O sizin anneniz ya da kızkardeşiniz olabilirdi" diyen... ...bir afiş astılar.Lahko bi bila tvoja sestra ali mati" čeprav mati ne zveni najbolje pa sem predlagala "sorodnica".
O sizin anneniz ya da kızkardeşiniz olabilirdi" diyen... ...bir afiş astılar.Pomyślałam że "matką" nie jest na miejscu i zasugerowałam "kuzynką".
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.(49:20) сидишь и говоришь на брата твоего, на сына матери твоей клевещешь;
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.Du sidder og skænder din Broder, bagtaler din Moders Søn;
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.Du sitter där och förtalar din broder, din moders son lastar du!
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.Du sitter og taler imot din bror, du baktaler din mors sønn.
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.Du sitzest und redest wider deinen Bruder; deiner Mutter Sohn verleumdest du.
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.Engkau terus memfitnah saudaramu, dan mengata-ngatai saudara kandungmu
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.앉아서 네 형제를 공박하며 네 어미의 아들을 비방하는도다
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.Leülsz és felebarátodra beszélsz, anyád fiát is megszidalmazod.
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.Ngươi ngồi nói chuyện hành anh em ngươi, Gièm chê con trai của mẹ ngươi.
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.Ngươi ngồi nói_chuyện hành anh_em ngươi , Gièm chê con_trai của mẹ ngươi .
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.Sedé obrekuješ svojega brata, matere svoje sina spravljaš v sramoto.
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.Sinä istut ja puhut veljeäsi vastaan, sinä panettelet äitisi poikaa.
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.Stai şi vorbeşti împotriva fratelui tău, cleveteşti pe fiul mamei tale.
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.Ti siedi, parli contro il tuo fratello, getti fango contro il figlio di tua madre
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.Tomas asiento y hablas contra tu hermano; contra el hijo de tu madre arrojas infamia
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.Tu t`assieds, et tu parles contre ton frère, Tu diffames le fils de ta mère.
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.Tu te sentas a falar contra teu irmão; difamas o filho de tua mãe.
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.U keert zich zelfs tegen uw eigen broer; u roddelt over uw moeders andere zoon.
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.Usadzujúc sa hovoríš proti svojmu bratovi a na syna svojej matky vrháš potupu.
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.Usazuješ se, a mluvíš proti bratru svému, a na syna matky své lehkost uvodíš.
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.Zasiadłszy mówisz przeciwko bratu twemu, a lżysz syna matki twojej.
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.Καθημενος λαλεις κατα του αδελφου σου βαλλεις σκανδαλον κατα του υιου της μητρος σου.
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.Като седиш, говориш против брата си; Разсяваш клетвата против сина на майка си.
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.תשב באחיך תדבר בבן אמך תתן דפי׃
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.تجلس تتكلم على اخيك. لابن امك تضع معثرة.
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.你 坐 著 毀 謗 你 的 兄 弟 、 讒 毀 你 親 母 的 兒 子
Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.你 坐 著毀謗 你 的 兄弟 、 讒毀 你 親母 的 兒子
Öyle mi? Annenin doğumgünü? 12 - 18 - 82?Τα γενέθλια της μαμάς σου; 12 - 18 - 82;
Öyle mi? Annenin doğumgünü? 12 - 18 - 82?День рождения мамы?
Öyle mi? Annenin doğumgünü?82年12月18日?
O yüzden Facebook hesabınızda dikkatli olun. Anneniz size dikkatli olmanızı söyledi.Тож будьте обережні з аккаунтом на Facebook -- ваша мама казала вам, будьте обережні.
O zamanlarda anneniz daima haklıydı.이 모든 시간이 그렇습니다. 여러분의 어머니가 옳았습니다.
O zamanlarda anneniz daima haklıydı.והיא שכל הזמן האמהות שלכם צדקו.
O zamanlarda anneniz daima haklıydı.وأن طوال هذا الوقت، كانت والدتك على حق.
O zamanlarda anneniz daima haklıydı.母親は正しかったということです 「野菜も食べなさい!」
"Peki nineciğim." dedim. "Senden ilk isteğim, anneni hep sevmen."Está bem, Mamã." " A primeira coisa que quero que me prometas
Prenses... Anneniz bunu size gönderdi.Υψηλοτάτη, αυτό το έστειλε η μητέρα σας, για εσάς.
Prenses... Anneniz bunu size gönderdi.جلالتك, امك ارسلت هذا لك
Sadece acı verici olmakla kalmaz, pekçok bebeğin ve annenin ölümüne neden olur.고통스러울 뿐만 아니라 많은 아이가 죽고 많은 산모가 죽는
Sadece acı verici olmakla kalmaz, pekçok bebeğin ve annenin ölümüne neden olur.To bolesne, a co więcej, to przyczyna śmierci wielu noworodków i matek,
Sadece acı verici olmakla kalmaz, pekçok bebeğin ve annenin ölümüne neden olur.ולא רק שזה כואב, זה גם ממית הרבה תינוקות, והרבה אימהות,
Sadece acı verici olmakla kalmaz, pekçok bebeğin ve annenin ölümüne neden olur.ولكنها ليست فقط مؤلمة .. بل تقتل الكثير من الأطفال وتقتل الكثير من الأمهات
Sadece acı verici olmakla kalmaz, pekçok bebeğin ve annenin ölümüne neden olur.たくさんの母親も命を落とします 生産にとても高く付きます
Sadece sevgilinin bildiği ve annenin yapamadığı şeyler.Cosas que solo una amante sabe y una madre no puede hacer.
Sadece sevgilinin bildiği ve annenin yapamadığı şeyler.Cose che solo un'amante conosce e che una madre non puō darti.
Sadece sevgilinin bildiği ve annenin yapamadığı şeyler.Πράγματα που μόνο μια ερωμένη μπορεί κι όχι μια μητέρα.
Sadece sevgilinin bildiği ve annenin yapamadığı şeyler.Вещам, которые знает только любовница, но не мать.
Sana öğretebileceğim daha çok şey var. Sadece sevgilinin bildiği ve annenin yapamadığı şeyler.Je vais t'apprendre plein de choses que seule une amoureuse peut apprendre.
Sana yaşam veren babanın sözlerine kulak ver, Yaşlandığı zaman anneni hor görme.Ascolta tuo padre che ti ha generato, non disprezzare tua madre quando è vecchia
Sana yaşam veren babanın sözlerine kulak ver, Yaşlandığı zaman anneni hor görme.Asculă pe tatăl tău, care te -a născut, şi nu nesocoti pe mamă-ta, cînd a îmbătrînit.
Sana yaşam veren babanın sözlerine kulak ver, Yaşlandığı zaman anneni hor görme.Écoute ton père, lui qui t`a engendré, Et ne méprise pas ta mère, quand elle est devenue vieille.
Sana yaşam veren babanın sözlerine kulak ver, Yaşlandığı zaman anneni hor görme.Escucha a tu padre, que te engendró; y cuando tu madre envejezca, no la menosprecies
Sana yaşam veren babanın sözlerine kulak ver, Yaşlandığı zaman anneni hor görme.Gehorche deinem Vater, der dich gezeugt hat, und verachte deine Mutter nicht, wenn sie alt wird.
Sana yaşam veren babanın sözlerine kulak ver, Yaşlandığı zaman anneni hor görme.Hallgasd a te atyádat, a ki nemzett téged; és meg ne útáld a te anyádat, mikor megvénhedik.
Sana yaşam veren babanın sözlerine kulak ver, Yaşlandığı zaman anneni hor görme.Hãy nghe lời cha đã sanh ra con , Chớ khinh_bỉ mẹ_con khi người trở_nên già_yếu .
Sana yaşam veren babanın sözlerine kulak ver, Yaşlandığı zaman anneni hor görme.Hãy nghe lời cha đã sanh ra con, Chớ khinh bỉ mẹ con khi người trở nên già yếu.
Sana yaşam veren babanın sözlerine kulak ver, Yaşlandığı zaman anneni hor görme.Hør din Fader, som avlede dig, ringeagt ikke din gamle Moder!
Sana yaşam veren babanın sözlerine kulak ver, Yaşlandığı zaman anneni hor görme.Hör din fader, som har fött dig, och förakta icke din moder, när hon varder gammal.