anlayacaksın ile cümle

anlayacaksın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Rispose Gesù: «Quello che io faccio, tu ora non lo capisci, ma lo capirai dopo»
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Yesus menjawab, "Sekarang engkau tidak mengerti apa yang Kulakukan ini, tetapi nanti engkau akan mengerti.
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Анна, прочее, Го прати вързан при първосвещеника Каиафа.
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Відказав Ісус, і рече Йому: Що я роблю, ти не знаєш тепер, зрозумієш же опісля.
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››Иисус сказал ему в ответ: что Я делаю, теперь ты не знаешь, а уразумеешь после.
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››ויען ישוע ויאמר אליו את אשר אני עשה אינך ידע כעת ואחרי כן תדע׃
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››اجاب يسوع وقال له لست تعلم انت الآن ما انا اصنع ولكنك ستفهم فيما بعد.
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››耶 穌 回 答 說 、 我 所 作 的 、 你 如 今 不 知 道 、 後 來 必 明 白
İsa ona şu yanıtı verdi: ‹‹Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.››耶穌 回答 說 、 我 所 作 的 、 你 如今 不 知道 、 後來 必 明白
Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.A tus ciudades convertiré en ruinas, y serás una desolación. Y sabrás que yo soy Jehovah
Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.dine Byer lægger jeg i Grus. Du selv skal blive til Ørk og kende, at jeg er HERREN.
Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Dine byer vil jeg gjøre til grushoper, og du selv skal bli til en ørken, og du skal kjenne at jeg er Herren.
Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Farei desertas as tuas cidades, e tu serás assolado; e saberás que eu sou o Senhor.
Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Ich will deine Städte öde machen, daß du sollst zur Wüste werden und erfahren, daß ich der HERR bin.
Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Îţi voi preface cetăţile în dărîmături, vei ajunge o pustietate, ca să ştii că Eu sînt Domnul!
Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Je mettrai tes villes en ruines, Tu deviendras une solitude, Et tu sauras que je suis l`Éternel.
Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.내가 네 성읍들을 무너뜨리며 너로 황무케 하리니 네가 나를 여호와인줄 알리라
Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Města tvá v poušť obrátím, a ty budeš pustinou, i zvíš, že já jsem Hospodin,
Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Mesta tvoja naredim pusta in sama boš opustošena. In spoznaš, da sem jaz GOSPOD.
Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Miasta twoje w spustoszenie obrócę, że będziesz spustoszona, i dowiesz się, żem Ja Pan.
Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Ridurrò le tue città in macerie, e tu diventerai un deserto; così saprai che io sono il Signore
Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Tvoje mestá obrátim na spustošeninu, a ty budeš pustinou a zvieš, že ja som Hospodin.
Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Városaidat pusztaságra vetem, és te pusztulásra jutsz, és megtudod, hogy én vagyok az Úr.
Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Θελω αφανισει τας πολεις σου και συ θελεις εισθαι ερημωσις, και θελεις γνωρισει οτι εγω ειμαι ο Κυριος.
Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Города твои превращу в развалины, и ты сама опустеешь и узнаешь, что Я Господь.
Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.Ще разоря градовете ти, и ти ще запустееш; и ще познаеш, че Аз съм Господ.
Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.עריך חרבה אשים ואתה שממה תהיה וידעת כי אני יהוה׃
Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.اجعل مدنك خربة وتكون انت مقفرا وتعلم اني انا الرب.
Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.我 必 使 你 的 城 邑 、 變 為 荒 場 、 成 為 淒 涼 . 你 就 知 道 我 是 耶 和 華
Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.我 必 使 你 的 城邑 、 變為 荒場 、 成為淒涼 . 你 就 知道 我 是 耶和華
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.¡A espada caeréis! Os juzgaré en la frontera de Israel, y sabréis que yo soy Jehovah
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.Cadrete di spada: sulla frontiera d'Israele io vi giudicherò e saprete che io sono il Signore
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.Caireis � espada; nos confins de Israel vos julgarei; e sabereis que eu sou o Senhor.
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.Fegyver miatt hulljatok el, Izráel határán ítéllek meg titeket, és megtudjátok, hogy én vagyok az Úr.
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.For Sværd skal I falde; ved Israels Grænse vil jeg dømme eder. Og I skal kende, at jeg er HERREN.
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.För svärd skolen I falla; vid Israels gräns skall jag döma eder. Och I skolen förnimma att jag är HERREN.
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.For sverdet skal I falle; ved Israels grense vil jeg dømme eder, og I skal kjenne at jeg er Herren.
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.Kamu akan tewas dalam peperangan di negerimu sendiri, maka tahulah kamu bahwa Akulah TUHAN
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.너희가 칼에 엎드러질 것이라 내가 이스라엘 변경에서 너희를 국문하리니 너희가 나를 여호와인줄 알리라
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.Mečem padnete, na pomezí Izraelském souditi vás budu, a zvíte, že já jsem Hospodin.
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.Od meča boste padali: ob meji Izraelovi vas bom sodil. In spoznate, da sem jaz GOSPOD.
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.Od meča padnete; na pomedzí Izraelovom vás budem súdiť, a zviete, že ja som Hospodin.
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.Od miecza polężecie, na granicach Izraelskich osądzę was, i dowiecie się, żem Ja Pan.
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.Overal in het land Israël zult u door het zwaard worden gedood.
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.Te kaadutte miekkaan, Israelin rajalla minä teidät tuomitsen; ja te tulette tietämään, että minä olen Herra.
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.Veţi cădea loviţi de sabie, vă voi judeca la hotarul lui Israel, şi veţi şti că Eu sînt Domnul.
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.Vous tomberez par l`épée, Je vous jugerai sur la frontière d`Israël, Et vous saurez que je suis l`Éternel.
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.От меча падете; на пределах Израилевых будут судить вас, и узнаете, что Я Господь.
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.От меч ще паднете; В Израилевите предели ще ви съдя; И ще познаете, че Аз съм Господ.
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.בחרב תפלו על גבול ישראל אשפוט אתכם וידעתם כי אני יהוה׃
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.بالسيف تسقطون. في تخم اسرائيل اقضي عليكم فتعلمون اني انا الرب.
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.你 們 必 倒 在 刀 下 . 我 必 在 以 色 列 的 境 界 審 判 你 們 . 你 們 就 知 道 我 是 耶 和 華
Kılıçla öldürüleceksiniz. Sizi İsrail sınırında cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.你 們必 倒 在 刀下 . 我 必 在 以色列 的 境界 審判 你 們 . 你 們就 知道 我 是 耶和華
Konuşurken duraklanan konuşmaların kelimelerden daha güçlü olduğunu anlayacaksınız.강연중에 잠시 말을 멈추는 것이 직접 말 하는 것보다 더 전달력이 있을 때도 있다는 것도 알게 되실 겁니다..
Konuşurken duraklanan konuşmaların kelimelerden daha güçlü olduğunu anlayacaksınız.Scoprirete, durante il vostro discorso, che le pause spesso sono più efficaci delle parole.
Konuşurken duraklanan konuşmaların kelimelerden daha güçlü olduğunu anlayacaksınız.Se darán cuenta que al dar las charlas las pausas con frecuencia son más poderosas que las mismas palabras.
Konuşurken duraklanan konuşmaların kelimelerden daha güçlü olduğunu anlayacaksınız.Uvedomíte si, že pauzy v prednáškach sú oveľa silnejším nástrojom ako samotné slová.
Konuşurken duraklanan konuşmaların kelimelerden daha güçlü olduğunu anlayacaksınız.Vous verrez quand vous donnerez votre talk que les pauses sont souvent plus puissantes que les mots eux-mêmes.
Konuşurken duraklanan konuşmaların kelimelerden daha güçlü olduğunu anlayacaksınız.Wygłaszając prelekcję, zauważycie, że pauzy często są bardziej dosadne niż słowa.
Konuşurken duraklanan konuşmaların kelimelerden daha güçlü olduğunu anlayacaksınız.Читая доклад, вы обнаружите, что паузы часто действуют сильнее слов.

İlgili Sayfalar