Ölen annelerinin yerine geçmiştir.돌아가신 어머니를 대신하여 어린 동생들을 돌본다.
Yavrular 2-3 yıl kadar annelerinin yanında kalır.הגורים ממשיכים לחיות עם אמם עד לגיל 2-3 שנים.
Dört yıl sonra babaları habersizce Stamps'a geldi ve onları annelerinin yanına St. Louis'e geri götürdü.ארבע שנים אחר כך הופיע לפתע אביה ולקח אותם בחזרה לסנט לואיס כדי לחיות עם אמם.
Ölen annelerinin yerine geçmiştir.הוחלף ב־Mutter.
Annelerinin ise küçük bir bakkal dükkânı vardı.אמו ניהלה חנות קטנה.
Bu doğan iki kız çocuğuna annelerinin isimleri verildi.И двете внучки оцеляват и са кръстени на майките си.
Yavrular birkaç hafta emzirilir ve uzun süre annelerinin yanında kalırlar.Малките много бързо се изправят на крака и са способни след няколко часа да ходят заедно с майката.
Sırttan inen yavrular yaklaşık 6-7 ay kadar annelerinin arkasında dolaşırlar.Малките остават с майките около 6 – 7 месеца.
3 aylık olduklarında yavrular annelerini avlanırken izlemeye başlarlar.Лисичетата започват да ловуват с родителите си като навършат три месеца.
Yavrular 2-3 yıl kadar annelerinin yanında kalır.Изключения са правени за деца под 2 или 3 години, които са оставали с майките си.
Yavrular 2-3 yıl kadar annelerinin yanında kalır.Mlado ostaje s majkom dvije do tri godine.
Yavrular 2-3 yıl kadar annelerinin yanında kalır.Mláďatá sprevádzajú matku dva až tri roky.
Annelerinin de babalarının da aileleri müzikle iç içeydiler.Aj pod vplyvom otca sa aj s bratom venovali hudbe.
Biteviye çatışmaları çok sık annelerinin arabuluculuğuna ihtiyaç duyardı.Prepiri med njima so bili stalni in so pogosto zahtevali posredovanje njune matere.
Yavrular 2-3 yıl kadar annelerinin yanında kalır.Potomci se držijo svoje matere približno 2 meseca.
Hemen annelerinin arkasına saklanmışlar. - Sizi korkutmak istemezdim, demiş ayı sıkılarak.Mati, ki je sedela za pečjo, mu je rekla, naj se nikar ne boji, saj bo zanj molila.
Savaş sonrası iki kardeş annelerinin işini devraldılar (1946).Po Antrojo pasaulinio karo pabaigos abu broliai 1946 m. perėmė verslą iš tėvų.
Birkaç saat içinde ayağa kalkarak annelerini izlemeye başlarlar.Beveik iš karto po gimdymo jaunikliai stojasi ant kojų, o jau po dviejų valandų gali sekti paskui motiną.
Yavru kedilerin annelerinin dikkatini çekmek için kullandıkları sestir.Katės patraukė kačių mylėtojų dėmesį.
Yavrular annelerinin bir dahaki çiftleşme dönemine kadar ayrılmazlar.Noorvähid lahkuvad ema laka alt pärast teist kestumist.
Ama o ve kardeşi, beraberce annelerini hastaneden çıkardıklarında, harika hissetmişti.하지만 그와 그의 동생을 발표 하는 그들의 어머니를가지고 함께 왔을 때 그 느낌 정말 대 단 합니다.
Aslında, bazı çocuklar seçimlerini annelerinin yaptığı söylendiğinde çok utandılar.Bahkan, beberapa anak secara fisik menunjukkan rasa malu ketika diberitahu ibu mereka yang memilihkan.
Aslında, bazı çocuklar seçimlerini annelerinin yaptığı söylendiğinde çok utandılar.Co więcej, niektóre dzieci były zażenowane, kiedy się dowiedziały, że poradzono się ich matek.
Aslında, bazı çocuklar seçimlerini annelerinin yaptığı söylendiğinde çok utandılar.De fapt, unii dintre copii au fost vizibil jenaţi când li s-a spus că mamele lor au fost consultate.
Aslında, bazı çocuklar seçimlerini annelerinin yaptığı söylendiğinde çok utandılar.En del blev tydligt generade när de fick höra att vi frågat deras mammor.
Aslında, bazı çocuklar seçimlerini annelerinin yaptığı söylendiğinde çok utandılar.Faktisk, nogle af børnene blev synlig flove da de fik fortalt at deres mødre var blevet konsulteret.
Aslında, bazı çocuklar seçimlerini annelerinin yaptığı söylendiğinde çok utandılar. (Kahkahalar)Itse asiassa, jotkut lapset olivat nolostuneita kun kuulivat, että heidän äitinsä olivat olleet osallisina.
Aslında, bazı çocuklar seçimlerini annelerinin yaptığı söylendiğinde çok utandılar.사실, 몇몇 아이들은 눈에 띄게 창피함을 느꼈었습니다 선택이 그들의 부모에 의해 만들어졌다는 것을 들었을 때 말이죠.
Aslında, bazı çocuklar seçimlerini annelerinin yaptığı söylendiğinde çok utandılar.Sommige kinderen waren zelfs duidelijk gegeneerd toen ze te horen kregen dat hun moeders geraadpleegd waren.
Aslında, bazı çocuklar seçimlerini annelerinin yaptığı söylendiğinde çok utandılar.Sőt, volt pár olyan gyerek, akik láthatóan kellemetlenül érezték magukat, hogy az anyjukkal "konzultáltunk".
Aslında, bazı çocuklar seçimlerini annelerinin yaptığı söylendiğinde çok utandılar.Tatsächlich waren einige der Kinder peinlich berührt als man ihnen sagte, daß ihre Mütter konsultiert wurden.
Aslında, bazı çocuklar seçimlerini annelerinin yaptığı söylendiğinde çok utandılar.Trong thực tế một số đứa trẻ cảm thấy xấu hổ một cách rõ ràng khi chúng được bảo rằng mẹ chúng đã tư vấn.
Aslında, bazı çocuklar seçimlerini annelerinin yaptığı söylendiğinde çok utandılar.Ve skutečnosti byly některé děti viditelně zahanbené, že jsme se radili s jejich matkami.
Aslında, bazı çocuklar seçimlerini annelerinin yaptığı söylendiğinde çok utandılar.Vlastne niektoré deti boli viditeľne v rozpakoch, keď im povedali, že sa radili s ich matkami.
Aslında, bazı çocuklar seçimlerini annelerinin yaptığı söylendiğinde çok utandılar.Даже някои деца бяха видимо засрамени, когато им се каза, че сме питали майките им.
Aslında, bazı çocuklar seçimlerini annelerinin yaptığı söylendiğinde çok utandılar.Крім того, деякі з дітей були явно здивовані, що ми звернулися до їх матерів.
Aslında, bazı çocuklar seçimlerini annelerinin yaptığı söylendiğinde çok utandılar.Некоторые дети были заметно смущены, когда им сказали, что их мам попросили помочь с выбором задания.
Aslında, bazı çocuklar seçimlerini annelerinin yaptığı söylendiğinde çok utandılar.למעשה, חלק מהילדים הובכו בבירור כשנאמר להם שהתייעצנו עם אמא שלהם.
Aslında, bazı çocuklar seçimlerini annelerinin yaptığı söylendiğinde çok utandılar.في الحقيقة بعض الاطفال اصيبوا بالاحراج عندما علموا اننا استشرنا امهاتهم
Aslında, bazı çocuklar seçimlerini annelerinin yaptığı söylendiğinde çok utandılar.露骨に恥ずかしがる子もいました (会場の笑い声)
Bu nedenledir ki, yeni doğan bebekler annelerinin kokusunu alabildiklerinde rahatlar ve sakinleşirler.Esta é a razão por que um recém-nascido se tranquiliza e relaxa quando sente o cheiro da mãe.
Bu nedenledir ki, yeni doğan bebekler annelerinin kokusunu alabildiklerinde rahatlar ve sakinleşirler.이것이 바로 신생아가 엄마 냄새를 맡으면 편안함을 느끼고, 안정을 찾게 되는 이유입니다.
Bu nedenledir ki, yeni doğan bebekler annelerinin kokusunu alabildiklerinde rahatlar ve sakinleşirler.Questo è il motivo per cui un neonato si rilassa e si calma quando sente l'odore della mamma.
İlk olarak kendi annelerinin sesini öğreniyorlar.Antes do mais, aprendem o som das vozes das mães.
İlk olarak kendi annelerinin sesini öğreniyorlar.En primer lugar, aprenden el sonido de la voz materna.
İlk olarak kendi annelerinin sesini öğreniyorlar.En tout premier lieu, ils apprennent le son de la voix de leur mère.
İlk olarak kendi annelerinin sesini öğreniyorlar.For det første, lærer de deres mors stemme.
İlk olarak kendi annelerinin sesini öğreniyorlar.Het eerste wat ze leren, is het geluid van stem van hun moeder.
İlk olarak kendi annelerinin sesini öğreniyorlar.Innanzitutto, imparano a riconoscere la voce delle loro madri.
İlk olarak kendi annelerinin sesini öğreniyorlar.첫 번째로, 태아는 엄마의 목소리를 배웁니다
İlk olarak kendi annelerinin sesini öğreniyorlar.Mai întâi, învaţă sunetul vocii mamei lor.
İlk olarak kendi annelerinin sesini öğreniyorlar.Mindenek előtt megtanulják felismerni a mama hangját.
İlk olarak kendi annelerinin sesini öğreniyorlar.Pertama, mereka mempelajari suara ibu mereka.
İlk olarak kendi annelerinin sesini öğreniyorlar.Po pierwsze, uczy się brzmienia głosu swojej matki.
İlk olarak kendi annelerinin sesini öğreniyorlar.Prvič, naučijo se zvoka maminega glasu.
İlk olarak kendi annelerinin sesini öğreniyorlar.Trước tiên hết chúng nhận biết được giọng nói của người mẹ.
İlk olarak kendi annelerinin sesini öğreniyorlar.V prvom rade sa naučí zvuk matkinho hlasu.
İlk olarak kendi annelerinin sesini öğreniyorlar.Zaprvé, učí se rozpoznat zvuk matčina hlasu.
İlk olarak kendi annelerinin sesini öğreniyorlar.Zuallererst lernen sie die Stimmen ihrer Mütter.
İlk olarak kendi annelerinin sesini öğreniyorlar.Πρώτα απ' όλα, μαθαίνουν τον ήχο της φωνής της μητέρας τους.