Ana içeriğe geç
Sözlük

anneannem ile cümle

anneannem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Güzel bir anneannem vardı.I had a beautiful grandmother. She was Indian.
Güzel bir anneannem vardı.Jag hade en underbar mormor.
Güzel bir anneannem vardı.Miałem wspaniałą babcię.
Güzel bir anneannem vardı.Volt egy csodálatos nagyanyám.
Güzel bir anneannem vardı.Είχα μια υπέροχη γιαγιά.
Güzel bir anneannem vardı.У меня была прекрасная бабушка.
Güzel bir anneannem vardı..הייתה לי סבתא יפיפייה
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.A nie je tu žiadny rozdiel medzi ich prianím a prianím mojej starej mamy.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Dan keinginan mereka tidak berbeda dengan nenek saya.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.E non c'è niente di diverso nei loro desideri da quelli di mia nonna.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Es gibt überhaupt keinen Unterschied in ihrem Wunsch im Vergleich zu dem meiner Oma.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.És nem különbözik az ő vágyuk a nagymamámétól.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Et il leur souhait n'est en rien différent de celui de ma grand mère.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Hun wens is precies dezelfde als die van mijn oma.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Ich potrzeby nie różnią się od potrzeb mojej babci.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.In njihova želja ni prav nič drugačna kot je bila želja moje babice.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Jejich přání se nijak neliší od toho, co měla moje babička.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.그들이 바라는 것은 저희 할머니와 전혀 다르지 않습니다.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Não há diferença entre o desejo delas e o da minha avó.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Nu e nimic diferit în dorinţa lor faţă de ce-a dorit bunica mea.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Och det är inget som skiljer deras önskan från min mormors.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Og deres ønske er ikke anderledes end det, min bedstemor havde.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Và không có gì khác biệt giữa điều mong muốn của họ và của bà tôi cả.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Y su deseo no es para nada diferente del que tenía mi abuela.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Και η επιθυμία τους δεν διαφέρει σε τίποτα από της γιαγιάς μου.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.И желание их ничем не отличается от желания, которое было у моей бабушки.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.И няма нищо различно в желанието им, от това на баба ми.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Їхнє бажання таке ж самісіньке, як бажання моєї бабці.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.אין שום הבדל בין המשאלה שלהן וזאת של סבתא שלי.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.وامنيتهم تلك لا تختلف عن امنية جدتي
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.私の祖母の望みと同じです このように二世代前のスウェーデンでは
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim.Aku katakan kepadanya, kalau aku sedih, nenekku memberiku potongan karate.
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim.Disse-lhe que sempre que estava triste, a minha avó me dava murros de <i>karaté</i>.
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim.Elmeséltem, hogy amikor szomorú vagyok, a nagyimtól kapok egy karate-oldalast.
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim. (Gülüşmeler)le dije, cuando estoy triste, mi abuela me da chuletas de karate, (Risas)
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim.I-am spus că de câte ori sunt trist, bunica îmi dă o lovitură de karate.
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim.Ich erzählte ihr, dass meine Oma mir immer Schläge gab, wenn ich traurig war.
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim.Ik vertelde: als ik droevig ben, geeft mijn oma mij karateslagen.
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim.Jag berättade för henne att varje gång jag var ledsen gav mormor mig karateslag.
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim.Jeg sagde, når jeg er ked af det, giver min bedstemor mig karatehug.
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim.Je lui ai dit que quand j'étais triste, ma grand-mère me donnait "des coups de karaté".
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim.저는 그녀에게 제가 슬플 때면, 할머니가 가라테 동작(가라데찹)을 날려주신다고 했어요.
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim."Ogni volta che sono triste, mia nonna mi dà dei colpi di karate [karate chops]".
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim.Povedal sem, da me babi, kadar sem žalosten, da v kotel.
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim.Powiedziałem, że kiedy jestem smutny, babcia daje mi razy.
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim.Sanoin hänelle, että aina ollessani surullinen, isoäitini antaa minulle karatepotkuja.
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim.Tak jsem jí řekl, že mi babička dává karate chvaty, když jsem někdy smutný.
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim.Tôi nói với cô ấy, bất cứ lúc nào tôi buồn, bà tôi sẽ cho tôi ăn món 'karate'.
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim.Της είπα, όποτε είμαι στεναχωρημένος, η γιαγιά μου μου δίνει χτυπήματα καράτε.
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim.Каза ѝ, че винаги, когато съм тъжен, баба ми ми дава карате удари.
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim.Я сказал, что когда мне грустно, моя бабушка награждает меня рубящими ударами.
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim.אמרתי לה שבכל פעם שאני עצוב, סבתא שלי נותנת לי מכות קרטה.
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim.قلت لها، عندما أكون حزينا، تعطيني جدتي ضربة كارتيه.
Ona, ne zaman üzgün olsam anneannemin bana karate ("chops") vuruşu verdiğini söyledim.(笑)
Sonbaharda tekrar anneannemle oynamaya başladık.Dan saya duduk dengan di sini untuk bermain pada musim gugur itu.
Sonbaharda tekrar anneannemle oynamaya başladık.Et je me suis assis avec elle pour jouer
Sonbaharda tekrar anneannemle oynamaya başladık.Mi sedetti con lei a giocare quell autunno.
Sonbaharda tekrar anneannemle oynamaya başladık.y me senté con ella a jugar ese otoño.
Sonbaharda tekrar anneannemle oynamaya başladık.И онази есен седнахме с нея да играем.
Sonuçta bu sicile sahip oluyorsunuz, ve bu benim büyük-büyük-anneannem.Deci ai aceasta arhiva si, stiti, aceasta este stra-stra-bunica mea.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod