Bu yüzden annemi arıyorum ki ona ne diyeceğimi bana söylesin.Tak volám mámě, abych se zeptal - co mám tý ženský říct?
Bu yüzden annemi arıyorum ki ona ne diyeceğimi bana söylesin.Úgyhogy felhívtam édesanyámat, hogy adjon tanácsot, mit is mondjak neki.
Bu yüzden annemi arıyorum ki ona ne diyeceğimi bana söylesin.Vì vậy tôi đã gọi mẹ tôi xem... Tôi nên nói gì với người phụ nữ này?
Bu yüzden annemi arıyorum ki ona ne diyeceğimi bana söylesin.Więc zadzwoniłem do mamy, żeby się dowiedzieć, co mam powiedzieć tej kobiecie.
Bu yüzden annemi arıyorum ki ona ne diyeceğimi bana söylesin.Γι' αυτό έπαιρνα τη μαμά μου, για να δω-- τι πρέπει να πω σ' αυτή την κοπέλα.
Bu yüzden annemi arıyorum ki ona ne diyeceğimi bana söylesin.Поэтому я звоню маме, чтобы спросить, что мне ей сказать?
Bu yüzden annemi arıyorum ki ona ne diyeceğimi bana söylesin.لذلك كنت أتصل بأمي لمعرفة-- ما الذي ينبغي قوله لهذه المرأة؟
Bu yüzden annemi arıyorum ki ona ne diyeceğimi bana söylesin.何を言おう? [女が笑う]
Bu yüzden annemi dönü,stürmeye kalktık.Därför transmuterade vi mamma.
Bu yüzden annemi dönü,stürmeye kalktık.Derfor forvandlede vi mor.
Bu yüzden annemi dönü,stürmeye kalktık.Dlatego transmutowaliśmy mamę.
Bu yüzden annemi dönü,stürmeye kalktık.Foi por isso que transmutámos a mãe.
Bu yüzden annemi dönü,stürmeye kalktık.Per questo abbiamo trasmutato la mamma.
Bu yüzden annemi dönü,stürmeye kalktık.Por eso transmutamos a mamá.
Bu yüzden annemi dönü,stürmeye kalktık.Siksi teimme transmutaation äidille.
Bu yüzden annemi dönü,stürmeye kalktık.Για αυτό μεταστοιχειώσαμε τη μαμά.
Bu yüzden annemi dönü,stürmeye kalktık.Поэтому мы трансмутировали маму.
Bu yüzden bana dediler ki, birini yürütmek imkansızdır. Sanırım büyük annemin tavsiyesini dinleyeceğim.Mi è stato detto che è impossibile far camminare qualcuno: be', credo che seguirò il consiglio di mia nonna.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Co drugi dzień musiałam dzwonić do mamy:
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Dan saya harus menelepon ibu saya setiap 2 hari dan berkata, "Ibu, tidak apa-apa.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Dovevo chiamare mia madre ogni due giorni per dirle "No, mamma, va tutto bene.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Ik moest mijn moeder elke dag bellen om te zeggen: "Nee moeder, alles is in orde.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Je devais appeler ma mère un jour sur deux pour lui dire "Non, maman, ça va, ça va.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Každý den jsem musela volat své matce, abych ji řekla: "Ne mami, vše je v naprostém pořádku.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.그래서 저는 엄마에게 격일로 전화해서 "아니에요, 엄마, 괜찮아요,
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Şi a trebuit s-o sun pe mama mea în fiecare zi şi să-i spun: "Nu mamă, sunt bine, bine.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Und ich musste meine Mutter jeden zweiten Tag anrufen und sagen: "Nein, Mama, es ist alles in Ordnung.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Và tôi phải gọi về cho mẹ tôi mỗi ngày để nói: "Mẹ ơi, không có gì, mọi chuyển ổn cả.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Y tenía que llamar a mi madre día por medio para decirle, "No, Mamá, está todo bien, todo bien.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.И я должна была звонить маме и каждый день говорить: "Нет, мам, всё нормально, нормально.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.Трябваше да се обаждам на майка си през ден и да казвам, "Не, мамо, всичко е наред, наред сме.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.הייתי צריכה להתקשר לאמא שלי כל יומיים ולאמר לה, "לא אמא, הכל בסדר, הכל בסדר.
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.وكان علي مخاطبة والدتي كل يوم قائلتا : "هذا غير صحيحي أمي، كل شيء على ما يرام .
Bu yüzden günaşırı annemi arayıp iyi olduğumu söylemek zorundaydım.「私は死んでないわよ、大丈夫よ」って
Çalı,smak zorundayım, çünkü hasta annemi daha iyi bir hastaneye yerle,stirmem gerek.Devo lavorare, perché voglio sistemare mia madre malata in un ospedale migliore, ma...
Çalı,smak zorundayım, çünkü hasta annemi daha iyi bir hastaneye yerle,stirmem gerek.Jag måste jobba. Min sjuka mor- -måste till ett bättre sjukhus.
Çalı,smak zorundayım, çünkü hasta annemi daha iyi bir hastaneye yerle,stirmem gerek.Jeg skal arbejde. Min syge mor - - skal på et bedre hospital.
Çalı,smak zorundayım, çünkü hasta annemi daha iyi bir hastaneye yerle,stirmem gerek.Minun olisi oltava töissä, jotta äitini pääsisi parempaan sairaalaan-
Çalı,smak zorundayım, çünkü hasta annemi daha iyi bir hastaneye yerle,stirmem gerek.Muszę pracować, żeby umieścić moją chorą matkę w lepszym szpitalu.
Çalı,smak zorundayım, çünkü hasta annemi daha iyi bir hastaneye yerle,stirmem gerek.Tengo que trabajar para poder trasladar a mi madre a un hospital mejor, pero...
Çalı,smak zorundayım, çünkü hasta annemi daha iyi bir hastaneye yerle,stirmem gerek.Tenho de trabalhar, porque quero pôr a minha mãe doente num hospital melhor, mas...
Çalı,smak zorundayım, çünkü hasta annemi daha iyi bir hastaneye yerle,stirmem gerek.Πρέπει να δουλέψω για να βάλω την άρρωστη μητέρα μου σε καλύτερο νοσοκομείο, αλλά...
Çalı,smak zorundayım, çünkü hasta annemi daha iyi bir hastaneye yerle,stirmem gerek.Мне надо работать, чтобы поместить больную маму в больницу получше, но...
Çoğu insan kötülüğe karşı eylemsizlikle suçludur, çünkü annemiz dedi ki "Karışma.A legtöbb ember a passzivitás gonoszságát követi el, mert anyánk azt mondta:
Çoğu insan kötülüğe karşı eylemsizlikle suçludur, çünkü annemiz dedi ki "Karışma.A maioria das pessoas é culpada do mal da inação, porque a nossa mãe nos disse:
Çoğu insan kötülüğe karşı eylemsizlikle suçludur, çünkü annemiz dedi ki "Karışma.De fleste er skyldige i ondskab ved passivitet, fordi mor sagde, "Bland dig uden om.
Çoğu insan kötülüğe karşı eylemsizlikle suçludur, çünkü annemiz dedi ki "Karışma.De meeste mensen maken zich schuldig aan het kwaad van de passiviteit, omdat je moeder zei:
Çoğu insan kötülüğe karşı eylemsizlikle suçludur, çünkü annemiz dedi ki "Karışma.Die meisten Menschen machen sich der Untätigkeit schuldig, weil Ihre Mutter sagte:
Çoğu insan kötülüğe karşı eylemsizlikle suçludur, çünkü annemiz dedi ki "Karışma. Kendi işine bak."La mayoría de la gente peca de pasividad, porque tu madre te dijo: "no te metas, tú a lo tuyo."
Çoğu insan kötülüğe karşı eylemsizlikle suçludur, çünkü annemiz dedi ki "Karışma.대다수의 사람은 무관심이란 악을 저지릅니다.
Çoğu insan kötülüğe karşı eylemsizlikle suçludur, çünkü annemiz dedi ki "Karışma.La maggior parte delle persone sono colpevoli di inazione, perchè la mamma ha detto:
Çoğu insan kötülüğe karşı eylemsizlikle suçludur, çünkü annemiz dedi ki "Karışma.La plupart des gens sont coupables du crime d'inaction, parce que votre mère vous a dit :
Çoğu insan kötülüğe karşı eylemsizlikle suçludur, çünkü annemiz dedi ki "Karışma.Majoritatea oamenilor sunt vinovaţi de răul prin lipsa acţiunii pentru că mama ne-a învăţat:
Çoğu insan kötülüğe karşı eylemsizlikle suçludur, çünkü annemiz dedi ki "Karışma.Useimmat ihmiset syyllistyvät toimettomuuden pahuuteen, koska äiti sanoi: "Älä sekaannu.
Çoğu insan kötülüğe karşı eylemsizlikle suçludur, çünkü annemiz dedi ki "Karışma.Většina lidí má na svědomí zlo kvůli své nečinnosti, protože vám matka říkávala:
Çoğu insan kötülüğe karşı eylemsizlikle suçludur, çünkü annemiz dedi ki "Karışma.Większość ludzi jest winna zła, jakim jest bierność, bo mama powiedziała:
Çoğu insan kötülüğe karşı eylemsizlikle suçludur, çünkü annemiz dedi ki "Karışma.Οι περισσότεροι άνθρωποι είναι ένοχοι για το κακό της απραξίας επειδή η μητέρα τους τους είπε:
Çoğu insan kötülüğe karşı eylemsizlikle suçludur, çünkü annemiz dedi ki "Karışma.Більшість людей винні у злі бездіяльности, ще ваша мама казала:
Çoğu insan kötülüğe karşı eylemsizlikle suçludur, çünkü annemiz dedi ki "Karışma.הרוב אשמים בחטא אי ההתערבות
Çoğu insan kötülüğe karşı eylemsizlikle suçludur, çünkü annemiz dedi ki "Karışma.غالبية الناس مذنبون بارتكاب شر التخاذل،