Anne bebeğini öptü.The mother kissed her baby.
Anne bebeğini yatağa yatırdı.The mother laid her baby on the bed.
Oğlunun güvenli varışını duyana kadar anne rahat olmayacaktır.The mother will not be at ease until she hears of her son's safe arrival.
Annesi hastalığının farkında değil.Her mother is not aware of her illness.
Anneler çoğunlukla takdir edilmezler.Mothers are often not appreciated.
Anne hasta çocuğun sırtını ovaladı.The mother rubbed the sick child's back.
Anneler çocuklarını doyurmak için kendileri açlıktan öldü.Mothers starved themselves to feed their children.
Anne kedi kuşları avlamak için dışarı çıktı.The mother cat went out hunting birds.
Kız kardeşim anneme benzer.My sister resembles my mother.
Annesinden kendisine eşlik etmesini rica etti.The girl begged her mother to accompany her.
Yarın yeni arabamla annemi dışarı çıkaracağım.I will take my mother out in my new car tomorrow.
Yarın anneler günü.Tomorrow is Mother's Day.
O, annesine ertesi gün çalışacağını söyledi.He told his mother that he would study the next day.
Akşam anneme yardım ederim.I help my mother in the evening.
Dün akşam, annemle babamın fısıldaştıklarını duydum.I heard my parents whispering last night.
Çocuklarının anne babaları tarafından eğitilmesi önemlidir.Education by the parents of their children is important.
Anne babam planımı kabul etmediler.My parents didn't disagree with my plan.
Hem annem hem de babam beni uğurlamak için havaalanına geldiler.Both my parents came to see me off at the airport.
Ne annem ne de babam golf oynar.Both of my parents do not play golf.
Her iki anne-babanın da öldüğünde çocuklar ne olacak?What will become of the children now that both parents are dead?
Anne ve babamın ikisi de hayatta değil.Both my parents are not alive.
Anne babam Kyoto'da yaşıyorlar.My parents live in Kyoto.
Annem ve babam yaşlı.My parents are old.
Annem ve babam benim Mary ile evlenmemi onayladı.My parents approved of my marrying Mary.
Anne babam, görüşüme karşı çıkıyorlar.My parents object to my opinion.
Anne babalar, çocuklarının güvenliğinden sorumludurlar.Parents are responsible for the safety of their children.
Anne babası bebeklerine Akira adını verdi.The parents named their baby Akira.
Anne ve babalar oğullarına en iyi eğitimi vermek isterler.The parents want to give their son the best education.
Birkaç yıl önce, anneler gününde, bir madalyonu üvey anneme hediye olarak verdim.A few years ago, on Mother's Day, I gave my stepmother a locket as a present.
Anneme söylersem, o üzülür, bu yüzden ona söyleyeceğimi sanmıyorum.If I tell my mother, she'll worry, so I don't think I'll tell her.
Annene benden selam söyle.Say hello to your mum for me.
Annem banyoya girmek üzere.Mom is about to enter the bath.
Marie annesine yardım ediyor.Marie is helping his mother.
Aniden ölen annemi hatırladım.I remembered my mother, who died suddenly.
O, anne ve babasının onu izlediğini fark etti.She was aware of her parents' eyes.
O, anne ve babasının onu seyrettiğinin farkında oldu.She became aware that her parents were watching her.
Bir çocuk olmasına rağmen, annesine yardım etmek için çok çalıştı.Even though he was a child, he worked hard to help his mother.
O, anne ve babasından bağımsızdır.She is independent of her parents.
Onun annesi tarafından azarlandığını gördüm.I saw him being scolded by his mother.
Babam tüm maaşını anneme veriyor.My father gives my mother all of his salary.
Annesi onunla ilgileniyor.His mother is taking care of him.
Anneni dinlemelisin.You ought to listen to your mother.
Annemin söylediği doğruydu.What my mother had said was true.
Bu benim annemdir.This is my mother.
Bu benim annem.This is my mother.
Ne alışveriş yapacak ne de anneme hoşça kal diyecek vaktim vardı.I had neither the time to go shopping, nor to say goodbye to my mother.
Ne alışveriş etmek ne de anneme hoşça kal demek için zamanım vardı.I had neither the time to go shopping, nor to say goodbye to my mother.
O, gönüllü olarak annesinin temizlik yapmasına yardımcı oldu.He voluntarily helped his mum clean.
O mobilya anneminki.That furniture is my mother's.
Mary annesinin yemek pişirmesine yardımcı oldu.Mary helped her mother cook.
Anne yataktadır. O nezle olmuş.Mother is in bed. She caught a cold.
Annem bana yeni bir kazak örüyor.My mother is knitting me a new sweater.
Ve senin annen de.And your mom also.
Annen ve baban eve geliyor mu?Are your parents coming home?
Anneni becer.Fuck your mom.
Annesine çiçekler gönderdi.He sent flowers to his mother.
Bu öğleden sonra anneannemi ziyaret edeceğim için çiçek satın aldım.I bought flowers because I am going to visit my grandmother this afternoon.
Annemizin memnun olması için odamıza çeki düzen vereceğiz.We will tidy up our room so that Mom is satisfied.
Annem gelemez.My mother can't come.
Anneni görmek istiyorum.I would like to see your mother.