Ana içeriğe geç
Sözlük

anne ile cümle

anne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O kirli olduğu için annem köpeği yıkıyor.Mom is washing the dog because he's dirty.
Benim annem bir öğretmendir.My mother is a teacher.
Annemin o zamanlar sadece iki çocuğu vardı.My mother only had two children at the time.
Anne ve babam Çinlidirler.My parents are from China.
Anne babam İngilizce konuşmuyor.My parents don't speak English.
Anne babam İngilizce bilmiyor.My parents don't speak English.
Anne babam beni anlamıyor.My parents don't understand me.
Anneler Günü'nde anneme 19 çiçek verdim.I gave my mother 19 flowers on Mother's Day.
Bu çocuğun annesi bir sunucu.This child's mother is an announcer.
Açıkça onun annesi bağırmaya başladı.Evidently her mother started screaming.
Senin annen altı dil konuşuyor - Bu çılgınlık.Your mom speaks six languages — that's nuts.
Anne baba, çocuklarıyla oyun oynuyor.The parents are playing a game with their children.
Bu, annem. Onun ismi Beatrice'dir.This is my mother. Her name is Beatrice.
O annesine çok benziyor.She looks a lot like her mother.
Bebeğin annesine ihtiyacı vardır.The baby needs its mother.
Mary pişirmede annesine yardım etti.Mary helped her mother with the cooking.
Annem gençliğinde çok güzeldi.In her youth, my mother was very beautiful.
Annem babamdan daha yaşlı.Mom is older than Dad.
Anneme yardım etmek zorundayım.I have to help my mother.
Anneme yardımcı olmalıyım.I must help my mother.
Annem her gün çamaşır yıkar.My mother washes clothes every day.
Annem bana bir mesaj bıraktı.My mother left me a message.
Bizim annemiz bize bir köpek yavrusu satın aldı.Our mother bought us a puppy.
Annem benim için bir kazak yaptı.My mother made a sweater for me.
Anne, yüzmeye gidebilir miyim?Mom, can I go swimming?
Annem babama bir kek yapıyor.My mother is making my father a cake.
Annem, babama bir pasta yapıyor.My mother is making a cake for my father.
Annem babam için bir kek yapıyor.My mother is making a cake for my father.
Annem öğle yemeğini hazırladı.My mother prepared our lunch.
Benim annem sigara içmeye karşıdır.My mother is against smoking.
Annem sigara içmeye karşı çıkıyor.My mother objects to smoking.
Annem şimdi tenis için deli oluyor.My mother is now crazy about tennis.
Annem bununla ilgili dikkatsiz bir iş yapmamı söyledi.My mother told me to do a careless job of it.
Annem bizim ailede giysiler diken tek kişidir.My mother is the only one who sews clothes in our family.
Annem döndüğünde dışarı çıkacağım.I will go out when Mother comes back.
Annemin ehliyeti var, ama o araba sürmez.My mother has a driver's license, but she doesn't drive.
Benim ailem; kız kardeşim, babam ve annemdir.My family is my sister, father and mother.
Lucy'nin annesi ona küçük kız kardeşine bakmasını söyledi.Lucy's mother told her to look after her younger sister.
Anne, bana bir nar almanı istiyorum!Mommy, I want you to buy me a pomegranate!
Anne, bana bir el bombası almanı istiyorum.Mommy, I want you to buy me a grenade!
Güçlü bir deprem aniden çarptığında, annem şok içinde evin etrafını dolaştı.When a strong earthquake struck suddenly, my mom just walked around the house in shock.
Anne atı azarlıyor mu?Is Mother scolding the horse?
John ayda bir kez anne ve babasına yazar.John writes to his parents once a month.
O, annesini ve kız arkadaşını Fransa'da bıraktı.He left his mother and his girlfriend in France.
Anne, mendilim nerede?Mummy, where's my hanky?
Annesini babasını mutlu etti.He made his parents happy.
Anne bitkindi.The mother was exhausted.
Büyük annem çok yaşlandı.My grandma has gotten very old.
Anne, çocukları için endişeliydi.The mother worried about her children.
O, beni annemle karıştırdı.He mistook me for my mother.
Annem ayaklarımın temiz olmadığını fark etti.My mother noticed that my feet weren't clean.
Bebekler anne rahminde amniyotik sıvının içinde büyürler.Babies grow up inside the amniotic fluid in the womb.
O benim annem değil aksine benim en büyük ablam.She is not my mother but rather my oldest sister.
Ben evlenene kadar annemin yaşayacağını umuyordum.I had hoped that my mother would live until I got married.
Annem sofrayı kurdu.My mother set the table.
Annem masayı hazırladı.My mother set the table.
Annemle babam birbirini dağlarda tanımış.My parents met each other in the mountains.
Genç kız annesinin ceketini giydi.The young girl pulled on her mother's coat.
Annesine benzediğini sanmıyorum.I don't think that she looks like her mother.
Anneciğim, bana bir masal okur musun?Mom, could you read me a bedtime story?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod