Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.Jeg bebrejder ikke dig, at mor skred.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.Je t'en veux pas pour maman.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.Nemůžeš za to, že máma odešla.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.Şi nu te învinuiesc pentru plecarea mamei.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.Y no te echo la culpa de que mamá se haya ido.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.Δεν σε κατηγορώ που έφυγε η μητέρα μου.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.И не те обвинявам, че мама си отиде.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.И не те обвинявам, че мама си отиде.
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum....אז, טרומן
Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.ولا ألومك على رحيل أمى
Ve annemi,ואמא שלי,
Ve annemi,و أمي،
Ve annemi,与えてくれた母。
Ve bir tanesi de annemin sorduğu: Ben birşeylerin olmasını nasıl sağlarım?E la domanda che mia madre si è posta: come faccio a far accadere certe cose?
Ve bir tanesi de annemin sorduğu: Ben birşeylerin olmasını nasıl sağlarım?És anyám fő kérdése: én mit teszek, hogy dolgok történjenek?
Ve bir tanesi de annemin sorduğu: Ben birşeylerin olmasını nasıl sağlarım?I to, które zadała moja matka: jak ja mam sprawić, żeby rzeczy się zdarzyły?
Ve bir tanesi de annemin sorduğu: Ben birşeylerin olmasını nasıl sağlarım?또 제 엄마가 묻는것은: 내가 어떻게 그 일들을 일어나게 하는가?
Ve bir tanesi de annemin sorduğu: Ben birşeylerin olmasını nasıl sağlarım?וזו שאמא שלי שאלה: איך אני גורמת לדברים לקרות?
Ve bir tanesi de annemin sorduğu: Ben birşeylerin olmasını nasıl sağlarım?والسؤال الذي سألته امي:كيف أجعل الأشياء تحدث؟
Ve bir tanesi de annemin sorduğu: Ben birşeylerin olmasını nasıl sağlarım?物語を書くとき、この疑問を考えてみることは素晴らしい方法です。
Ve bir tanesi de annemin sorduğu:Còn mẹ tôi thì hỏi điều này:
Ve bir tanesi de annemin sorduğu:Dann ist da noch die, die meine Mutter fragte:
Ve bir tanesi de annemin sorduğu:Dan satu pertanyaan yang ditanyakan ibu saya:
Ve bir tanesi de annemin sorduğu:E a que a minha mãe questionou:
Ve bir tanesi de annemin sorduğu:En degene die mijn moeder vroeg:
Ve bir tanesi de annemin sorduğu:Et celle que ma mère posait :
Ve bir tanesi de annemin sorduğu:Hur får jag saker att hända?
Ve bir tanesi de annemin sorduğu:Ja äitini kysymys:
Ve bir tanesi de annemin sorduğu:Sau cea pe care mama mea şi-o punea:
Ve bir tanesi de annemin sorduğu:Y una que mi madre preguntaba:
Ve bir tanesi de annemin sorduğu:Και εκείνο που έθεσε η μητάρα μου:
Ve bir tanesi de annemin sorduğu:И това, което майка ми се питаше:
Ve bir tanesi de annemin sorduğu:И тот, который задавал моя мама:
Ve bir tanesi de annemin sorduğu:І одне, яке задавала моя мама:
Ve onlar benim rol-modelim derken, babamın ve annemin bana vermiş oldukları iki şeyi izledim.En omdat ze mijn rolmodellen zijn, volgde ik twee dingen die mijn vader en moeder mij gaven.
Ve onlar benim rol-modelim derken, babamın ve annemin bana vermiş oldukları iki şeyi izledim.E uma vez que disse que eles foram os meus exemplos, segui duas coisas que os meus pais me ensinaram.
Ve onlar benim rol-modelim derken, babamın ve annemin bana vermiş oldukları iki şeyi izledim.제가 말했던 것처럼 부모님은 저의 롤 모델이었기 때문에, 저는 두분이 제게 주신 두 가지를 받들었습니다.
Ve onlar benim rol-modelim derken, babamın ve annemin bana vermiş oldukları iki şeyi izledim.Rodiče byli mým vzorem a žila jsem podle dvou věcí, které mne vštěpili.
Ve onlar benim rol-modelim derken, babamın ve annemin bana vermiş oldukları iki şeyi izledim.Rodičia boli mojím vzorom a žila som podľa dvoch vecí, ktoré mi povedali.
Ve onlar benim rol-modelim derken, babamın ve annemin bana vermiş oldukları iki şeyi izledim.Są moimi wzorcami, podążyłam za dwiema rzeczami danymi mi od rodziców.
Ve onlar benim rol-modelim derken, babamın ve annemin bana vermiş oldukları iki şeyi izledim.Y como he dicho son mis modelos a imitar. Seguí dos cosas que mi padre y mi madre me decían.
Ve onlar benim rol-modelim derken, babamın ve annemin bana vermiş oldukları iki şeyi izledim.Και επειδή είπα είναι μοντέλα, ακολούθησα δύο πράγματα που μου έδωσαν η μητέρα μου και ο πατέρας μου.
Ve onlar benim rol-modelim derken, babamın ve annemin bana vermiş oldukları iki şeyi izledim.И понеже споменах, че моите родители са ми модели за подражание, аз следвах две неща, които те ми дадоха.
Ve onlar benim rol-modelim derken, babamın ve annemin bana vermiş oldukları iki şeyi izledim.І з того часу, мої батьки стали для мене прикладом в житті, я наслідую дві поради, які дали мені мої батьки.
Ve onlar benim rol-modelim derken, babamın ve annemin bana vermiş oldukları iki şeyi izledim.ההורים שלי מהווים מודל לחיקוי עבורי, והלכתי בעקבות שני דברים שקיבלתי מהם.
Ve onlar benim rol-modelim derken, babamın ve annemin bana vermiş oldukları iki şeyi izledim.وبما أني قلت أن والدي هم قدوتي، فقد اتبعت أمرين اثنين اكتسبتهما من أبي وأمي.
Ve onlar benim rol-modelim derken, babamın ve annemin bana vermiş oldukları iki şeyi izledim.私は父母が与えてくれた2つの言葉に従いました 一つは「人生は坂道だ、
-- ve sanırım annemi de mutlu ederdi -- söz konusu olan şey mutluluk değil.저희 어머니는 행복하게 하긴 해도 행복에 대한 책은 아니라는 걸 깨달았습니다.
-- ve sanırım annemi de mutlu ederdi -- söz konusu olan şey mutluluk değil.ואני חושב שהוא יגרום אושר גם לאמא שלי, הוא לא באמת עוסק באושר.
-- ve sanırım annemi de mutlu ederdi -- söz konusu olan şey mutluluk değil.و أعتقد انه يجعل أمي سعيدة كذلك, فإن الكتاب ليس - حقيقة- عن السعادة.
-- ve sanırım annemi de mutlu ederdi -- söz konusu olan şey mutluluk değil.みんなの幸せのー 話ではありません。ですから、今日は代わりに
Ve sonra annemiz bize, dikkatli ol, yere düşme yoksa devrilirsin, diyor.A mama mówi nam, uważaj, nie spadnij, bo się przewrócisz.
Ve sonra annemiz bize, dikkatli ol, yere düşme yoksa devrilirsin, diyor.Después nuestras madres nos dirían: "cuidado de no caerte porque te caerás"
Ve sonra annemiz bize, dikkatli ol, yere düşme yoksa devrilirsin, diyor.En moeder zegt, pas op dat je niet valt, want je zult omvallen.
Ve sonra annemiz bize, dikkatli ol, yere düşme yoksa devrilirsin, diyor.E poi le nostre madri ci dicono "Attento a non perdere l'equilibrio perché cadi"
Ve sonra annemiz bize, dikkatli ol, yere düşme yoksa devrilirsin, diyor.Et puis, nos mères nous disent, attention de ne pas tomber, parce que tu vas tomber par terre.
Ve sonra annemiz bize, dikkatli ol, yere düşme yoksa devrilirsin, diyor.우리 어머니들께서 말씀하시잖아요. "떨어지지 않게 조심해라."
Ve sonra annemiz bize, dikkatli ol, yere düşme yoksa devrilirsin, diyor.Lalu para ibu mengatakan, jangan tersandung nanti jatuh.
Ve sonra annemiz bize, dikkatli ol, yere düşme yoksa devrilirsin, diyor.Și apoi mamele noastre ne spun, ai grijă să nu cazi pentru că te vei răsturna.
Ve sonra annemiz bize, dikkatli ol, yere düşme yoksa devrilirsin, diyor.Und unsere Mütter sagen uns, sei vorsichtig, dass Du nicht runterfällst, denn Du fällst um.