Ve sonra annemiz bize, dikkatli ol, yere düşme yoksa devrilirsin, diyor.Và các bà mẹ thì nói với ta rằng, "Cẩn thận đừng ngã đấy " -- bởi vì bạn nhất định sẽ ngã xuống.
Ve sonra annemiz bize, dikkatli ol, yere düşme yoksa devrilirsin, diyor.И мамы наши говорят нам: "Осторожно, не упади", — потому что cвалишься.
Ve sonra annemiz bize, dikkatli ol, yere düşme yoksa devrilirsin, diyor.И тогава майките ни казват - внимавай да не паднеш, защото ще се прекатуриш.
Ve sonra annemiz bize, dikkatli ol, yere düşme yoksa devrilirsin, diyor.והאמהות שלנו אומרות לנו, היזהר שלא ליפול כי תאבד את שיווי המשקל.
Ve sonra annemiz bize, dikkatli ol, yere düşme yoksa devrilirsin, diyor.و من ثم أمهاتنا تحكي لنا، احذر أن تسقط للأسفل لأنك ستسقط على الأرض.
Ve sonra annemiz bize, dikkatli ol, yere düşme yoksa devrilirsin, diyor.「転ばないようにね」 下には倒れてしまいますから 次は水の中について考えてみましょう
"Wong Abla, sana annemin deprem onu yutmadan önce bana söylediği bir şarkıyı söyleyebilirim miyim?""Czy mogę zaśpiewać ci piosenkę, którą śpiewała mi mama zanim pochłonęło ją trzęsienie ziemi?"
"Wong Abla, sana annemin deprem onu yutmadan önce bana söylediği bir şarkıyı söyleyebilirim miyim?""Hermana Wong, ¿Puedo cantarle una canción que mi mamá me cantaba antes de morir en el terremoto?"
"Wong Abla, sana annemin deprem onu yutmadan önce bana söylediği bir şarkıyı söyleyebilirim miyim?""왕 큰언니, 저의 엄마가 지진으로 돌아가시기 전에 저에게 불러주시던 노래를 불러드릴까요? "
"Wong Abla, sana annemin deprem onu yutmadan önce bana söylediği bir şarkıyı söyleyebilirim miyim?""Soră mare Wong," pot să-ți cânt un cântec pe care mama mi-l cânta înainte să fie înghițită de cutremur?"
"Wong Abla, sana annemin deprem onu yutmadan önce bana söylediği bir şarkıyı söyleyebilirim miyim?""Velká sestro Wong, můžu ti zazpívat písničku, kterou mi zpívala maminka, než ji sežralo to zemětřesení?"
"Wong Abla, sana annemin deprem onu yutmadan önce bana söylediği bir şarkıyı söyleyebilirim miyim?""Сестра Вон, можно я спою тебе песню, которую мне пела моя мама до того, как её поглотило землетрясение?"
"Wong Abla, sana annemin deprem onu yutmadan önce bana söylediği bir şarkıyı söyleyebilirim miyim?""اختي الكبيرة وونج,هل يمكنني ان اغني لك الأغنية التي غنتها لي والدتي قبل ان تختفي في الزلزال؟"
"Wong Abla, sana annemin deprem onu yutmadan önce bana söylediği bir şarkıyı söyleyebilirim miyim?"地震でいなくなっちゃう前に お母さんが歌ってくれた おうたを」 そこに腰を下ろし
Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.Adică, e alături de, "Vreau la mama!"
Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.Aparece logo a seguir de "Eu quero a minha mãe!"
Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.En gros, c'est "Je veux ma maman!"
Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.Het is vergelijkbaar met: "Ik wil mijn mamma!"
Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.Ich meine, es kommt gleich nach "Ich will meine Mama!"
Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.Jeg mener, det er deroppe sammen med, "Jeg vil have min mor!"
Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.제 말은, 이는 "난 엄마한테 갈래!"와 같은 수준이라는 거죠
Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.Maksud saya, itu seperti, "Saya mau bersama ibu!"
Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.Myslím tím, že je to tam hned vedle: "Já chci maminku!"
Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.Quiero decir que es el tipo de respuesta: "¡Quiero a mi mamá!"
Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.To znaczy, to jest podobne do: "Chcę do mamy!".
Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.Úgy értem, ettől már nincs messze az, hogy "Anyut akarom!"
Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.Voglio dire, è quasi come dire "Voglio la mamma!"
Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.Ý tôi là, nó ở ngay đó và nói "Tôi muốn mẹ tôi!"
Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.Εννοώ είναι σαν το, "Θέλω την μαμά μου!"
Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.Какво имам предвид. Това е точно като зова: "Искам мама!".
Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.Я имею в виду, что это на одном уровне с "Я хочу к маме!"
Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.Я маю на увазі - це на ряду з "Де моя матуууусяаааа!"
Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.כלומר, זה כמעט כמו "אני רוצה את אמא!"
Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.أعني .. إنها تتموضع مع " أريد والدتي ! "
Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.問題を解決しようとしていません。
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Ahogy cseperedtem, figyeltem az elvált anyámat, egy patriarchális társadalomban.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Als ich aufwuchs, nahm ich meine Mutter also als Geschiedene in einem patriachischem Umfeld wahr.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Aşa că am crescut văzând-o pe mama mea, divorţată, într-un mediu patriarhal.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Así que crecí viendo a mi madre como una divorciada en un ambiente patriarcal.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Còn tôi, tôi lớn lên với một bà mẹ độc thân trong môi trường phụ hệ.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Dorastałam więc śledząc moją matkę rozwódkę w patriarchalnym środowisku.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Ik groeide dus op en zag mijn moeder als een gescheiden vrouw in een patriarchale omgeving.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Jadi saya tumbuh besar melihat ibu saya sebagai seorang janda di tengah-tengah lingkungan yang patriarkal.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.J'ai donc grandi en voyant ma mère comme une femme divorcée dans un environnement patriarcal.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.그래서 전 가부장적인 주변환경에서 엄마를 이혼녀라고 생각하며 자랐어요.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Portanto, eu cresci a ver a minha mãe como uma divorciada num ambiente patriarcal.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Quindi sono cresciuta vedendo mia madre da divorziata in un ambiente patriarcale.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Takže jsem vyrostla a mámu viděla jako rozvedenou ženu v patriarchálním prostředí.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Οπότε, μεγάλωσα με την εικόνα της μητέρας μου ως ζωντοχήρας σε πατριαρχικό περιβάλλον.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.И така израстнах виждайки майка си като разведена в патриархална среда.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Тому я дорослішала з розлученою мамою у патріархальному середовищі.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.Я росла видя мою мать - разведенную женщину - в патриархальной среде.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.וכך גדלתי בראותי את אימי כגרושה בסביבה פטריארכלית.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.وهكذا ترعرعت وأنا أرى أمي كمطلقة في بيئة أبوية.
Yani ata-erkil bir ortamda annemi dul bir kadın olarak görerek büyüdüm.見ながら育ちました とくに私が見て育ったのは
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Así que debo gran parte de mi feminismo a mi madre, pero el mío es algo diferente.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Deci îmi datorez feminismul mamei mele, dar pare foarte diferit.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Donc mon féminisme est redevable à celui de ma mère. mais il semble très différent.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Dus mijn feminisme is erg schatplichtig aan mijn moeders feminisme, maar het ziet er heel anders uit.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Jadi feminisme saya benar-benar karena jasa ibu saya namun terlihat sangat berbeda.