Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.Michail was het derde kind en de oudste zoon.
Annemin korkunç derecede idealistik bir dünya görüşü vardı.Hij had een overwegend pessimistische kijk op de wereld.
Prince, annemin bana doğduğumda verdiği isim.De naam Fritz is een bijnaam, die hem zijn grootvader bij de geboorte gaf.
"BABAMIN SESİ VE ANNEMİN ŞARKISI'NDA EV VE SES ARAYIŞI".In het 'Liedboek, zingen en bidden in huis en kerk' (uitg.
Annemin kızacağından eminim.Ik ben zeker dat mama kwaad zal zijn.
Babamın arabası anneminkinden küçük.De auto van m'n vader is kleiner dan van m'n moeder.
"Annemin Cesareti (Oyun Eleştirisi).Courage mojej matki (pol.).
Annemin Öğrettiği Şarkılar.Nauczyła się śpiewu od matki.
Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.Był dziewiątym i ostatnim dzieckiem zamożnej rodziny.
Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.Han är det tredje barnet i familjen och det sista.
"Annemin Cesareti (Oyun Eleştirisi).«Матінка Кураж та її діти» (нім.
Prince, annemin bana doğduğumda verdiği isim.Це ім'я, яке давалося принцу при народженні.
Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.Вона була дев'ятою і останньою дитиною в сім'ї.
Kardeşim, annemin hediye ettiği kolyeyi kaybetmiş. (neyi?)Дівчина втратила брошку, яка дісталася їй від померлої матері.
Annemin ismi Rose Rock'tu.Ім'я рози.
Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.Byla třetí dcerou svého otce a prvním dítětem své matky.
Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.Ea este cel de-al treilea, și cel mai mic, copil din familia sa.
"Annemin Cesareti (Oyun Eleştirisi).10: Îndurarea Mamei”.
"Annemin Cesareti (Oyun Eleştirisi).Nagyanyám köldöke (rövidfilm).
"Annemin evinde silah bulundurmam hataydı"."Az én legjobb tulajdonságom az, hogy segítek az anyukámnak a házimunkában."
Annemin Öğrettiği Şarkılar.Äidin laulu.
Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.Hän on perheen kolmas ja nuorin poika.
Kardeşim, annemin hediye ettiği kolyeyi kaybetmiş. (neyi?)Hän antaa Margitille muistoksi kaulakorun, jonka on saanut äidiltään.
Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.Han var 3. og yngste søn af Finwë (mor: Indis).
Annemin Öğrettiği Şarkılar.Sanger til mor.
Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.Han var parets tredje og siste barn.
Annemin Öğrettiği Şarkılar.Nubuat yang diajarkan ibunya."
Kardeşim, annemin hediye ettiği kolyeyi kaybetmiş. (neyi?)Ia mewariskan kalung yang diberikan Pakku kepada puterinya, yaitu Kya.
Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.Ia merupakan anak pertama ibunya dan anak kedua Ayahnya.
"Annemin Cesareti (Oyun Eleştirisi).톰보이 매력” (bằng tiếng Hàn).
Annemin Öğrettiği Şarkılar.母のことを歌った歌。
"Annemin evinde silah bulundurmam hataydı".収容所ではお母さんの腕にしがみついていました」と証言している。
Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.父にとっては3番目の娘であり、末娘である。
"Annemin Cesareti (Oyun Eleştirisi).有谷 早苗(ありや さなえ) 奏の母。
Annemin Öğrettiği Şarkılar.獻給母親的歌曲。
Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.他是两人的第六个儿女,第三个儿子。
Prince, annemin bana doğduğumda verdiği isim.安喜延為父母在她出生時取的名字。
"Annemin Cesareti (Oyun Eleştirisi).아버지는 휘 관책(觀策) 어머니 배상명(裵祥明) 이다.
Kardeşim, annemin hediye ettiği kolyeyi kaybetmiş. (neyi?)יש לה סכין וכובע היעלמות אותם קיבלה מאמהּ.
Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.Той е последното, 4-то дете на своите родители.
Annemin Öğrettiği Şarkılar.Pjesme o majci.
"Annemin Cesareti (Oyun Eleştirisi)."Majka Courage i njezina djeca" (1941.)
Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.Bol piatym a posledným dieťaťom rodiny.
Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.Bil je zadnji - tretji otrok kmečkih staršev.
Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.Jis buvo trečias vaikas ir vyriausias sūnus.
Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.Ta oli peres viies ja viimane laps.
18'lerimde annemin kusursuz velayeti altında, tahmin edebileceğiniz gibi, asi bir feminist olmuştum.18살때, 엄마의 훌륭한 지도아래서 저는, 여러분 아마 예상하시겠지만
18'lerimde annemin kusursuz velayeti altında, tahmin edebileceğiniz gibi, asi bir feminist olmuştum.A 18 anni, sotto l'ottima tutela di mia madre, diventai quindi, come potete immaginare, femminista.
18'lerimde annemin kusursuz velayeti altında, tahmin edebileceğiniz gibi, asi bir feminist olmuştum.Tizennyolc éves koromra anyám remek gyámkodása nyomán tehát, ahogy sejthetik, dacos feminista lettem.
18'lerimde annemin kusursuz velayeti altında, tahmin edebileceğiniz gibi, asi bir feminist olmuştum.Στα 18 μου, υπό την εξαιρετική καθοδήγηση της μητέρας μου, ήμουνα, όπως θα φαντάζεστε, αψήφιστα φεμινίστρια.
18'lerimde annemin kusursuz velayeti altında, tahmin edebileceğiniz gibi, asi bir feminist olmuştum.К 18 годам, находясь под маминой опекой, я была, как вы можете догадаться, ярой феминисткой.
18'lerimde annemin kusursuz velayeti altında, tahmin edebileceğiniz gibi, asi bir feminist olmuştum.На 18 години, под отличното напътствие на майка ми, бях, както можете да си представите, непокорна феминистка.
18'lerimde annemin kusursuz velayeti altında, tahmin edebileceğiniz gibi, asi bir feminist olmuştum.בגיל שמונה עשרה, תחת חסותה הנהדרת של אימי, הפכתי עד מהרה, כפי שאתם יכולים לצפות,
18'lerimde annemin kusursuz velayeti altında, tahmin edebileceğiniz gibi, asi bir feminist olmuştum.في سن الثامنة عشر و تحت الوصاية المتميزة من أمي, أصبحت و كما تتوقعون
18'lerimde annemin kusursuz velayeti altında, tahmin edebileceğiniz gibi, asi bir feminist olmuştum.素晴らしい母親の指導のもと、 ご想像通り、 完全にフェミニストになっていました
Adı Harry Kelvin'di. Annemin babasıydı. 1986'da yaşamını yitirdi.Nazywał się Harry Kelvin, zmarł w 1986 r., wspaniały człowiek.
Adı Harry Kelvin'di. Annemin babasıydı.Si chiamava Harry Kelvin, era il padre di mia madre, é morto nel 1986.
Adı Harry Kelvin'di. Annemin babasıydı.Χάρι Κέλβιν τον έλεγαν, πατέρας της μητέρας μου.
(Alkışlar) Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.A keď som sa spýtal detskej doktorky, čo sa to deje, povedala, že ráno mohol mať pravdepodobne kŕč.
(Alkışlar) Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.De arra gondoltam, hogy az anyámnak igaza volt.