Annem 40 yıldır ve ben 20 yıldır.Soacra mea pentru 40 de ani si eu inca 20.
Annem 40 yıldır ve ben 20 yıldır.Η πεθερά μου για 40 χρόνια και γω για 20 χρόνια.
Annem 40 yıldır ve ben 20 yıldır.Майка ми от четирдесет години в бизнеса, а аз от двадесет.
Annem 40 yıldır ve ben 20 yıldır.Моя тёща занималась этим 40 лет и я 20.
Annem 40 yıldır ve ben 20 yıldır.אמא שלי 40 שנה ואני 20 שנה
Annem 40 yıldır ve ben 20 yıldır.うわ~
- Annem.¡Ah, en serio!
- Annem.Ah, vraiment...
Annem Amerikan Rüyalý Aileler adýný verdiđim... ebeveyenlerden oluţan kulübün bir üyesi.1 Ma mère appartient à une classe de parents que j'aime appeler Le "Club PMB 2.5"
Annem Amerikan Rüyalý Aileler adýný verdiđim... ebeveyenlerden oluţan kulübün bir üyesi.Moje matka patří do skupiny rodičů, kterou nazývám "klub 2,5 BTP"
Annem Amerikan Rüyalý Aileler adýný verdiđim... ebeveyenlerden oluţan kulübün bir üyesi.Моя мама принадлежит к тому типу родителей, который я называю "2.5 БДЗ"
Annem arabada çok ağlamış olmalı.Az anyám biztos sokat fog sírni a kocsiban.
Annem arabada çok ağlamış olmalı.Ma mère va probablement beaucoup pleurer dans cette voiture.
Annem arabada çok ağlamış olmalı.Η μαμά θα πρέπει να κλαίει μόνη της μέσα στο αμάξι.
Annem arabada çok ağlamış olmalı.امي حتما بكت كثيرا عندما كانت في السيارة
Annem "Ataerkillik," der.A minha mãe diz "Patriarquia".
Annem "Ataerkillik," der.Az anyukám azt mondja: "Patriarchátus".
Annem "Ataerkillik," der. Ben, "Değişen roller" derim.Mama zice "Patriarhat" eu zic, "intersecțio-nalitate"
Annem "Ataerkillik," der.Ibu saya bilang, "Patriarki."
Annem "Ataerkillik," der.엄마가 "가부장제" 라고 하시면
Annem "Ataerkillik," der.Mama mówi "Patriarchat".
Annem "Ataerkillik," der.Ma mère dit "patriarcat.
Annem "Ataerkillik," der.Meine Mutter sagt: "Patriarchie".
Annem "Ataerkillik," der.Mẹ tôi nói, "Chế độ gia trưởng."
Annem "Ataerkillik," der.Mia madre dice: "Patriarcato".
Annem "Ataerkillik," der.Mijn moeder zegt "patriarchaat".
Annem "Ataerkillik," der.Mi mamá dice: "Patriarcado."
Annem "Ataerkillik," der.Moja mama vraví "patriarchát".
Annem "Ataerkillik," der.Η μητέρα μου λέει: "Πατριαρχία."
Annem "Ataerkillik," der.Майка ми казваше, "Патриархат."
Annem "Ataerkillik," der.Мама говорит: "Патриархат".
Annem "Ataerkillik," der.Моя мама каже: "Патріархат".
Annem "Ataerkillik," der.אמא שלי אומרת "פטריאכליה",
Annem "Ataerkillik," der.والدتي تقول " المجتمع ذكوري متلسط "
Annem "Ataerkillik," der.わたしは「交叉性」と言います。
- Annem.A, thật là!
Annem babamın çalıştığı sürece, her zaman yapıldı. gönüllü iş söz konusu.Όσο ο πατέρας μου εργαζόταν, η μητέρα μου ήταν πάντα συμμετέχουν σε εθελοντική εργασία.
Annem... Bağışla beni anne.Mama. <i>Žal mi je, mama.</i>
Annem bana cep telefonumu evde bırakmamı söyledi.Ibu menyuruhku untuk tidak membawa handphone.
Annem bana cep telefonumu evde bırakmamı söyledi.Mama mi-a spus sa las mobilul acasa.
Annem bana cep telefonumu evde bırakmamı söyledi.Ma mère m'a dit de laisser mon portable à la maison.
Annem bana cep telefonumu evde bırakmamı söyledi.Meine Mum hat mir gesagt, dass ich mein Handy zu Hause lassen soll.
Annem bana cep telefonumu evde bırakmamı söyledi.Mẹ mình muốn mình để điện thoại ở nhà.
Annem bana cep telefonumu evde bırakmamı söyledi.Mia madre mi ha detto di lasciare il cellulare a casa.
Annem bana cep telefonumu evde bırakmamı söyledi.Mijn moeder heeft gezegd dat ik mijn mobiel thuis moest laten.
Annem bana cep telefonumu evde bırakmamı söyledi.Min mamma sa åt mig å lämna mobilen hemma.
Annem bana cep telefonumu evde bırakmamı söyledi.Η μητέρα μου είπε να αφήσω το κινητό μου στο σπίτι.
Annem bana cep telefonumu evde bırakmamı söyledi.Мама сказала, чтобы я телефон дома оставила.
Annem bana cep telefonumu evde bırakmamı söyledi.أمي قالت لي ان أترك الهاتف في البيت
Annem bana cep telefonumu evde bırakmamı söyledi.携帯を? どうして?
Annem bana çok kızmış olmalı.Anya nagyon dühös, igaz?
Annem bana çok kızmış olmalı.Maman est vraiment en colère, hein ?
Annem bana çok kızmış olmalı.Και η μαμά πρέπει να είναι πολύ θυμωμένη.
Annem bana çok kızmış olmalı.هل امي حقا غاضبة؟
Annem bana dedi ki... ...kimseye anlatamayacağı bir sırrı varmış. Ama artık saklamak istemiyormuş.Elle m'a dit qu'elle avait un secret qu'elle ne devrait dire à personne, mais qu'elle ne voulait plus cacher.
Annem bana dedi ki... ...kimseye anlatamayacağı bir sırrı varmış.Mama mi-a spus. Avea un secret pe care chiar n-ar fi trebuit sã-l spunã.
Annem bana dedi ki... ...kimseye anlatamayacağı bir sırrı varmış.Matka mi powiedziała. Miała pewną tajemnicę o której naprawdę nie powinna była mówić.
Annem de dinleyiciler arasındaydı.Майка ми беше в публиката.
Annem bana dedi ki... ...kimseye anlatamayacağı bir sırrı varmış.Meine Mutter sagte mir, sie habe ein Geheimnis, das sie nicht verraten dürfe.
Annem bana dedi ki... ...kimseye anlatamayacağı bir sırrı varmış.Η μητέρα μου μού είπε. Είχε ένα μυστικό που πραγματικά δεν θα έπρέπε να πει.