Ana içeriğe geç
Sözlük

anneleri ile cümle

anneleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İşte bunu, danışman annelerimiz yapıyor.Unsere Mentorinnen haben genau das.
İşte bunu, danışman annelerimiz yapıyor.Нашите майки менторки разполагат с това.
İşte bunu, danışman annelerimiz yapıyor.У наших матерей-наставниц все это есть.
İşte bunu, danışman annelerimiz yapıyor.לאמהות-היועצות שלנו יש כישורים וזמן.
İşte bunu, danışman annelerimiz yapıyor.أما أمهاتنا المرشدات فلديهن كلاهما.
İşte bunu, danışman annelerimiz yapıyor.メンターマザーにヘルスケアシステムの再構築に協力してもらえば
Ne yazık ki, anneleri okyanusun yüzeyinde yuvarlanan bu şişe kapaklarını yiyecek zannediyorlar.Điều đáng buồn là ba mẹ chúng nhầm nắp chai là thức ăn trôi nổi trên mật biển.
Ne yazık ki, anneleri okyanusun yüzeyinde yuvarlanan bu şişe kapaklarını yiyecek zannediyorlar.Din păcate, părinţii lor confunda aceste capace cu mâncare care pluteşte la suprafaţa oceanului.
Ne yazık ki, anneleri okyanusun yüzeyinde yuvarlanan bu şişe kapaklarını yiyecek zannediyorlar.È triste, ma i genitori scambiano per cibo quei tappi che affiorano sulla superficie dell'oceano.
Ne yazık ki, anneleri okyanusun yüzeyinde yuvarlanan bu şişe kapaklarını yiyecek zannediyorlar.Hun ouders zien de dopjes jammer genoeg als voedsel dat op het wateroppervlak drijft.
Ne yazık ki, anneleri okyanusun yüzeyinde yuvarlanan bu şişe kapaklarını yiyecek zannediyorlar.Ich rodičia mylne považujú vrchnáčiky za potravu pohybujúcu sa na morskej hladine.
Ne yazık ki, anneleri okyanusun yüzeyinde yuvarlanan bu şişe kapaklarını yiyecek zannediyorlar.Infelizmente os seus pais confundem as tampas com alimento à deriva na superfície do oceano.
Ne yazık ki, anneleri okyanusun yüzeyinde yuvarlanan bu şişe kapaklarını yiyecek zannediyorlar.K jejich smůle to jejich rodiče považují za žrádlo a vrhají se pro ně na mořskou hladinu.
Ne yazık ki, anneleri okyanusun yüzeyinde yuvarlanan bu şişe kapaklarını yiyecek zannediyorlar.슬프게도 이 새끼들의 어미새들은 병뚜껑을 바다 표면에서 떠다니는 먹이로 착각합니다.
Ne yazık ki, anneleri okyanusun yüzeyinde yuvarlanan bu şişe kapaklarını yiyecek zannediyorlar.Sajnos, a szüleik összetévesztik a kupakokat az étellel, amint az óceán felszínén hánykolódnak.
Ne yazık ki, anneleri okyanusun yüzeyinde yuvarlanan bu şişe kapaklarını yiyecek zannediyorlar.Sayangnya, induk mereka mengira tutup botol adalah makanan yang mengapung di permukaan laut.
Ne yazık ki, anneleri okyanusun yüzeyinde yuvarlanan bu şişe kapaklarını yiyecek zannediyorlar.Tristemente, sus padres confunden los tapones con comida esparcidos por la superficie del océano.
Ne yazık ki, anneleri okyanusun yüzeyinde yuvarlanan bu şişe kapaklarını yiyecek zannediyorlar.Tyvärr misstar sig deras föräldrar och tror att kapsylerna är mat som guppar runt på havsytan.
Ne yazık ki, anneleri okyanusun yüzeyinde yuvarlanan bu şişe kapaklarını yiyecek zannediyorlar.Valitettavasti heidän emonsa luulevat pullonkorkkeja meren pinnalla seilaavaksi ruoaksi.
Ne yazık ki, anneleri okyanusun yüzeyinde yuvarlanan bu şişe kapaklarını yiyecek zannediyorlar.Είναι λυπηρό που οι γονείς τους τα μπερδέουν με φαγητό που βρίσκεται στην επιφάνεια του ωκεανού.
Ne yazık ki, anneleri okyanusun yüzeyinde yuvarlanan bu şişe kapaklarını yiyecek zannediyorlar.Грустно, но их родители путают пробки с едой, которая носится по поверхности океана.
Ne yazık ki, anneleri okyanusun yüzeyinde yuvarlanan bu şişe kapaklarını yiyecek zannediyorlar.Уви, техните родители мислят, че капачките са храна, която плува по океана.
Ne yazık ki, anneleri okyanusun yüzeyinde yuvarlanan bu şişe kapaklarını yiyecek zannediyorlar.Це сумно, але їх батьки плутають їжу с кришками від пляшок, які плавають на поверхні океану.
Ne yazık ki, anneleri okyanusun yüzeyinde yuvarlanan bu şişe kapaklarını yiyecek zannediyorlar.למרבה הצער, הוריהם חושבים בטעות שהפקקים הם מזון שהושלך על פני הים.
Ne yazık ki, anneleri okyanusun yüzeyinde yuvarlanan bu şişe kapaklarını yiyecek zannediyorlar.للأسف ، يظن آبائهم خطأً أن الأغطية هي طعام تتقاذفه الأمواج على سطح المحيط
Ne yazık ki, anneleri okyanusun yüzeyinde yuvarlanan bu şişe kapaklarını yiyecek zannediyorlar.親鳥が食べ物だと間違えたのです 蓋のリテーナーリングも
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""Cô ấy dường như không được như các bà mẹ ở Ấn Độ."
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""Dia sepertinya tidak menjadi seperti ibu-ibu di India."
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""Ea nu pare să fie ca mamele din India."
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""Ela não parece ser como as mães na Índia."
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""Elle ne semble pas être comme les mères en Inde."
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""Hän ei näytä olevan kuin äitien Intiassa."
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""Hon verkar inte vara som mödrar i Indien."
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""Hun synes ikke at være som de mødre i Indien."
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""그녀는 인도에있는 어머니 같은 것 없습니다."
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""Lei non sembra essere come le madri in India".
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""No parece ser como las madres en la India."
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""Ona ne zdi, da se kot matere v Indiji."
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""Ona nie wydaje się być jak matki w Indiach".
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""Ona sa nezdá byť ako matky v Indii."
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""Ona se nezdá být jako matky v Indii."
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""Ő nem tűnik, mint az anyák Indiában."
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""Sie scheint nicht wie die Mütter in Indien sein."
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""Ze lijkt niet te zijn als de moeders in India."
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""Αυτή δεν φαίνεται να είναι σαν τις μητέρες στην Ινδία."
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""Вона, здається, не бути схожими на матерів в Індії."
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""Она, кажется, не быть похожими на матерей в Индии."
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""Тя не изглежда да е като майки в Индия."
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""היא לא להיראות כמו אמהות בהודו."
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor.""إنها لا تبدو مثل الأمهات في الهند".
"O Hindistan'da anneleri gibi görünmüyor."午後の庭と興奮で彼女の作品は、彼女の感触を作ることで終了
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Am rămas orfani, fără tată; mamele noastre sînt ca nişte văduve.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Apátlan árvák lettünk; anyáink, mint az özvegyek.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Ayah kami telah dibunuh musuh; kini ibu kami janda, dan kami piatu
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Chúng tôi mất cha, phải mồ côi, Mẹ chúng tôi trở nên góa bụa.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Chúng_tôi mất cha , phải mồ_côi , Mẹ chúng_tôi trở_nên góa_bụa .
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.çrfãos somos sem pai, nossas mães são como viuvas.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Estamos huérfanos; no tenemos padre; nuestras madres han quedado viudas
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.Forældreløse, faderløse er vi, som Enker er vore Mødre.
Öksüz kaldık, babasız, Annelerimiz dul kadınlara döndü.우리는 아비 없는 외로운 자식이오며 우리 어미는 과부 같으니
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
anneleri ile cümle - Sayfa 16 - anneleri kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App