Ana içeriğe geç
Sözlük

anne ile cümle

anne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Annem evde yok.My mother isn't at home.
Annem erken kalkar.My mother gets up early.
Babam annemden iki yaş daha küçük.My father is two years younger than my mother.
Annem kızgın.My mother is angry.
Benim ailem, babam, annem ve küçük kız kardeşimden oluşmaktadır.My family has my father, my mother, and my little sister.
Marjane Satrapi'nin annesi Tadji'dir.Marjane Satrapi's mother is Tadji.
Annem deli.My mother is crazy.
On beş yaşındayken anne oldu.She became a mother when she was fifteen years old.
Noel babanın gerçekten olup olmadığını anneme sorduğumda dokuz yaşındaydım.I was nine years old when I asked my mom if Santa Claus really existed.
Annesi onun hakkında çok endişeli.His mother is worried sick about him.
Annesi akşam yemeği pişirmekle meşguldü.Her mother was busy cooking dinner.
Biz evlendiğimizde annem ve babam bana bu evi verdiler.When we married my parents gave me this house.
Her gün anneme ev işinde yardımcı olurum.I help my mother with the housework every day.
Anne babana benden selam söyle.Say hello to your parents from me.
Annem benim için yemek pişiriyor.My mother is cooking for me.
Sen eve gittiğinde, annen ne yapıyordu?What was your mother doing when you got home?
Bir anne çocuğu öptü.A mother kissed the child.
Annem ve babam kuzenlerimi ziyaret etmem için yazın beni Boston'a gönderiyorlar.My mother and father are sending me to Boston for the summer to visit my cousins.
Meşgul anne çocuklara gitmelerini söyledi.The busy mother told the children to run along.
Tom'un annesinin ve kız kardeşinin göğüs kanseri vardı.Tom's mother and sister had breast cancer.
Tom'un annesi gribe yakalandı.Tom's mom caught the flu.
Onlar senin ülkende Anneler günü kutlarlar mı?Do they celebrate Mother's Day in your native country?
Tom'un anne-babası onun nişanı ile ilgili onu tebrik ettiler.Tom's parents congratulated him on his engagement.
Genç çift Şükran Günü konuklarının arasına anne babalarını dahil etti.The young couple included their parents among their Thanksgiving guests.
Büyük annem başına buyruk birisidir.My grandma is a very independent person.
Haftada bir kez anne oğlunun odasını denetler.Once a week, the mother inspects her son's room.
Büyük annemin hemşiresi çok nazik.My grandmother's nurse is very kind.
Annem bana dikiş makinesini verdi.My mother gave me her sewing machine.
Mary çocuğa büyük annesinin adını verdi.Mary named the baby after her grandmother.
Annem-babam beni okuldan aldı.My parents picked me up from school.
Tom anne-babasının evinden taşınacak.Tom will move out of his parents' house.
Arabasını bana ödünç vermesi için annemi ikna ettim.I persuaded my mother to lend me her car.
Annem bana işaret etmenin nazik olmadığını öğretti.My mother taught me that it's not polite to point.
Anne kedi yavrularını korudu.The mother cat protected her kittens.
Babam alışveriş yaparken annem arabada kaldı.Mom remained in the car while Dad shopped.
Anne dövüşen çocukları ayırdı.The mother separated the fighting children.
Anneannemin ölümü büyük bir şok oldu.My grandmother's death was a big shock.
Bu küpeleri büyük annemden aldım.I got these earrings from my grandmother.
Anne, kızının saçına bir kurdele bağladı.The mother tied a ribbon in her daughter's hair.
Mary, arkadaşlarıyla dışarı çıkmasına izin vermeleri için annesini ve babasını zorladı.Mary urged her parents to let her go out with her friends.
Mary'nin anne ve babası onun yaz planlarını veto etti.Mary's parents vetoed her summer plans.
Birçok anne-baba televizyonda çok fazla şiddet olduğuna inanıyor.Many parents believe that there is too much violence on TV.
Annem bana parayı boşa harcamamamı öğretti.My mother taught me not to waste money.
Mary annesini bir öpücükle karşıladı.Mary welcomed her mother with a kiss.
Annem dünyadaki en iyi kekleri yapar.My mother makes the best cakes in the world.
Annem her şey hakkında endişe eder.My mother worries about everything.
O, kütüphanede annesine doğru koştu.He ran to his mother in the library.
Bunu anne babana söyleme lütfen.Please don't tell this to your parents.
Anne niçin köpeği yıkıyor?Why is mom washing the dog?
Annen bok yiyor.Your mum eats shit.
Annem hâlâ hayatta olsaydı, o zaman bana yardımcı olurdu.If my mother had still been alive, she would have helped me at that time.
Anneler oğullarına mastürbasyon yaparlarsa kör olacaklarını söylerdi.Mothers used to tell their sons that if they masturbated they would go blind.
Annem mutfakta.My mother is in the kitchen.
Annem çifti barıştırmaya çalıştı.My mother tried to reconcile the couple.
Mutlu anneler günü!Happy Mother's Day!
Bebek, annesine ihtiyaç duyar.The baby needs his mother.
O, babasına açık bir referans taşıyordu. Bu, annesini ağlattı.He bore an unmistakable reference to his father. It made his mother cry.
Kız kendine söyleneni görmezden gelerek annesiyle alışverişe gideceğini söyledi.The girl said she was going shopping with her mother, ignoring what she was told.
Anne geçen Pazar bana güzel bir elbise aldı.Mother bought me a beautiful dress last Sunday.
Geçtiğimiz Pazar annem bana güzel bir elbise aldı.My mother bought me a pretty dress this past Sunday.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod