Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Emme tiedä missä se on. Kysymme mummolta: "Missä testamentti on?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"따라서, 할머니에게 "유언장은 어디 있어요, 할머니?"라고 묻겠습니다.
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Nem tudjuk hol van. Tehát megkérdeznénk Nagyit: "Hol van a végrendelet Nagyi?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Nevíme, kde je. Takže se babičky zeptáme: "Kde je ta závěť, babi?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Non sappiamo dove sia. Chiediamo alla nonna, "Nonna, dov'è il testamento?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Nous ne savons pas où. Donc nous questionnons Granny : " Ou est le trésor, Granny?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Nu știm unde se află. Aşa că o întrebăm pe Buni: "Unde este testamentul, Buni?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Portanto perguntamos à avó: "Onde está o testamento, avó?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Pytamy babcię: "Gdzie jest testament?".
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Vi ved ikke hvor. Så spørger vi Bedste, "Hvor er testamentet, Bedste?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Vi vet inte var det är. Så vi frågar mormor, "Var är testamentet mormor?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Wij weten niet waar het is. Dus vragen we oma, "Waar is het testament, oma?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Wir wissen nicht wo. Also fragen wir Oma, "Wo ist das Testament, Oma?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Δεν γνωρίζουμε που είναι. Έτσι ρωτάμε τη γιαγιά: "Πού είναι η διαθήκη, γιαγιά;"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Мы не знаем, где оно находится. Так что мы спрашиваем бабулю: "Где завещание, бабуля?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Ние не знаем къде е. Ние я попитахме: "Бабо, къде е завещанието?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"אז נשאל את סבתא, "איפה הצוואה, סבתא?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"لذلك نحن نطلب الجدة، "أين هي الوصية يا جدة؟"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"彼女はこう言います「私はいま天国にいるの 本当に素敵よ」
Eğer anneanneni Miami Plajı'na götürsen ve orada yarı çığlak dolanan kızları görse,ella diría, "han ido demasiado lejos".
Güzel bir anneannem vardı. Hintliydi. Beni sevgi ile doldurdu.Avevo una bella nonna, era indiana, mi riempiva di amore.
Güzel bir anneannem vardı. Hintliydi. Beni sevgi ile doldurdu.Ayah saya guru sekolah di desa, ibu saya juga
Güzel bir anneannem vardı. Hintliydi. Beni sevgi ile doldurdu.Eu tinha uma avó muito linda, era índia.
Güzel bir anneannem vardı. Hintliydi. Beni sevgi ile doldurdu.Mal som krásnu babku, bola Indiánka, dala mi veľa lásky a veľa vecí ma naučila.
Güzel bir anneannem vardı. Hintliydi. Beni sevgi ile doldurdu.Имах прекрасна баба, индианка, обгръщаше ме с любов.
Güzel bir anneannem vardı. Hintliydi. Beni sevgi ile doldurdu.祖母は私に 多くのことを教えました
Güzel bir anneannem vardı. Hintliydi.Ich hatte eine wunderbare Großmutter.
Güzel bir anneannem vardı.I had a beautiful grandmother. She was Indian.
Güzel bir anneannem vardı.Jag hade en underbar mormor.
Güzel bir anneannem vardı.Miałem wspaniałą babcię.
Güzel bir anneannem vardı.Volt egy csodálatos nagyanyám.
Güzel bir anneannem vardı.Είχα μια υπέροχη γιαγιά.
Güzel bir anneannem vardı.У меня была прекрасная бабушка.
Güzel bir anneannem vardı..הייתה לי סבתא יפיפייה
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.A nie je tu žiadny rozdiel medzi ich prianím a prianím mojej starej mamy.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Dan keinginan mereka tidak berbeda dengan nenek saya.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.E non c'è niente di diverso nei loro desideri da quelli di mia nonna.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Es gibt überhaupt keinen Unterschied in ihrem Wunsch im Vergleich zu dem meiner Oma.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.És nem különbözik az ő vágyuk a nagymamámétól.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Et il leur souhait n'est en rien différent de celui de ma grand mère.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Hun wens is precies dezelfde als die van mijn oma.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Ich potrzeby nie różnią się od potrzeb mojej babci.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.In njihova želja ni prav nič drugačna kot je bila želja moje babice.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Jejich přání se nijak neliší od toho, co měla moje babička.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.그들이 바라는 것은 저희 할머니와 전혀 다르지 않습니다.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Não há diferença entre o desejo delas e o da minha avó.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Nu e nimic diferit în dorinţa lor faţă de ce-a dorit bunica mea.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Och det är inget som skiljer deras önskan från min mormors.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Og deres ønske er ikke anderledes end det, min bedstemor havde.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Và không có gì khác biệt giữa điều mong muốn của họ và của bà tôi cả.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Y su deseo no es para nada diferente del que tenía mi abuela.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Και η επιθυμία τους δεν διαφέρει σε τίποτα από της γιαγιάς μου.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.И желание их ничем не отличается от желания, которое было у моей бабушки.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.И няма нищо различно в желанието им, от това на баба ми.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.Їхнє бажання таке ж самісіньке, як бажання моєї бабці.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.אין שום הבדל בין המשאלה שלהן וזאת של סבתא שלי.
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.وامنيتهم تلك لا تختلف عن امنية جدتي
İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok.私の祖母の望みと同じです このように二世代前のスウェーデンでは
Mimi, eşimin anneannesi idi.Großmutter meiner Frau ist.
Mimi, eşimin anneannesi idi.제 와이프의 할머니였다는 것이죠.