Bu ebeveynler birlikte yaşasalar da çocuk hakkındaki konularda annenin karar vermesi anlamına gelir.Detta innebär att modern ensam bestämmer om barnets angelägenheter även om föräldrarna bor tillsammans.
Bu ebeveynler birlikte yaşasalar da çocuk hakkındaki konularda annenin karar vermesi anlamına gelir.La mère décide ainsi des affaires de l’enfant bien que les parents vivent ensemble sous le même toit.
Bu ebeveynler birlikte yaşasalar da çocuk hakkındaki konularda annenin karar vermesi anlamına gelir.То есть, даже несмотря на совместное проживание родителей, все решения по делам ребёнка принимает мать.
Bu ebeveynler birlikte yaşasalar da çocuk hakkındaki konularda annenin karar vermesi anlamına gelir.أي أن الأم هي التي تقرر بشأن الأمور المتعلقة بالطفل، على الرغم من أن الوالدين يسكنان معاً.
Bu, genellikle bir çift çocuk sahibi sorun yaşıyorsanız ve annenin yumurta bir demet.Deobicei e vorba de un cuplu ce au probleme în a face un copil, şi vor lua un număr de ovule de la mamă.
Bu, genellikle bir çift çocuk sahibi sorun yaşıyorsanız ve annenin yumurta bir demet.Di solito è una coppia che non riesce ad avere figli, e vengono presi un po' di ovuli dalla madre.
Bu, genellikle bir çift çocuk sahibi sorun yaşıyorsanız ve annenin yumurta bir demet.Esto suele ser la pareja que tiene problemas para tener hijos, y tomaron un grupo de huevos de la capital.
Bu, genellikle bir çift çocuk sahibi sorun yaşıyorsanız ve annenin yumurta bir demet.Je to obvykle pár, který má potíže s početím dítěte, a vezmou několik vajíček z matky.
Bu, genellikle bir çift çocuk sahibi sorun yaşıyorsanız ve annenin yumurta bir demet.수정이 되고 아이로 발달하는 과정에서 여러가지 문제점이 발생할 수 있으므로
Bu, genellikle bir çift çocuk sahibi sorun yaşıyorsanız ve annenin yumurta bir demet.Zwykle para, która ma kłopot z posiadaniem dzieci, decyduje się na pobranie komórek jajowych od matki.
Bu, genellikle bir çift çocuk sahibi sorun yaşıyorsanız ve annenin yumurta bir demet.Обикновено се прави при двойки, които не могат да имат дете.
Bu, genellikle bir çift çocuk sahibi sorun yaşıyorsanız ve annenin yumurta bir demet.בדרך כלל זה קורה אצל זוגות עם בעיות פריון. לוקחים הרבה ביציות.
Bu, genellikle bir çift çocuk sahibi sorun yaşıyorsanız ve annenin yumurta bir demet.أنها عادة ما تكون زوجين هو وجود مشكلة في إنجاب طفل، ويأخذون حفنة من البيض من أصل الأم.
Bu, genellikle bir çift çocuk sahibi sorun yaşıyorsanız ve annenin yumurta bir demet.母からの卵の束を取る。 だから、言わせて多分 10 に 30 を取る
Bu günler annenin kullanacağı izne aktarılamaz.Ces jours de congé ne peuvent pas être transférés à la mère.
Bu günler annenin kullanacağı izne aktarılamaz.Dessa dagar kan inte överföras till modern.
Bu günler annenin kullanacağı izne aktarılamaz.Näitä päiviä ei voi siirtää äidin pidettäväksi.
Bu günler annenin kullanacağı izne aktarılamaz.No cabe la posibilidad de que sea la madre quien haga uso de estos días.
Bu günler annenin kullanacağı izne aktarılamaz.Эти дни не могут быть переданы для использования матери.
Bu günler annenin kullanacağı izne aktarılamaz.من غير الممكن تحويل هذه الأيام إلى الأم لاستخدامها.
Bu günler annenin kullanacağı izne aktarılamaz.父亲的抚育假是育婴假的一部分,供抚育婴儿的父亲使用。父亲的抚育假总共54天,可转让给母亲使用。
Bu günler annenin kullanımına aktarılamaz.Ces journées ne peuvent pas être transférées au profit de la mère.
Bu günler annenin kullanımına aktarılamaz.Dessa dagar kan inte överföras till modern.
Bu günler annenin kullanımına aktarılamaz.Esos días no se pueden transferir a la madre.
Bu günler annenin kullanımına aktarılamaz.Näitä päiviä ei voi siirtää äidin pidettäväksi.
Bu günler annenin kullanımına aktarılamaz.Данные дни не могут быть переданы матери ребёнка.
Bu günler annenin kullanımına aktarılamaz.من غير الممكن تحويل هذه الأيام للأم لتحصل عليها.
Bu homolog kromozom çiftlerinin bir tanesini annenizden, diğerini ise babanızdan alırsınız. -전에 배웠듯이 양쪽 부모님으로부터 하나씩 받은 것들입니다
Bu homolog kromozom çiftlerinin bir tanesini annenizden, diğerini ise babanızdan alırsınız. -وتعلمنا من قبل انك حصلت على كل واحد منهما من والديك.
Bulaşığı bitirdiğinizde, anneniz size sarılıp;Als je klaar bent, geeft je moeder je een knuffel en zegt: "Dank je wel voor je hulp."
Bulaşığı bitirdiğinizde, anneniz size sarılıp; "Bana yardım ettiğin için teşekkür ederim." dedi.Cuando terminas, tu mamá te da un gran abrazo y dice, "Gracias por ayudarme".
Bulaşığı bitirdiğinizde, anneniz size sarılıp; "Bana yardım ettiğin için teşekkür ederim." dedi.Quando avete finito, la mamma vi da un grande abbraccio e vi dice, "Grazie per l'aiuto"
Bulaşığı bitirdiğinizde, anneniz size sarılıp; "Bana yardım ettiğin için teşekkür ederim." dedi.Quand vous avez fini, votre mère vous prend dans ses bras et dit, " Merci de m'avoir aidé. "
Bulaşığı bitirdiğinizde, anneniz size sarılıp; "Bana yardım ettiğin için teşekkür ederim." dedi.عندما انتهيت، أعطتك والدتك عناق كبير وقالت، "شكراً لمساعدتك."
Bulaşığı bitirdiğinizde, anneniz size sarılıp;Danach bekommst du eine große Umarmung von deiner Mutter, die sagt:
Bulaşığı bitirdiğinizde, anneniz size sarılıp;Gdy skończysz, mama mocno cię ściska i mówi:
Bulaşığı bitirdiğinizde, anneniz size sarılıp;당신이 끝냈을 때, 당신의 어머니가 가슴을 활짝열어 포옹하며
Bulaşığı bitirdiğinizde, anneniz size sarılıp;Όταν τελειώσετε, η μαμά σας σάς κάνει μια μεγάλη αγκαλιά και λέει:
Bulaşığı bitirdiğinizde, anneniz size sarılıp;Когда закончили, мама крепко обнимает вас и говорит:
Bulaşığı bitirdiğinizde, anneniz size sarılıp;כשאתם מסיימים, אמא שלכם נותנת לכם חיבוק חזק
Buna bir annenin çocuğunun bu hastalığı ilerleyişini görmesi ve öylece durup yardım edememesi açısından bakın.Devemos vê-la na perspetiva duma mãe, que vê o seu filho com esta doença e não pode fazer nada.
Buna bir annenin çocuğunun bu hastalığı ilerleyişini görmesi ve öylece durup yardım edememesi açısından bakın.천연두는 어머니의 시각으로 봐야 합니다. 천연두에 걸린 아이 곁에서 속수무책으로 지켜보고 있는 어머니의 시선이 필요합니다.
Buna bir annenin çocuğunun bu hastalığı ilerleyişini görmesi ve öylece durup yardım edememesi açısından bakın.Powinniśmy spojrzeć na nią z perspektywy matki, patrzącej bezradnie na chorujące dziecko.
Buna bir annenin çocuğunun bu hastalığı ilerleyişini görmesi ve öylece durup yardım edememesi açısından bakın.Вы должны смотреть на неё глазами матери, наблюдающей беспомощно за развитием этой болезни у её ребёнка.
Buna bir annenin çocuğunun bu hastalığı ilerleyişini görmesi ve öylece durup yardım edememesi açısından bakın.צריך לבחון אותה מהפרספקטיבה של אם המביטה בילד שלה מפתח את המחלה הזו כשהיא חסרת אונים.
Buna bir annenin çocuğunun bu hastalığı ilerleyişini görmesi ve öylece durup yardım edememesi açısından bakın.يجب أن ننظر له من وجهة نظر الأم التي تراقب طفلها يتمكن منه هذا المرض وهي تقف بلا أمل.
Buna bir annenin çocuğunun bu hastalığı ilerleyişini görmesi ve öylece durup yardım edememesi açısından bakın.母親の立場で見てください 1日目 2日目 3日目 4日目 5日目 6日目
Bunu rahmetli annenin kabrine koyacağım.Je le déposerai sur l'autel familial, à la maison, pour montrer à ta mère.
Burada hiç sahte duygu görmeyeceksiniz, sadece ızdırap içinde bir annenin gerçek ifadesi.Aqui não vão ver emoções falsas, apenas a expressão autentica de uma mãe em sofrimento.
Burada hiç sahte duygu görmeyeceksiniz, sadece ızdırap içinde bir annenin gerçek ifadesi.Aquí no verán emociones falsas, sólo la auténtica expresión de la agonía de una madre.
Burada hiç sahte duygu görmeyeceksiniz, sadece ızdırap içinde bir annenin gerçek ifadesi.Di sini Anda akan melihat tidak ada emosi salah, hanya ekspresi asli dari kemarahan seorang ibu.
Burada hiç sahte duygu görmeyeceksiniz, sadece ızdırap içinde bir annenin gerçek ifadesi.Här kommer du inte att få se någon falsk känsla, bara det äkta uttrycket av en mors vånda.
Burada hiç sahte duygu görmeyeceksiniz, sadece ızdırap içinde bir annenin gerçek ifadesi.Her kommer I ikke til at se nogen falske følelser, kun det autentiske udtryk af en moders pine.
Burada hiç sahte duygu görmeyeceksiniz, sadece ızdırap içinde bir annenin gerçek ifadesi.Hier zul je geen valse emotie zien, enkel de authentieke gekweldheid van een moeder.
Burada hiç sahte duygu görmeyeceksiniz, sadece ızdırap içinde bir annenin gerçek ifadesi.Ici vous ne verrez pas d'émotion feinte, rien que l'expression authentique de la souffrance d'une mère.
Burada hiç sahte duygu görmeyeceksiniz, sadece ızdırap içinde bir annenin gerçek ifadesi.Itt nem fognak hamis érzelmeket látni, csak a hiteles kifejezését egy anya szenvedésének.
Burada hiç sahte duygu görmeyeceksiniz, sadece ızdırap içinde bir annenin gerçek ifadesi.여기서 여러분은 거짓된 감정 하나도 없이, 단지 어머니의 분노의 진실된 표현만을 보실겁니다
Burada hiç sahte duygu görmeyeceksiniz, sadece ızdırap içinde bir annenin gerçek ifadesi.Neuvidíte žádné falešné emoce, jen skutečné výrazy mateřské bezmocnosti.
Burada hiç sahte duygu görmeyeceksiniz, sadece ızdırap içinde bir annenin gerçek ifadesi.Nie ma tu fałszywych emocji, tylko autentyczny wyraz matczynej udręki.
Burada hiç sahte duygu görmeyeceksiniz, sadece ızdırap içinde bir annenin gerçek ifadesi.Nu veți vedea emoții false, doar expresia autentică a agoniei unei mame.