Anneannem için, çamaşır makinası bir mucizeydi.Za mojo babico, je bil pralni stroj čudež.
Anneannem için, çamaşır makinası bir mucizeydi.Για τη γιαγιά μου το πλυντήριο ήταν ένα θαύμα.
Anneannem için, çamaşır makinası bir mucizeydi.Для моей бабушки стиральная машинка была чудом.
Anneannem için, çamaşır makinası bir mucizeydi.Для моєї бабусі пральна машинка була чудом.
Anneannem için, çamaşır makinası bir mucizeydi.За баба ми, пералната машина беше чудо.
Anneannem için, çamaşır makinası bir mucizeydi.לסבתא שלי, מכונת הכביסה היתה נס.
Anneannem için, çamaşır makinası bir mucizeydi.بالنسبة لجدتي .. كانت تلك الآلة معجزة
Anneannem için, çamaşır makinası bir mucizeydi.洗濯機は信じられないものだったのです 現在スウェーデンやその他の裕福な国では
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Babičku navštěvovalo hodně lidí s pokročilým akné na tváři nebo s bradavicemi na rukou.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Banyak orang datang ke nenek saya orang-orang dengan wajah penuh jerawat atau yang tangannya berkutil.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.많은 사람들이 할머니를 찾아왔어요. 얼굴에 여드름이 심하게 난 사람도 왔고 손에 사마귀가 난 사람들도 왔죠.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Många människor besökte min mormor, människor med allvarlig ansiktsakne och vårtor på händerna.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Moją babcię odwiedzało mnóstwo osób. Ludzie z uporczywym trądzikiem na twarzy czy kurzajkami na rękach.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Molte persone facevano visita a mia nonna, persone con una pesante acne sul viso o verruche sulle mani.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Mucha gente visitaba a mi abuela, personas con acné severo en sus caras o verrugas en sus manos.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Muitas pessoas visitavam a minha avó, pessoas com acne terrível nos rostos ou verrugas nas mãos.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Mulţi oameni o vizitau pe bunica mea, oameni care sufereau de acnee severă sau care aveau negi pe mâini.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Rất nhiều người tới thăm bà tôi, những người có vài nốt mụn trứng cá trên mặt hay mụn cóc trên tay.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Vele mensen bezochten mijn grootmoeder, mensen met ernstige acne op hun gezicht of met wratten op hun handen.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.До бабці зверталися за допомогою багато людей із тяжкою формою висипки на обличчі чи бородавками на руках.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Много хора посещаваха баба ми, хора с жестоко акне по лицата си или брадавици по ръцете си.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Мою бабушку посещало много людей с ужасными высыпаниями на лице или бородавками на руках.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.אנשים רבים ביקרו את סבתי, אנשים עם מקרים קשים של אקנה על פניהם או יבלות בידיהם.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.الكثير من الأشخاص كانوا يترددون على جدتي ممن يعلو حب الشباب الحاد وجوههم أو تنتشرالثآليل على أيديهم
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.手にイボがある人が たくさんやって来ました 祖母がアラビア語で まじないをかけ
Anneannem muhteşem bir kadındı. Bana nasıl Monopoly oynayacağımı öğretti.Mi abuela fue una persona maravillosa, me enseñó a jugar al Monopoly.
Anneannem muhteşem bir kadındı.Ma grand-mère était une personne merveilleuse.
Anneannem muhteşem bir kadındı.Mia nonna era una persona meravigliosa.
Anneannem muhteşem bir kadındı.Sekarang nenek saya adalah orang yang baik luar biasa
Anneannem muhteşem bir kadındı.Баба ми беше великолепен човек.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.A protože si moje babička myslela, že je to roztomilé, a já je měl rád, nechala mě v tom.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Et parce que ma grand-mère pensait que c'était mignon, et parce que j'aimais ça, elle m'a laissé dire.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Ja koska isoäitini mielestä se oli söpöä, ja koska ne olivat suosikkiruokaani, hän antoi minun uskoa niin.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Ker se je moji babici to zdelo prisrčno in ker sem bil njen najljubši, mi je pustila, da nadaljujem s tem.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.왜냐하면 저의 할머니가 그러는 제가 귀엽다고 생각하셨고, 둘다 제가 좋아하는 거라서, 할머니는 계속 그러도록 내버려 두셨어요.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Och för att mormor tyckte det var sött, och för att det var mina favoriter, så lät hon mig fortsätta.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Og fordi min bedstemor syntes, det var nuttet, og fordi de var min livret, lod hun mig blive ved med det.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Omdat mijn oma dat schattig vond, en omdat ik er dol op was, verbeterde ze me niet.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Și pentru că bunica zicea că era drăguț și pentru că era mâncarea mea preferată, m-a lăsat să cred asta.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.S mivel a nagyim aranyosnak találta, és mert az volt a kedvencem, hagyta, hogy így gondoljam.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Và vì bà tôi nghĩ điều đó dễ thương và vì sườn heo là món tôi thích bà cứ để tôi làm vậy.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Y como mi abuela pensaba que era lindo, y como eran mis favoritos, me dejó seguir haciéndolo.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.Και επειδή η γιαγιά μου το βρήκε γλυκό, και επειδή ήταν τα αγαπημένα μου, με άφησε να νομίζω έτσι.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.ובגלל שסבתי חשבה שזה חמוד, ובגלל שהיא הכי אהבה אותן, היא לא תיקנה אותי.
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.ونظرا لأن جدتي اعتقدت أن ذلك لطيف، و لأنها كانت طعامي المفضل، جعلتني استمر بما أنا عليه
Anneannem sevimli olduğunu düşündüğü için ve ikisini de çok sevdiğim için böyle düşünmeme müsaade etti.僕の好物でもあったので そのままにしておいた たわいない話だ
Anneannem ve dedem eğitimciydi... ... ve son 40 yıldır ben de aynı şeyi yapıyorum.סבתי וסבי מצד האם היו מחנכים, וב-40 השנים האחרונות, עסקתי גם אני באותו התחום.
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,Ich wurde also aus dieser kleinen, abergläubischen
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,그래서 외할머니가 살고 계셨던 조그마한 마을에서 미신을 믿으며 살던 중산층 사람들과 작별을 하고
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,Quindi da questo piccolo, superstizioso quartiere borghese di mia nonna, fui proiettata in questa
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,וכך, מהשכונה של סבתי, הקטנה, עתירת האמונות הטפלות ,מהמעמד הבינוני,
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,وإذن من هذا الحي الصغير, المؤمن بالخرافات, المنتمي للطبقة المتوسطة, حيث كانت جدتي,
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,小さな中流階級の街を離れ マドリッドにある上流階級の
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.Aceasta este bunica mea, si de aici am mostenit aceasta gura.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.Das ist meine Großmutter, von ihr habe ich diesen Mund.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.Đây là bà tôi, người đã cho tôi cái miệng này.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.Dit is mijn oma, van haar heb ik mijn mond.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.Esta es mi abuela, de quien heredé mi boca grande.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.이 분은 저의 할머니입니다. 제 입은 이분에게서 물려받았나봐요
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.Là c'est ma grand-mère, c'est d'elle que je tiens ma bouche.