(Kahkahalar) 17 yıl boyunca sessiz kaldığınızı hayal edin, ve anneniz seyirciler arasından, böyle der.(צחוק) דמיינו לעצמכם, אם שתקתם 17 שנים ונאמר שאמכם הייתה בקהל.
(Kahkahalar) 17 yıl boyunca sessiz kaldığınızı hayal edin, ve anneniz seyirciler arasından, böyle der.(ضحك) تخيل أنك التزمت الصمت طوال 17 سنة وكانت والدتك من بين المستمعين.
(Kahkahalar) 17 yıl boyunca sessiz kaldığınızı hayal edin, ve anneniz seyirciler arasından, böyle der.もしあなたが17年間何も話さなくて 母親が観客席にいたらどうなるか、想像してみてください 父はこう言いました 「それはひとつの-」
Nasıl olur da sen .. Çünkü o ayakkabılar bana annenin hediyesiDeorece sunt un cadou de la mama mea.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Acea mamă are mai multe șanse să își vindece copiii decât orice alt acord de pace.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Aquela mãe tem uma hipótese melhor de curar os filhos que qualquer acordo de paz.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Cette mère a une meilleure chance de guérir ses enfants que n'importe quel accord de paix.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Deze moeder heeft meer kans om haar kinderen te laten helen dan welk vredesverdrag ook.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Diese Mutter hat eine größere Chance ihre Kinder zu heilen, als jedes Friedensabkommen es könnte.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Ennek az anyának jobb esélye van a gyermekeit meggyógyítani, mint bármilyen békemegállapodásnak.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.어머니는 어떤 평화 협약이 할 수 있는 것보다 더 낫게 그 자녀들을 치유할 기회를 가집니다.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.La madre tiene más oportunidades de sanar a sus hijos que cualquier tratado de paz.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Người mẹ có cơ hội tốt hơn để chữa lành cho con cái mình hơn bất kỳ bản hiệp ước hòa bình nào.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Quella madre ha opportunità migliori di guarire i propri figli di qualsiasi accordo di pace.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Tá matka má oveľa väčšiu šancu vyliečiť svoje deti než akákoľvek mierová dohoda.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Ta matka miała lepszą szansę wyleczenia dzieci niż każdy traktakt pokojowy.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Tato matka má lepší šanci vyléčit své děti, než jakákoliv mírová dohoda.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Αυτή η μητέρα έχει μεγαλύτερη πιθανότητα να γιατρέψει τα παιδιά της από κάθε συμφωνία ειρήνης.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Мати здатна сцілити своїх дітей так, як ніяка угода про мир не зможе.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Мать способна исцелить своих детей так, как никакое соглашение о мире не сможет.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Тази майка има по-добър шанс да излекува децата си, отколкото което и да е споразумение за мир.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.לאמא הזאת סיכוי יותר טוב לרפא את ילדיה מאשר כל הסכם שלום.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.هذه الأم لها فرصة أفضل فى شفاء أطفالها أكثر من أي أمل فى إتفاقية سلام .
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.自らの子どもたちを癒せるでしょう 前向きになれる事柄はたくさんあります
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Anakku, lakukanlah apa yang diperintahkan ayahmu, dan jangan lupa akan nasihat-nasihat ibumu
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Bevar, min sønn, din fars bud og forlat ikke din mors lære!
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Figlio mio, osserva il comando di tuo padre, non disprezzare l'insegnamento di tua madre
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Filho meu, guarda o mandamento de, teu pai, e não abandones a instrução de tua mãe;
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Fiule, păzeşte sfaturile tatălui tău, şi nu lepăda învăţătura mamei tale:
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Guarda, hijo mío, el mandamiento de tu padre, y no abandones la instrucción de tu madre
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Hỡi con , hãy giữ lời răn_bảo của cha , Chớ lìa_bỏ các phép_tắc của mẹ_con .
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Hỡi con, hãy giữ lời răn bảo của cha, Chớ lìa bỏ các phép tắc của mẹ con.
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Hrani, sin moj, zapoved očeta svojega in ne zametuj nauka matere svoje;
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.내 아들아 네 아비의 명령을 지키며 네 어미의 법을 떠나지 말고
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Mein Kind, bewahre die Gebote deines Vaters und laß nicht fahren das Gesetz deiner Mutter.
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Mijn zoon, houd je vast aan de geboden die je vader je gaf, aan de wet waarnaar je moeder leefde.
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Min son, bevara din faders bud, och förkasta icke din moders undervisning.
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Min Søn, tag Vare på din Faders Bud, opgiv ikke din Moders Belæring,
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Mon fils, garde les préceptes de ton père, Et ne rejette pas l`enseignement de ta mère.
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Õrizd meg, fiam, atyád parancsolatját, és anyád tanítását el ne hagyd.
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Ostríhaj, môj synu, prikázanie svojho otca a neopusti naučenia svojej matky;
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Ostříhejž, synu můj, přikázaní otce svého, a neopouštěj naučení matky své.
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Säilytä, poikani, isäsi käsky äläkä hylkää äitisi opetusta.
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Strzeżże, synu mój! przykazania ojca twego, a nie opuszczaj nauki matki twojej.
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Υιε μου, φυλαττε την εντολην του πατρος σου, και μη απορριψης τον νομον της μητρος σου.
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Сине, мой, пази заповедта на баща си, И не отстъпвай от наставлението на майка си,
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Сын мой! храни заповедь отца твоего и не отвергай наставления матери твоей;
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.נצר בני מצות אביך ואל תטש תורת אמך׃
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.يا ابني احفظ وصايا ابيك ولا تترك شريعة امك.
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.我 兒 、 要 謹 守 你 父 親 的 誡 命 、 不 可 離 棄 你 母 親 的 法 則 . 〔 或 作 指 教
Oğlum, babanın buyruklarına uy, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.我兒 、 要 謹守 你 父親 的 誡命 、 不 可 離棄 你 母親 的 法則 . 〔 或 作 指教
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Ascolta, figlio mio, l'istruzione di tuo padre e non disprezzare l'insegnamento di tua madre
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Ascultă, fiule, învăţătura tatălui tău, şi nu lepăda îndrumările mamei tale!
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Écoute, mon fils, l`instruction de ton père, Et ne rejette pas l`enseignement de ta mère;
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Escucha, hijo mío, la disciplina de tu padre, y no abandones la instrucción de tu madre
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Filho meu, ouve a instrução de teu pai, e não deixes o ensino de tua mãe.
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Hallgasd, fiam, a te atyádnak erkölcsi tanítását, és a te anyádnak oktatását el ne hagyd.
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Hỡi con , hãy nghe lời khuyên dạy của cha , Chớ bỏ phép_tắc của mẹ_con ;
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Hỡi con, hãy nghe lời khuyên dạy của cha, Chớ bỏ phép tắc của mẹ con;
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.Hör, min son, din faders tuktan, och förkasta icke din moders undervisning.