anlayacaksın ile cümle
anlayacaksın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
Halkın içinde yaşadığı kentler yakılacak, ülke çöle dönüşecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››Także miasta, w których mieszkają, spustoszone będą, i ziemia spustoszeje; i dowiecie się, żem Ja Pan.
Halkın içinde yaşadığı kentler yakılacak, ülke çöle dönüşecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››И будут разорены населенные города, и земля сделается пустою, и узнаете, что Я Господь.
Halkın içinde yaşadığı kentler yakılacak, ülke çöle dönüşecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››Населените градове ще запустеят, И земята ще се разори; И ще познаете, че Аз съм Господ.
Halkın içinde yaşadığı kentler yakılacak, ülke çöle dönüşecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››והערים הנושבות תחרבנה והארץ שממה תהיה וידעתם כי אני יהוה׃
Halkın içinde yaşadığı kentler yakılacak, ülke çöle dönüşecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››والمدن المسكونة تخرب والارض تقفر فتعلمون اني انا الرب
Halkın içinde yaşadığı kentler yakılacak, ülke çöle dönüşecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››有 居 民 的 城 邑 必 變 為 荒 場 、 地 也 必 變 為 荒 廢 . 你 們 就 知 道 我 是 耶 和 華
Halkın içinde yaşadığı kentler yakılacak, ülke çöle dönüşecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››有 居民 的 城邑 必 變為 荒場 、 地 也 必變為 荒廢 . 你 們就 知道 我 是 耶和華
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.A padne zabitý vo vašom strede, a zviete, že ja som Hospodin.
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.Di mana-mana ada orang yang terbunuh, dan mereka yang selamat akan tahu bahwa Akulah TUHAN
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.Doden zullen er onder u vallen, zodat u zult erkennen dat Ik de HERE ben.
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.Dödsslagna män skola då falla bland eder; och I skolen förnimma att jag är HERREN.
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.drepte menn skal falle midt iblandt eder, og I skal kjenne at jeg er Herren.
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.E os traspassados cairão no meio de vós, e sabereis que eu sou o Senhor.
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.És elhulljon a sebesült közöttetek, hogy megtudjátok, hogy én vagyok az Úr.
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.in prebodenci bodo padali sredi vas. In spoznate, da sem jaz GOSPOD.
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.I padnie zraniony w pośrodku was, a poznacie, żem Ja Pan.
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.I padnou zbití u prostřed vás, a zvíte, že já jsem Hospodin.
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.또 너희 중에서 살륙을 당하여 엎드러지게 하여 너희로 나를 여호와인 줄 알게 하려 함이니라
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.Les morts tomberont au milieu de vous, Et vous saurez que je suis l`Éternel.
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.Los muertos caerán en medio de vosotros, y sabréis que yo soy Jehovah
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.Mandefald skal ske iblandt eder, og I skal kende, at jeg er HERREN.
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.Morţii vor cădea în mijlocul vostru, şi veţi şti că Eu sînt Domnul.
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.Những kẻ bị giết sẽ ngã xuống giữa các ngươi , các ngươi sẽ biết rằng ta là Ðức_Giê - hô-va !
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.Những kẻ bị giết sẽ ngã xuống giữa các ngươi, các ngươi sẽ biết rằng ta là Ðức Giê-hô-va!
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.surmattuja kaatuu teidän keskellänne, ja te tulette tietämään, että minä olen Herra.
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.Trafitti a morte cadranno in mezzo a voi e saprete che io sono il Signore
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.Und sollen Erschlagene unter euch daliegen, daß ihr erfahrt, ich sei der HERR.
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.Και οι τετραυματισμενοι θελουσι πεσει εν μεσω υμων, και θελετε γνωρισει οτι εγω ειμαι ο Κυριος.
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.И будут падать среди вас убитые, и узнаете, что Я Господь.
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.Тоже и избитите ще паднат всред вас; И ще разберете, че Аз съм Господ.
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.ונפל חלל בתוככם וידעתם כי אני יהוה׃
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.وتسقط القتلى في وسطكم فتعلمون اني انا الرب
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.被 殺 的 人 必 倒 在 你 們 中 間 . 你 們 就 知 道 我 是 耶 和 華
Halkınız her yerde öldürülecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız. ‹‹Suçlu çıkarılsın››.被 殺 的 人 必 倒 在 你 們中間 . 你 們就 知道 我 是 耶和華
İleride neden bir değişken olarak "i" harfini kullanmayı sevmediğimi anlayacaksınız. .Aprenderán en el futuro por qué no me gusta usar i como variable.
İleride neden bir değişken olarak "i" harfini kullanmayı sevmediğimi anlayacaksınız. .Později zjistíte, proč nerad používám 'i' jako proměnnou.
İleride neden bir değişken olarak "i" harfini kullanmayı sevmediğimi anlayacaksınız. .ستتعلم في المستقبل لماذا لا يفضل استخدام i كمتغير
İleride neden bir değişken olarak "i" harfini kullanmayı sevmediğimi anlayacaksınız. .それは、将来、習うことです。 これは、何と同じですか?
İlk başta bu adım kafa karıştırıcı gelebilir, ama düşünürseniz, mantığını anlayacaksınız. -A teraz to może być dla ciebie niewielki wysiłek, ale jeśli się zastanowisz, to naprawdę ma sens.
İlk başta bu adım kafa karıştırıcı gelebilir, ama düşünürseniz, mantığını anlayacaksınız. -Si pones a pensar, realmente tiene sentido.
İlk başta bu adım kafa karıştırıcı gelebilir, ama düşünürseniz, mantığını anlayacaksınız. -אולי זה יהיה לכם מוזר, אבל אם תחשבו על זה זה הגיוני.
İlk başta bu adım kafa karıştırıcı gelebilir, ama düşünürseniz, mantığını anlayacaksınız. -والآن وهذا قد يكون قليلاً من امتداد لك، ولكن إذا كنت تفكر في ذلك، فإنه يجعل حقاً معنى.
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Drept răspuns, Isus i -a zis: ,,Ce fac Eu, tu nu pricepi acum, dar vei pricepe după aceea.``
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Ðức Chúa Jêsus đáp rằng: Hiện nay ngươi chẳng biết sự ta làm; nhưng về sau sẽ biết.
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Ðức_Chúa_Jêsus đáp rằng : Hiện_nay ngươi chẳng biết sự ta làm ; nhưng về sau sẽ biết .
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Felele Jézus és monda néki: A mit én cselekszem, te azt most nem érted, de ezután majd megérted.
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Jeesus vastasi ja sanoi hänelle: "Mitä minä teen, sitä et nyt käsitä, mutta vastedes sinä sen ymmärrät".
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Jesus antwortete und sprach zu ihm: Was ich tue, das weißt du jetzt nicht; du wirst es aber hernach erfahren.
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Jésus lui répondit: Ce que je fais, tu ne le comprends pas maintenant, mais tu le comprendras bientôt.
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Jesus svarade och sade till honom: »Vad jag gör förstår du icke nu, men framdeles skall du fatta det.»
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Jesus svarede og sagde til ham: "Hvad jeg gør, ved du ikke nu, men du skal forstå det siden efter."
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Jesus svarte og sa til ham: Hvad jeg gjør, forstår du ikke nu, men du skal skjønne det siden.
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Ježiš odpovedal a riekol mu: Čo ja robím, ty nevieš teraz, ale potom zvieš.
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Jezus antwoordde: "Nu begrijp je nog niet waarom Ik dit doe, maar dat komt later wel."
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Jezus odgovori in mu reče: Kar jaz delam, ti sedaj ne veš, ali zvedel boš potem.
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››예수께서 대답하여 가라사대 나의 하는 것을 네가 이제는 알지 못하나 이 후에는 알리라
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Odpověděl Ježíš a řekl jemu: Co já činím, ty nevíš nyní, ale potom zvíš.
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Odpowiedział Jezus, i rzekł mu: Co ja czynię, ty nie wiesz teraz, ale się potem dowiesz.
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Respondeu-lhe Jesus: O que eu faço, tu não o sabes agora; mas depois o entenderás.
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Respondió Jesús y le dijo: --Lo que yo hago, tú no lo entiendes ahora, pero lo comprenderás después