Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Hør, min sønn, på din fars tilrettevisning og forlat ikke din mors lære!
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Hør, min Søn, på din Faders Tugt, opgiv ikke din Moders Belæring.
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.내 아들아 네 아비의 훈계를 들으며 네 어미의 법을 떠나지 말라
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Kuule, poikani, isäsi kuritusta äläkä hylkää äitisi opetusta,
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Mein Kind, gehorche der Zucht deines Vaters und verlaß nicht das Gebot deiner Mutter.
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Mijn zoon, luister naar de wijze lessen van je vader. Zoek je houvast in wat je moeder je geleerd heeft.
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Perhatikanlah apa yang dikatakan ayah ibumu kepadamu, anakku
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Poslouchej, synu můj, cvičení otce svého, a neopouštěj naučení matky své.
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Poslúchaj, môj synu, kázeň svojho otca a neopusti naučenia svojej matky.
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Poslušaj, sin moj, očeta svojega pouk in ne zametuj nauka matere svoje:
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Słuchaj, synu mój! ćwiczenia ojca twego, a nie opuszczaj nauki matki twojej.
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Ακουε, υιε μου, την διδασκαλιαν του πατρος σου, και μη απορριψης τον νομον της μητρος σου.
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Сине мой, слушай поуката на баща си, И не отхвърляй наставлението+ на Майка си,
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Слушай, сын мой, наставление отца твоего и не отвергай завета матери твоей,
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.שמע בני מוסר אביך ואל תטש תורת אמך׃
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.اسمع يا ابني تأديب ابيك ولا ترفض شريعة امك.
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.我 兒 、 要 聽 你 父 親 的 訓 誨 、 不 可 離 棄 你 母 親 的 法 則 〔 或 作 指 教 〕
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.我兒 、 要聽 你 父親 的 訓誨 、 不 可 離棄 你 母親 的 法則 〔 或 作 指教 〕
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.A partir de là, j'ai été élevée en tant qu'enfant unique par une mère célibataire.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Da allora in poi, sono stata cresciuta come figlia unica di madre singola.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Dali em diante, fui criada como filha única por uma mãe solteira.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Därefter uppfostrades jag som enda barn till en ensamstående mor.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.De ahí en adelante, fui criada como hija única por una madre soltera.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.De atunci încolo am fost crescută ca un copil unic de către o mamă singură.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Ettől kezdve egy egyedülálló anya, egyke gyermekeként nevelkedtem.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.그때로부터 전 홀어머니 밑에서 외동딸로서 자랐어요.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Od tamtej pory byłam wychowywana, jako jedynaczka przez samotną matkę.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Od té chvíle mě jako jedináčka vychovávala svobodná matka.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Sejak itu, saya dibesarkan sebagai anak satu-satunya dari orang tua tunggal.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Từ đó trở đi, tôi được nuôi dạy với tư cách một đứa trẻ của một bà mẹ độc thân.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Vanaf dat ogenblik werd ik opgevoed als enig kind door een alleenstaande moeder.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Von da an wurde ich aufgezogen als einziges Kind einer alleinerziehenden Mutter.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Από εκεί και πέρα, μεγάλωσα ως μοναχοπαίδι μιας μόνης μητέρας.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.Оттогава бях възпитавана като едно дете от самотна майка,
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.С тех пор я росла как единственный ребенок матери-одиночки.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.בשנים הבאות, גדלתי כילדה יחידה לאם חד הורית.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.ومنذ ذلك الحين, نشأت كطفلة وحيدة لأم عزباء.
O günden sonra, bir dul annenin yetiştirdiği tek bir çocuk olarak büyüdüm.シングルマザーに育てられました 70年代初頭のアンカラでは
Onların hikayesi hem bir aile trajedisi hem de bir annenin sonsuz azmi ve sevgisinin öyküsüydü.Su historia era una de una tragedia familiar pero también la determinación y amor sin límites de una madre.
Onların hikayesi hem bir aile trajedisi hem de bir annenin sonsuz azmi ve sevgisinin öyküsüydü.Их история была семейной трагедией, но и историей безграничной материнской решительности и любви.
Onların hikayesi hem bir aile trajedisi hem de bir annenin sonsuz azmi ve sevgisinin öyküsüydü.そこには母親の決意と 限りない愛情に溢れています 人が死ぬというだけで 十分大変なことです
Onun disinda anneniz ne is yapar?Кстати, чем занимается она?
Onun disinda anneniz ne is yapar?מה אמא שלך עושה?
Onun disinda anneniz ne is yapar?ماذا تعمل والدتك؟
Onun disinda anneniz ne is yapar?Apa kerja ibu kamu?
Onun disinda anneniz ne is yapar?Co dělá tvoje matka?
Onun disinda anneniz ne is yapar?Čo robí tvoja matka?
Onun disinda anneniz ne is yapar?Cosa fa tua madre?
Onun disinda anneniz ne is yapar?Cu ce se ocupa mama ta?
Onun disinda anneniz ne is yapar?Kaj počen tvoja mama?
Onun disinda anneniz ne is yapar?Mẹ cô làm gì?
Onun disinda anneniz ne is yapar?Mitä hän tekee?
Onun disinda anneniz ne is yapar?Mivel foglalkozik az édesanyád?
Onun disinda anneniz ne is yapar?Que fait ta mère ?
Onun disinda anneniz ne is yapar?Vad gör din mor?
Onun disinda anneniz ne is yapar?Was macht Ihre Mutter sonst?
Onun disinda anneniz ne is yapar?Τί δουλειά κάνει η μητέρα σου?
Onun disinda anneniz ne is yapar?会長 お客様へ ご挨拶のお時間です
Oraya git ve onlara bir eş ve annenin ne olduğunu göster.Sube y enséñales lo que es una mujer y una madre. ¡Sube!
Oraya git ve onlara bir eş ve annenin ne olduğunu göster.Иди и покажи им, какой должна быть мать и жена.