Ana içeriğe geç
Sözlük

anneannem ile cümle

anneannem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.Questa è mia nonna, é da lei che ho ereditato la mia bocca.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.Tohle je má babička, od ní mám svou pusu.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.To jest moja babcia, to po niej mam takie usta.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.Това е баба ми и оттук съм взела устата си.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.Это моя бабушка, и вот от кого мне достался такой рот.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.זו סבתי, ומפה קיבלתי את הפה הזה.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.هذه هي جدتي، ومنها حصلت على هذا الفم.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.(笑)
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.A pak, když zavřela dveře, babička řekla: "Ne, ne, ne, ne.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.A potom, keď zavrela dvierka, stará mama povedala, "Nie, nie, nie, nie.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Dan lalu, ketika dia menutup pintu, Nenek berkata, " Tidak, tidak, tidak.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Depois, quando fechou a porta, a avó disse: "Não, não, não, não.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.E poi, quando ha chiuso lo sportello, Nonna ha detto, "No, no, no, no.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.És amikor becsukta az ajtót, nagymama azt mondta: "Nem, nem, nem.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.In potem, ko je zaprla vrata, je babica rekla, "Ne, ne, ne, ne.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.그리고 나서 세탁기 문을 닫을 때, 할머니가 말했습니다. "잠깐, 잠깐,
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Och sen, när hon stängde luckan, sa mormor, "Nej, nej, nej, nej."
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Og så, da hun lukkede døren, sagde bedstemor: "Nej, nej, nej, nej.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Potem zamknęła drzwi, babcia powiedziała, "Nie, nie, nie.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Puis, quand elle fermé la porte, Mamie a dit "non, non, non,
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Și apoi, când a închis ușa, bunica a spus: "Nu, nu, nu, nu.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Toen ze de deur sloot, zei oma: "Nee, nee, nee, nee.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Und dann, als sie die Tür schloss, sagte Oma: "Nein, nein, nein, nein.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Và khi bà đóng cánh cửa, bà nội nói, "Không, không, không, không.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Y entonces, cuando cerró la puerta, Mi abuela dijo:
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Και τότε, όταν έκλεισε την πόρτα, η γιαγιά είπε "Όχι, όχι, όχι, όχι.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.И затем, когда она закрыла дверь, бабушка сказала: "Нет, нет, нет, нет.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.И тогава, когато тя затвори вратата, баба каза: "Не, не, не, не.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Коли вона зачинила дверцята, бабуся скрикнула, "Ні, ні, ні, ні!
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.ואז כאשר היא סגרה את הדלת, סבתא אמרה, "לא, לא, לא, לא.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.ومن ثم اغلقت الباب فقالت جدتي . لا .. لا .. لا
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.祖母は「待っておくれスイッチは 私に押させておくれ」と言いました
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?" Anneanne ne cevap verir?Así que le preguntamos a la abuelita "¿Dónde está el testamento?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Chúng tôi không biết nó ở đâu. Thế nên chúng tôi hỏi bà "Bà ơi di chúc ở đâu?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Emme tiedä missä se on. Kysymme mummolta: "Missä testamentti on?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"따라서, 할머니에게 "유언장은 어디 있어요, 할머니?"라고 묻겠습니다.
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Nem tudjuk hol van. Tehát megkérdeznénk Nagyit: "Hol van a végrendelet Nagyi?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Nevíme, kde je. Takže se babičky zeptáme: "Kde je ta závěť, babi?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Non sappiamo dove sia. Chiediamo alla nonna, "Nonna, dov'è il testamento?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Nous ne savons pas où. Donc nous questionnons Granny : " Ou est le trésor, Granny?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Nu știm unde se află. Aşa că o întrebăm pe Buni: "Unde este testamentul, Buni?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Portanto perguntamos à avó: "Onde está o testamento, avó?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Pytamy babcię: "Gdzie jest testament?".
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Vi ved ikke hvor. Så spørger vi Bedste, "Hvor er testamentet, Bedste?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Vi vet inte var det är. Så vi frågar mormor, "Var är testamentet mormor?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Wij weten niet waar het is. Dus vragen we oma, "Waar is het testament, oma?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Wir wissen nicht wo. Also fragen wir Oma, "Wo ist das Testament, Oma?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Δεν γνωρίζουμε που είναι. Έτσι ρωτάμε τη γιαγιά: "Πού είναι η διαθήκη, γιαγιά;"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Мы не знаем, где оно находится. Так что мы спрашиваем бабулю: "Где завещание, бабуля?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Ние не знаем къде е. Ние я попитахме: "Бабо, къде е завещанието?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"אז נשאל את סבתא, "איפה הצוואה, סבתא?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"لذلك نحن نطلب الجدة، "أين هي الوصية يا جدة؟"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"彼女はこう言います「私はいま天国にいるの 本当に素敵よ」
Güzel bir anneannem vardı. Hintliydi. Beni sevgi ile doldurdu.Avevo una bella nonna, era indiana, mi riempiva di amore.
Güzel bir anneannem vardı. Hintliydi. Beni sevgi ile doldurdu.Ayah saya guru sekolah di desa, ibu saya juga
Güzel bir anneannem vardı. Hintliydi. Beni sevgi ile doldurdu.Eu tinha uma avó muito linda, era índia.
Güzel bir anneannem vardı. Hintliydi. Beni sevgi ile doldurdu.Mal som krásnu babku, bola Indiánka, dala mi veľa lásky a veľa vecí ma naučila.
Güzel bir anneannem vardı. Hintliydi. Beni sevgi ile doldurdu.Имах прекрасна баба, индианка, обгръщаше ме с любов.
Güzel bir anneannem vardı. Hintliydi. Beni sevgi ile doldurdu.祖母は私に 多くのことを教えました
Güzel bir anneannem vardı. Hintliydi.Ich hatte eine wunderbare Großmutter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod