Annemin babasıydı.Morreu em 1986.
Annemin babasıydı.Murió en 1986.
Annemin babasıydı.Ông qua đời năm 1986.
Annemin babasıydı.Zemřel v roce 1986.
Annemin babasıydı.Умер в 1986.
Annemin bağırışlarını, babamın bağırışlarını duyuyordum.난 내 어머니 내 아버지는 소리를 듣고 고 함을 들을 수 있었다.
Annemin bağırışlarını, babamın bağırışlarını duyuyordum.Άκουγα τη μητέρα μου να ουρλιάζει, άκουγα τον πατέρα μου να ουρλιάζει.
Annemin bağırışlarını, babamın bağırışlarını duyuyordum.أستطيع سماع أمي تصرخ، وأبي أيضاً
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.Byly jich stovky. Nechávala jsem je všude: v kavárnách a knihovnách, prostě všude.
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.Dozijnen en dozijnen brieven. Ik liet ze overal achter: in café's en bibliotheken, bij de VN, overal.
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.Jeg skrev breve i stil med min mors til fremmede, og efterladte dem i bunkevis overalt i byen.
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.어머니가 제게 써보내주신 것과 같은 그런 편지를 모르는 사람에게 썼던거죠. 그리고는 도시 여기저기에 그냥 넣었죠.
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.Pisałam takie same listy do obych jak matka do mnie i tuzinami roznosiłam po mieście.
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.כתבתי מכתבים כמו אלה שאימי כתבה לי, לזרים גמורים, ותקעתי אותם בכל העיר,
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.قمت بكتابة رسائل مماثلة لتلك التي كانت أمي تكتبها لي لأنشخاص غرباء، ثم قمت بدسها جميعها في أنحاء المدينة
Annemin bana yazdığı cinsten mektupları yabancılara yazdım ve şehrin dört bir yanına onlarcasını bıraktım.宛先は特にありません 街中に置いていきました 何十通もですよ カフェに図書館
Annemin bir Monopoly oyunu sonunda bu kadar ağladığını görmedim.Ich habe meine Mutter noch nie am Ende von Monopoly so weinen gesehen.
Annemin bir Monopoly oyunu sonunda bu kadar ağladığını görmedim.Je n'ai jamais vu ma mère pleurer comme ça à la fin d'une partie de Monopoly.
Annemin bir Monopoly oyunu sonunda bu kadar ağladığını görmedim.모노폴리 게임을 한 뒤에도 그렇게 울까요?
Annemin bir Monopoly oyunu sonunda bu kadar ağladığını görmedim.Mijn moeder huilde nooit zo hard na een potje Monopoly.
Annemin bir Monopoly oyunu sonunda bu kadar ağladığını görmedim.N-am văzut-o pe mama plângând aşa la sfârşitul uni joc de Monopoly.
Annemin bir Monopoly oyunu sonunda bu kadar ağladığını görmedim.Nunca había visto a mi madre llorar de ese modo al terminar el Monopolio.
Annemin bir Monopoly oyunu sonunda bu kadar ağladığını görmedim.Soha nem láttam anyámat a Monopoly végén sírni.
Annemin bir Monopoly oyunu sonunda bu kadar ağladığını görmedim.Tôi chưa từng thấy mẹ tôi khóc như thế lúc chơi xong Cờ Triệu Phú (Monopoly) cả.
Annemin bir Monopoly oyunu sonunda bu kadar ağladığını görmedim.Люди плакали. Я ніколи не бачила, щоб моя мати так плакала після гри в "Монополію".
Annemin bir Monopoly oyunu sonunda bu kadar ağladığını görmedim.Моя мама, к примеру, никогда не плакала, играя в Монополию.
Annemin bir Monopoly oyunu sonunda bu kadar ağladığını görmedim.ככה בסוף משחק מונופול.
Annemin bir Monopoly oyunu sonunda bu kadar ağladığını görmedim.كذلك في نهايه لعبه المونوبولي
Annemin bir Monopoly oyunu sonunda bu kadar ağladığını görmedim.これには本当に驚きました
Annemin cenazesi için bile eve dönmedi!Hän ei tullut edes äidin hautajaisiin.
Annemin cenazesi için bile eve dönmedi!Han kom ikke engang til mors begravelse.
Annemin cenazesi için bile eve dönmedi!Han kom inte ens på mammas begravning.
Annemin cenazesi için bile eve dönmedi!Nem veio a casa para o funeral da mãe!
Annemin cenazesi için bile eve dönmedi!Nie przyszedł nawet na pogrzeb mamy.
Annemin cenazesi için bile eve dönmedi!¡Ni siquiera regresó para el funeral de mamá!
Annemin cenazesi için bile eve dönmedi!Non è neanche venuto a casa per il funerale della mamma!
Annemin cenazesi için bile eve dönmedi!Ούτε καν ήρθε στην κηδεία της μαμάς!
Annemin cenazesi için bile eve dönmedi!Он даже не приехал на мамины похороны! ТРИША ЭЛРИК
Annemin cevabı:A minha mãe dizia:
Annemin cevabı:Anyám csak annyit mondott:
Annemin cevabı: "Ee, Biri öğretmeli!"어머니도 말하셨습니다. "누군가는 해야하니까요."
Annemin cevabı: "Ee, Biri öğretmeli!"Mama mea i-a răspuns, "Cineva trebuie să o facă."
Annemin cevabı: "Ee, Biri öğretmeli!"Ma mère rétorquait "Quelqu'un doit le faire".
Annemin cevabı: "Ee, Biri öğretmeli!"Mẹ trả lời: " Ai đó phải làm thôi!
Annemin cevabı: "Ee, Biri öğretmeli!"Mi madre decía, "Alguien tiene que hacerlo."
Annemin cevabı: "Ee, Biri öğretmeli!"А она отвечала, "ну кто-то должен его научить".
Annemin cevabı: "Ee, Biri öğretmeli!"אימי השיבה "מישהו צריך לעשות זאת"
Annemin cevabı: "Ee, Biri öğretmeli!"قالت والدتي: "يجب على أحد أن يقوم بذلك."
Annemin cevabı: "Ee, Biri öğretmeli!"(笑)
Annemin cevabı:Mama odpowiadała:
Annemin cevabı:Meine Mutter sagte:
Annemin cevabı:Mia madre rispondeva:
Annemin cevabı:Mijn moeder zei:
Annemin cevabı:А вона відповідала:
Annemin cevabı:А майка ми отвръщаше:
- Annemin çok selamý var. - Sađ olsun.Όλη μου η ζωή εξαρτάται από αυτές τις εξετάσεις.
Annemin dediği gibi, kısa kesmek gerekirse,Deci, cum ar spune mama mea, să spunem pe scurt.
Annemin dediği gibi, kısa kesmek gerekirse,Dus, zou mijn moeder zeggen, om kort te gaan.
Annemin dediği gibi, kısa kesmek gerekirse,Jadi, seperti yang dikatakan ibu saya, buatlah cerita panjang menjadi singkat.
Annemin dediği gibi, kısa kesmek gerekirse, Johnny'e basitçe "Evet." dedim.Así que, como diría mi madre, para hacerla corta, yo simplemete le dije "sí" a Johnny.