظري. ابنك حيّ.
İlyas çocuğu yukarı odadan indirip annesine verirken, ‹‹İşte oğlun yaşıyor!›› dedi.以 利 亞 將 孩 子 從 樓 上 抱 下 來 、 進 屋 子 、 交 給 他 母 親 、 說 、 看 哪 、 你 的 兒 子 活 了
İlyas çocuğu yukarı odadan indirip annesine verirken, ‹‹İşte oğlun yaşıyor!›› dedi.以利 亞將 孩子 從樓 上 抱 下來 、 進 屋子 、 交給 他 母親 、 說 、 看 哪 、 你 的 兒子 活了
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.A keď videl Ježiš matku aj učeníka, ktorého miloval, že stojí tam, povedal svojej matke: Ženo, hľa, tvoj syn!
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.Jésus, voyant sa mère, et auprès d`elle le disciple qu`il aimait, dit à sa mère: Femme, voilà ton fils.
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.Jezus zag Zijn moeder staan bij Johannes, Zijn beste vriend.
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.예수께서 그 모친과 사랑하시는 제자가 곁에 섰는 것을 보시고 그 모친께 말씀하시되 여자여 보소서 아들이니이다 하시고
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.Tedy Ježíš uzřev matku a učedlníka tu stojícího, kteréhož miloval, řekl k matce své: Ženo, aj, syn tvůj.
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.Иисус, увидев Матерь и ученика тут стоящего, которого любил, говорит Матери Своей: Жено! се, сын Твой.
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.Ісус же, побачивши матір і ученика стоячого коло неї, котрого любив, рече до матери своєї: Жено, ось син твій.
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.וירא ישוע את אמו ואת תלמידו אשר אהב עמדים אצלו ויאמר אל אמו אשה הנה זה בנך׃
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.فلما رأى يسوع امه والتلميذ الذي كان يحبه واقفا قال لامه يا امرأة هوذا ابنك.
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.耶 穌 見 母 親 和 他 所 愛 的 那 門 徒 站 在 旁 邊 、 就 對 他 母 親 說 、 母 親 、 〔 原 文 作 婦 人 〕 看 你 的 兒 子
İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine, ‹‹Anne, işte oğlun!›› dedi.耶穌見 母親 和 他所愛 的 那 門徒 站在 旁邊 、 就 對 他 母親說 、 母親 、 〔 原文 作 婦人 〕 看 你 的 兒子
Kardeş annesine koştu ve alnında düzenledi.A irmã correu para a mãe dela e segurou-lhe a testa.
Kardeş annesine koştu ve alnında düzenledi.A nővér sietett át az édesanyja tartotta a homlokát.
Kardeş annesine koştu ve alnında düzenledi.Chị vội vã với mẹ mình và tổ chức trán.