Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,그래서 외할머니가 살고 계셨던 조그마한 마을에서 미신을 믿으며 살던 중산층 사람들과 작별을 하고
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,Quindi da questo piccolo, superstizioso quartiere borghese di mia nonna, fui proiettata in questa
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,וכך, מהשכונה של סבתי, הקטנה, עתירת האמונות הטפלות ,מהמעמד הבינוני,
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,وإذن من هذا الحي الصغير, المؤمن بالخرافات, المنتمي للطبقة المتوسطة, حيث كانت جدتي,
Böylece anneannemin küçük ve batıl inançlı orta sınıf muhitinden dışarıya çıkarak,小さな中流階級の街を離れ マドリッドにある上流階級の
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.Aceasta este bunica mea, si de aici am mostenit aceasta gura.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.Das ist meine Großmutter, von ihr habe ich diesen Mund.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.Đây là bà tôi, người đã cho tôi cái miệng này.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.Dit is mijn oma, van haar heb ik mijn mond.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.Esta es mi abuela, de quien heredé mi boca grande.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.이 분은 저의 할머니입니다. 제 입은 이분에게서 물려받았나봐요
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.Là c'est ma grand-mère, c'est d'elle que je tiens ma bouche.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.Questa è mia nonna, é da lei che ho ereditato la mia bocca.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.Tohle je má babička, od ní mám svou pusu.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.To jest moja babcia, to po niej mam takie usta.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.Това е баба ми и оттук съм взела устата си.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.Это моя бабушка, и вот от кого мне достался такой рот.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.זו סבתי, ומפה קיבלתי את הפה הזה.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.هذه هي جدتي، ومنها حصلت على هذا الفم.
Bu benim anneannem, bu da ağzımı kimden aldığımın resmi.(笑)
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Den sogenannten "Clawhammer" Stil hatte er von seiner Mutter und Großmutter gelernt.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Este estilo se llama claw-hammer (garra-martillo), y él lo había aprendido de su madre y su abuela.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Het heet de klauwhamerstijl. Had hij geleerd van zijn moeder en grootmoeder.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Kalapácsos stílusnak is nevezik, és anyjától meg nagyanyjától tanulta.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.그는 어머니와 할머니한테서 그 연주기법(장도리 기법)을 배웠죠.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Nauczył się tej techniki, zwanej claw-hammer, od swojej mamy i babci.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Nó được gọi là phong cách claw-hammer, ông học được từ bà và mẹ.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Si chiama claw-hammer style (stile artiglio-martello), che lui aveva imparato da sua madre e sua nonna.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Stilul se cheamă "claw-hammer", şi el l-a învăţat de la mama şi bunica lui.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Казва се "стил закривен чук", който научил от майка си и баба си.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Этот стиль называется ногтеударный, он научился ему у своей мамы и бабушки.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.הסגנון נקרא פטיש-מפוצל, והוא למד אותו מאמו וסבתו.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.ويدعي " مخلب المطرقة " وقد كان تعلمها من والدته .. وجدته
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.僕は恋に落ちた
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.A pak, když zavřela dveře, babička řekla: "Ne, ne, ne, ne.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.A potom, keď zavrela dvierka, stará mama povedala, "Nie, nie, nie, nie.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Dan lalu, ketika dia menutup pintu, Nenek berkata, " Tidak, tidak, tidak.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Depois, quando fechou a porta, a avó disse: "Não, não, não, não.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.E poi, quando ha chiuso lo sportello, Nonna ha detto, "No, no, no, no.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.És amikor becsukta az ajtót, nagymama azt mondta: "Nem, nem, nem.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.In potem, ko je zaprla vrata, je babica rekla, "Ne, ne, ne, ne.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.그리고 나서 세탁기 문을 닫을 때, 할머니가 말했습니다. "잠깐, 잠깐,
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Och sen, när hon stängde luckan, sa mormor, "Nej, nej, nej, nej."
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Og så, da hun lukkede døren, sagde bedstemor: "Nej, nej, nej, nej.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Potem zamknęła drzwi, babcia powiedziała, "Nie, nie, nie.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Puis, quand elle fermé la porte, Mamie a dit "non, non, non,
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Și apoi, când a închis ușa, bunica a spus: "Nu, nu, nu, nu.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Toen ze de deur sloot, zei oma: "Nee, nee, nee, nee.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Und dann, als sie die Tür schloss, sagte Oma: "Nein, nein, nein, nein.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Và khi bà đóng cánh cửa, bà nội nói, "Không, không, không, không.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Y entonces, cuando cerró la puerta, Mi abuela dijo:
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Και τότε, όταν έκλεισε την πόρτα, η γιαγιά είπε "Όχι, όχι, όχι, όχι.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.И затем, когда она закрыла дверь, бабушка сказала: "Нет, нет, нет, нет.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.И тогава, когато тя затвори вратата, баба каза: "Не, не, не, не.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.Коли вона зачинила дверцята, бабуся скрикнула, "Ні, ні, ні, ні!
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.ואז כאשר היא סגרה את הדלת, סבתא אמרה, "לא, לא, לא, לא.
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.ومن ثم اغلقت الباب فقالت جدتي . لا .. لا .. لا
Daha sonra kapağı kapadı, anneannem, "Dur, dur, dur.祖母は「待っておくれスイッチは 私に押させておくれ」と言いました
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?" Anneanne ne cevap verir?Así que le preguntamos a la abuelita "¿Dónde está el testamento?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Chúng tôi không biết nó ở đâu. Thế nên chúng tôi hỏi bà "Bà ơi di chúc ở đâu?"