Annemin gerçekten bundan hoşlanacağını düşünmüyorum.Маме бы это очень не понравилось.
Annemin gerçekten bundan hoşlanacağını düşünmüyorum.Моїй мамі це не сподобалося б.
Annemin gerçekten bundan hoşlanacağını düşünmüyorum.אני לא ממש יכול לעשות מחקר על סרטן על הדלפק שבמטבח שלי.
Annemin gerçekten bundan hoşlanacağını düşünmüyorum.لن يعجب ذلك أمي في الواقع.
Annemin gerçekten bundan hoşlanacağını düşünmüyorum.そこで その代わりに 研究所で研究しようと決めました
Annemin hayatı kıymetli,bu yüzden bu konu hakkında ne yapabiliriz.Asa isi traieste ea viata, asa ca ce am putea face?
Annemin hayatı kıymetli,bu yüzden bu konu hakkında ne yapabiliriz.¿Dónde está?
Annemin herkese selamý var.Εξαιτίας σου! Να σε πάρει ο διάβολος!
Annemin herkese selamý var.Заради теб! Заради теб!
Annemin hoşuna gitsin diye istedim.Μα, τι εννοείτε;
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.Atirei-me à assinatura da minha mãe, porque a do meu pai é absolutamente infalsificável.
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.Az anyám aláírásával kezdtem, mert apámét teljesen lehetetlen volt hamisítani.
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.Chtěla jsem zfalšovat podpis mé matky, protože podpis otce je naprosto nezfalšovatelný.
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.Ho affrontato la firma di mia madre, perché quella di mio padre è assolutamente impossibile da falsificare.
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.Ich habe mich an der Unterschrift meiner Mutter versucht, denn die meines Vaters ist absolut unfälschbar.
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.Ik begon te studeren op mijn moeders handtekening want die van mijn vader is absoluut onmogelijk na te maken.
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.Je me suis attaquée à la signature de ma mère, parce que celle de mon père est absolument infalsifiable.
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.어머니 싸인을 위조하기로 했죠, 왜냐면 아버지의 싸인은 위조가 거의 불가능 해서죠.
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.Lotila sem se maminega podpisa, saj je bilo očetov nemogoče ponarediti.
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.M-am ocupat de semnătura mamei pentru că cea a tatălui era imposibil de falsificat.
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.Me dediqué entonces a hacer la firma de mi madre, porque la de mi padre es absolutamente infalsificable.
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.Saya mulai mencoba meniru tanda tangan ibu, karena tanda tangan ayah sangat sulit untuk dipalsukan.
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.Tôi bắt đầu giả chữ kí của mẹ, bởi vì chữ kí của bố rõ là khó giả.
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.Zaczęłam pracować nad podpisem mojej matki, ponieważ ojca jest absolutnie niemożliwy do podrobienia.
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.Започнах с подписа на майка ми, понеже този на баща ми беше невъзможен за подправяне.
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.Я начала работать над подписью мамы, потому что подпись отца подделать абсолютно невозможно.
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.Я почала працювати над підписом моєї матері, тому що підпис батька підробити просто не можливо.
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.התחלתי לעבוד על חתימת אימי, מכיון שחתימת אבי הייתה בלתי ניתנת לזיוף.
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.وبدأت بمحاولة تزوير توقيع والدتي لان توقيع والدي كان من الاستحالة بمكان أن استطيع تزويره
Annemin imzası üzerinde çalışmaya başladım, çünkü babamınki taklit edilemeyecek kadar imkansızdır.父のサインは偽造不可能だったためです 何枚か紙を用意し 似せるために
"Annemin izin vereceđini sanmýyorum, 14'üme yeni girdim." dedi.E lui spiegò: "Sai, credo che mia madre non mi lascerebbe venire. Ho appena compiuto 14 anni."
"Annemin izin vereceđini sanmýyorum, 14'üme yeni girdim." dedi.En hij zei: weet je, ik denk niet dat mijn mama me zou laten gaan. Ik ben...ik ben net 14 geworden.
"Annemin izin vereceđini sanmýyorum, 14'üme yeni girdim." dedi."Je sais pas si ma mère me laissera. Je viens juste d'avoir 14 ans."
"Annemin izin vereceđini sanmýyorum, 14'üme yeni girdim." dedi.애런 왈 "글쎄요, 엄마가 허락을 안 해주실 것 같아요. 저 이제 막 열 네살이 됐거든요" 이런 거죠
"Annemin izin vereceđini sanmýyorum, 14'üme yeni girdim." dedi.Og han sagde "Du ved, jeg tror ikke min mor vil tillade det, jeg er først lige blevet fjorten".
"Annemin izin vereceđini sanmýyorum, 14'üme yeni girdim." dedi.On odpověděl, "Víte, nemyslím si, že by mě máma pustila. Právě mi bylo 14."
"Annemin izin vereceđini sanmýyorum, 14'üme yeni girdim." dedi."Tôi không biết mẹ tôi<br/>có đồng ý không. Tôi mới có 14 tuổi."
"Annemin izin vereceđini sanmýyorum, 14'üme yeni girdim." dedi."Wisst ihr, ich denke, meine Mama würde mich da nicht hingehen lassen. Ich bin gerade erst vierzehn geworden."
"Annemin izin vereceđini sanmýyorum, 14'üme yeni girdim." dedi.Y respondió: "No creo que mi madre me deje. Acabó de cumplir catorce años."
"Annemin izin vereceđini sanmýyorum, 14'üme yeni girdim." dedi."Ами, нали знаете, не мисля, че мама ще ме пусне. Тъкмо навърших четиринайсет."
"Annemin izin vereceđini sanmýyorum, 14'üme yeni girdim." dedi."Вы знаете, я не думаю, что моя мама позволила мне я только что исполнилось четырнадцать.".
"Annemin izin vereceđini sanmýyorum, 14'üme yeni girdim." dedi.היה בן 13 כל הזמן שעבדנו איתו, והוא רק בן 14 עכשיו."
"Annemin izin vereceđini sanmýyorum, 14'üme yeni girdim." dedi.وكان يقول: تعرِف، لا أظن أن أمي ستسمح لي بذلك، بلغت الرابعة عشرة مؤخراً
"Annemin izin vereceđini sanmýyorum, 14'üme yeni girdim." dedi.その時の彼らの最初の反応は、「えーっと、 この1年一緒に働いていたこの同僚は
Annemin mülk edinme hakkı olduğunu öğrendim.Aprendí que mi mamá tiene derecho a la propiedad.
Annemin mülk edinme hakkı olduğunu öğrendim.Descobri que a minha mãe tinha direito à sua propriedade.
Annemin mülk edinme hakkı olduğunu öğrendim.Ho imparato che mia madre aveva il diritto di possedere delle proprietà.
Annemin mülk edinme hakkı olduğunu öğrendim.Ich erfuhr, dass meine Mutter das Recht auf Grundbesitz hatte.
Annemin mülk edinme hakkı olduğunu öğrendim.Ik leerde dat mijn moeder recht had op eigendom.
Annemin mülk edinme hakkı olduğunu öğrendim.Jag fick reda på att min mamma hade rätt till att äga egendom.
Annemin mülk edinme hakkı olduğunu öğrendim.J'ai appris que ma mère avait le droit de posséder quelque chose.
Annemin mülk edinme hakkı olduğunu öğrendim. Kadın olduğu için istirmar edilmemesi gerektiğini öğrendim.Am aflat că mama avea dreptul la proprietate, că nu era normal să fie bătută pentru că e femeie.
Annemin mülk edinme hakkı olduğunu öğrendim. Kadın olduğu için istirmar edilmemesi gerektiğini öğrendim.Dowiedziałam się, że moja mama miała prawo własności, że nie musiała tolerować przemocy z powodu swojej płci.
Annemin mülk edinme hakkı olduğunu öğrendim.어머니께도 재산을 소유할 권리가 있다는 것을 배웠고,
Annemin mülk edinme hakkı olduğunu öğrendim.Pochopila jsem, že moje máma má právo vlastnit majetek.
Annemin mülk edinme hakkı olduğunu öğrendim.Saya belajar bahwa ibu saya berhak memiliki properti.
Annemin mülk edinme hakkı olduğunu öğrendim.Tôi biết rằng mẹ tôi có quyền sở hữu tài sản.
Annemin mülk edinme hakkı olduğunu öğrendim.Zistila som, že moja mama mala právo vlastniť majetok.
Annemin mülk edinme hakkı olduğunu öğrendim.Έμαθα ότι η μητέρα μου είχε το δικαίωμα να έχει ιδιοκτησία.
Annemin mülk edinme hakkı olduğunu öğrendim.Разбрах също, че майка ми има право да притежава собственост.