Annemle giderdik sonra onunla beraber dönerdik."И я сказал своим товарищам, что мы поворачиваем обратно».
Ameliyat olmayacağı gibi, bana ve anneme hayatının öylece sürüp gideceğini söylüyordu.Сказал, что оперировал мою маму, и это тоже не так.
Annem eve ulaşmıştır.Неужели мама вернулась?
Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.В семье был последним — девятым сыном.
Annem bir çocuk doktorudur.Мать — детский врач.
Annem bizi eve götürdü.Отец приносит девочку домой.
Yarın okula beni annem bırakacak.Всё, завтра в школу с родителями!»
50'lerin başında Roma'da annemle yalnızdım.В 5 лет вместе с родителями переехала в Рим.
Annem de beni sete götürmüş.Мама у меня тоже Хутаба.
Öldüğünde, asla unutmayacağım, annem ağlıyordu.Смотрю, отец мой, который никогда не плакал, плачет.
Annem, Guido’nun bir daha asla dönmeyeceğini biliyordu.Дает понять Бэмби, что мама больше никогда не вернется.
Beni anneme itaatkâr kıldı.Я простила свою биологическую мать.
Annem bizi eve götürdü.تعود الأم إلى المنزل.
Anneme de onu çok sevdiğimi söyleyin.Скажи своей матери, что я ненавижу её!
Yüksek rahibe annem beni gizlice doğurdu.Императрица Заудиту была её крёстной матерью.
Annem A.S.den Hatırladıklarım (Jenseits des Stroms.Памятный знак Горькому А. М. (стела) (ул. М. Горького, у пересечения её с ул. Тургенева).
Dualarınız için teşekkürler, annem için!".Мы молимся за них и их миссию».
Babamız bir, annemiz ayrıdır.Скажите отцу, что во мне слишком много от матери.
Sabah kalktım anneme: -Ben İstanbul'a gidiyorum.إستيقظت في الصباح ثم قلت لأمى _أنا ذاهب إلى إسطنبول.
Lakin annemle olan akrabalık derecelerini ve isimlerini hatırlayamıyorum.لكني لا أتذكر أسماءهم وكيفية علاقاتهم الاسرية مع أمي.
Annemin akrabalarından daha önceler Türkiyeye göç edənler olduğunu bilirim.أنا أعرف أن هناك من هاجر فيما قبل إلى تركيا من أقارب والدتي.
Annem Leyli Baküde Kız okulundan mezun olmadan, babam ile evlenmiştir.والدتي ليلى تزوجت من أبي قبل التخرج من مدرسة البنات في باكو.
Annemin Öğrettiği Şarkılar.أغنيه الأمه .
Gösteriye ne annem ne de babam gelebildi.لكني أدرك أنه لا أبي ولا أمي وضعاني في مكاني هذا .
Anneme derim ha!أبي و أمي!
Zlatan Ibrahimovic ayrıca, "Babam Müslüman, annem Katolik.قالت الأم تيريزا: "بالدم، أنا ألبانية.
Annemin ailesi, sevgilim ile olan ilişkim ve hatalarımı içeriyor."أما لون عينيّ فقد ورثتهم من والدتي».
Annem bana hikâyeler okur, masallar anlatırdı.ثم وجدت طريقها في كتابة الروايات والقصص.
Annem de beni sete götürmüş.أمي خرجت لتقطف النعنع.
Annem babamdan daha büyük.أمي تكبر أبي عمراً.
Annem babamdan daha yaşlı.أمي تكبر أبي عمراً.
Annem, babama bir pasta yapıyor.تعد أمي كعكة لأبي.
Annem ben çoçukken vefat etti.توفيت أمي عندما كنت طفلا.
Annem, babam ve kız kardeşim ile birlikte tatile çıkacağımızı onlara söylemiştim.أمي، قلت لأبي وأختي أنا سنخرج في عطلة مع بعضنا.
"Annen annemizdir!".«Eis aí tua mãe!»
Ameliyat olmayacağı gibi, bana ve anneme hayatının öylece sürüp gideceğini söylüyordu.Então ele recusou-se a fazer a cirurgia e disse à minha mãe e eu que ia deixar a vida seguir seu curso.
Anneme derim ha!O Mater mea!
Dualarınız için teşekkürler, annem için!".Obrigada pelas suas orações pela minha guerreira, minha mãe".
"Bu fotoğraftaki kadın benim annem".A mulher que está tendo uma festa de aniversário no vídeo é minha mãe.”
Annemi geri döndürmek istiyorum."Hei de ficar com minha mãe".
Sabah kalktım anneme: -Ben İstanbul'a gidiyorum.Vim de Brasília.(não vai crase) Vou à Bahia.
Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.Ela foi a primeira filha e terceira criança de seus pais.
Annem bizi eve götürdü.Minha mãe está indo com a gente.
Beni anneme itaatkâr kıldı.'Eu era bastante desobediente com a minha mãe.
Tek dayanağım annemdi eğer o olmasaydı çoktan ölmüştüm.Sua mãe era a única pessoa que estava com ele, quando faleceu; Mme.
Annem adak adadı.Üç gün sonra yeni hizmet ettiğim yere döndüm.Três anos após, regressou a Duala, onde trabalha atualmente.
"Mesela annem dedi ki, 'Ben yaşamadığım Maraş olayını anlatmam.Segundo ele: “... não posso escrever sobre aquilo que não vivi”.
Kardeşim, annemin hediye ettiği kolyeyi kaybetmiş. (neyi?)A rainha reconheceu seu marido pelo colar que ele trazia.
Uzunca bir süre Sihirli Annem adlı dizide Eda karakterini canlandırdı.Ele se vinga prendendo a mãe num trono mágico que construiu.
Annem sütü tattı.A minha mãe provou o leite.
Annem sütü tattı.A minha mãe experimentou o leite.
Annem bana yeni bir elbise yaptı.Mamãe me fez uma roupa nova.
Annem doksan beş yaşına kadar yaşadı.Minha mãe viveu até os noventa e cinco anos.
Annem erken kalkar.Mamãe se levanta cedo.
O altın yüzük anneme aitti.Esse anel de ouro pertenceu a minha mãe.
Anneme derim ha!Voor zijn moeder.
"Annen annemizdir!".Ik ben er toch, ik die uw moeder ben!
Ben küçükken üzerimdeki etkisi çok büyüktü çünkü annem ona hayrandı.Als kind genoot hij de bijzondere affectie van zijn moeder.
Annem yüksek bir rahibe idi, babamı bilmiyorum.Zijn moeder was dominee, zijn vader heeft hij nauwelijks gekend.
Annem bir çocuk doktorudur.Zijn moeder was kinderarts.