Ana içeriğe geç
Sözlük

anma ile cümle

anma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu, İsrailli şehit askerin anma gününde Tahran'da bir adamToto je chlapík v Teheráne v deň spomienky na
Bu, İsrailli şehit askerin anma gününde Tahran'da bir adamזה מישהו בטהרן ביום הזיכרון לחללי צה"ל
Bu, İsrailli şehit askerin anma gününde Tahran'da bir adamهذا الشخص من طهران في ذكرى سقوط الجندي الاسرائيلي
Bu, İsrailli şehit askerin anma gününde Tahran'da bir adam戦死したイスラエル兵の追悼日に イスラエル兵の画像を載せたんです
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?(6:6) Car celui qui meurt n`a plus ton souvenir; Qui te louera dans le séjour des morts?
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?(6:6) ибо в смерти нет памятования о Тебе: во гробе кто будет славить Тебя?
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?Căci cel ce moare nu-şi mai aduce aminte de Tine; şi cine Te va lăuda în locuinţa morţilor?
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?Denn im Tode gedenkt man dein nicht; wer will dir bei den Toten danken?
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?Käänny, Herra, vapahda minun sieluni, pelasta minut armosi tähden.
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?Kajti spomina nate v smrti ni, v grobu [Hebr. šeol.] kdo bi te slavil?
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?사망중에서는 주를 기억함이 없사오니 음부에서 주께 감사할 자 누구리이까
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?Kom, HERE, en schenk mij opnieuw een gevoel van welbehagen. Red mij door Uw goedheid.
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?Navratiž se, Hospodine, a vytrhni duši mou; spomoz mi pro milosrdenství své.
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?Navráť sa zase, Hospodine, vytrhni moju dušu; zachráň ma pre svoju milosť.
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?Nawróć się, Panie! wyrwij duszę moję; wybaw mię dla miłosierdzia twego;
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?Pois na morte não há lembrança de ti; no Seol quem te louvará?
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?porque en la muerte no hay memoria de ti; ¿quién te alabará en el Seol
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?Sebab di alam maut Engkau tidak diingat lagi; tak ada yang memuji Engkau di dunia orang mati
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?Térj vissza Uram, mentsd ki lelkemet, segíts meg engem kegyelmedért;
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?Thi i Døden kommes du ikke i Hu, i Dødsriget hvo vil takke dig der?
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?Vänd åter, HERRE, rädda min själ, fräls mig för din nåds skull.
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?Vend om, Herre, utfri min sjel, frels mig for din miskunnhets skyld!
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?Vì trong sự chết chẳng còn nhớ đến Chúa nữa ; Nơi âm_phủ ai sẽ cảm_tạ Chúa ?
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?Vì trong sự chết chẳng còn nhớ đến Chúa nữa; Nơi âm phủ ai sẽ cảm tạ Chúa?
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?Volgiti, Signore, a liberarmi, salvami per la tua misericordia
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?Διοτι εν τω θανατω δεν υπαρχει ενθυμησις περι σου εν τω αδη τις θελει σε δοξολογησει;
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?Защото в смъртта не се споменава за Тебе; В преизподнята* кой ще те славослови?
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?כי אין במות זכרך בשאול מי יודה לך׃
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?‎لانه ليس في الموت ذكرك. في الهاوية من يحمدك‎.
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?因 為 在 死 地 無 人 記 念 你 、 在 陰 間 有 誰 稱 謝 你
Çünkü ölüler arasında kimse seni anmaz, Kim şükür sunar sana ölüler diyarından?因為 在 死地 無人 記念 你 、 在 陰間 有 誰稱謝你
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Aku akan mengampuni kesalahan-kesalahan mereka, dan tidak mengingat lagi dosa-dosa mereka.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Bo miłościw będę nieprawościom ich, a grzechów ich i nieprawości ich nie wspomnę więcej.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››for jeg vil være nådig mot deres urettferdigheter og ikke mere komme deres synder i hu.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Ik zal hun overtredingen vergeven en niet meer aan hun zonden denken." (B)
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››내가 저희 불의를 긍휼히 여기고 저희 죄를 다시 기억하지 아니 하리라 하셨느니라
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Lebo budem milostivý ich neprávostiam a na ich hriechy a na ich bezzákonné skutky viacej nespomeniem.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Mert megkegyelmezek álnokságaiknak, és az õ bûneikrõl és gonoszságaikról meg nem emlékezem.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Nebo milostiv budu nepravostem jejich, a na hříchy jejich, ani na nepravosti jejich nikoli nezpomenu více.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Nhơn ta sẽ tha sự gian ác của họ, Và không nhớ đến tội lỗi họ nữa.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Nhơn ta sẽ tha sự gian_ác của họ , Và không nhớ đến tội_lỗi họ nữa .
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Parce que je pardonnerai leurs iniquités, Et que je ne me souviendrai plus de leurs péchés.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Pentrucă le voi ierta nelegiuirile, şi nu-Mi voi mai aduce aminte de păcatele şi fărădelegile lor``.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Perché io perdonerò le loro iniquità e non mi ricorderò più dei loro peccati
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Porque serei misericordioso para com suas iniquidades, e de seus pecados não me lembrarei mais.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Porque seré misericordioso en cuanto a sus injusticias y jamás me acordaré de sus pecados.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Sillä minä annan anteeksi heidän vääryytensä enkä enää muista heidän syntejänsä."
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Thi jeg vil være nådig imod deres Uretfærdigheder og ikke mere ihukomme deres Synder."
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Ty jag skall i nåd förlåta deras missgärningar, och deras synder skall jag aldrig mer komma ihåg.»
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››потому что Я буду милостив к неправдам их, и грехов их и беззаконий их не воспомяну более.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››Тим що милостив буду на неправди їх, і гріхів їх і беззаконий їх не згадувати му більше."
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››כי אסלח לעונם ולחטאתם ולפשעיהם לא אזכר עוד׃
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››لاني اكون صفوحا عن آثامهم ولا اذكر خطاياهم وتعدياتهم في ما بعد.
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››我 要 寬 恕 他 們 的 不 義 、 不 再 記 念 他 們 的 罪 愆 。
Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.› ››我 要 寬恕 他 們的 不義 、 不 再 記念 他 們的罪愆 。
Dayı beni bir törene davet etti, büyükanneyi anma törenine.Aber er lud mich ein, zu einer Zeremonie, die sie für ihre Großmutter an diesem Tag hatten.
Dayı beni bir törene davet etti, büyükanneyi anma törenine.Ale zaprosił mnie na ceremonię odbywającą się tego dnia na cześć ich babki.
Dayı beni bir törene davet etti, büyükanneyi anma törenine.Dar el m-a invitat la o ceremonie care avea loc în ziua respectivă, în amintirea bunicii ei.
Dayı beni bir törene davet etti, büyükanneyi anma törenine.하지만 그는 할머니의 기일에 저를 불렀습니다.
Dayı beni bir törene davet etti, büyükanneyi anma törenine.Maar hij nodigde me uit om naar een ceremonie te komen die ze deze dag hadden voor de grootmoeder.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod