Ana içeriğe geç
Sözlük

anlayacaklar ile cümle

anlayacaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››És cselekszem ítéleteket Égyiptomban, és megtudják, hogy én vagyok az Úr.
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››Farò giustizia dell'Egitto e si saprà che io sono il Signore»
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››Îmi voi aduce astfel la îndeplinire judecăţile asupra Egiptului, şi vor şti că Eu sînt Domnul.`
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››In tako izvršim sodbe nad Egiptom; in spoznajo, da sem jaz GOSPOD.
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››Jag skall hålla dom över Egypten, och man skall förnimma att jag är HERREN.
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››Jeg holder Dom over Ægypten; og de skal kende, at jeg er HERREN.
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››Jeg vil holde dom over Egypten, og de skal kjenne at jeg er Herren.
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››J`exercerai mes jugements sur l`Égypte, Et ils sauront que je suis l`Éternel.
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››이와 같이 내가 애굽을 국문하리니 그들이 나를 여호와인줄 알리라 하셨다 하라
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››Niin minä panen tuomiot toimeen Egyptissä, ja he tulevat tietämään, että minä olen Herra."
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››Op die manier zal Ik Egypte op grote schaal straffen en de Egyptenaren zullen weten dat Ik de HERE ben."
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››Ta sẽ làm sự đoán phạt ta trên Ê - díp-tô , và chúng_nó sẽ biết ta là Ðức_Giê - hô-va .
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››Ta sẽ làm sự đoán phạt ta trên Ê-díp-tô, và chúng nó sẽ biết ta là Ðức Giê-hô-va.
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››Und ich will das Recht über Ägypten gehen lassen, daß sie erfahren, daß ich der HERR sei.
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››Και θελω εκτελεσει κρισεις επι την Αιγυπτον και θελουσι γνωρισει οτι εγω ειμαι ο Κυριος.
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››Така ще извърша съдби над Египет; и ще познаят, че Аз съм Господ.
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››Так произведу Я суд над Египтом, и узнают, что Я Господь.
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››ועשיתי שפטים במצרים וידעו כי אני יהוה׃
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››فاجري احكاما في مصر فيعلمون اني انا الرب
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››我 必 這 樣 向 埃 及 施 行 審 判 . 他 們 就 知 道 我 是 耶 和 華
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››我 必這樣 向 埃及 施行 審判 . 他 們就 知道 我 是 耶和華
Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere dağıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.››Aku akan menyebarkan orang-orang Mesir ke seluruh dunia. Maka tahulah mereka bahwa Akulah TUHAN.
Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere dağıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.››A tak rozproszę Egipczan między narody, i rozwieję ich po ziemiach: i dowiedzą się, żem Ja Pan.
Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere dağıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.››A tak rozptýlim Egypťanov medzi národy a rozoženiem ich po rôznych zemiach, a zvedia, že ja som Hospodin.
Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere dağıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.››A tak rozptýlím Egyptské mezi národy, a rozženu je do zemí, i zvědí, že já jsem Hospodin.
Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere dağıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.››Disperderò gli Egiziani fra le genti e li disperderò in altre regioni: si saprà che io sono il Signore»
Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere dağıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.››Dispersaré a los egipcios entre las naciones, y los esparciré por los países. Y sabrán que yo soy Jehovah.
Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere dağıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.››E espalharei os egípcios entre as nações, e os dispersarei pelas terras; saberão assim que eu sou o Senhor.
Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere dağıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.››Ik zal de Egyptenaren onder de volken verspreiden, zodat zij beseffen dat Ik de HERE ben."
Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere dağıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.››In razkropim Egipčane med narode ter jih raztresem po deželah; in spoznajo, da sem jaz GOSPOD.
Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere dağıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.››내가 애굽 사람을 열국 가운데로 흩으며 열방 가운데로 헤치리니 그들이 나를 여호와인 줄 알리라
Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere dağıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.››Og jeg spreder Ægypterne blandt Folkene og udstrør dem i Landene; og de skal kende, at jeg er HERREN.
Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere dağıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.››Og jeg vil sprede egypterne blandt folkene og strø dem ut i landene, og de skal kjenne at jeg er Herren.
Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere dağıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.››Voi împrăştia pe Egipteni printre neamuri, îi voi risipi în felurite ţări, şi vor şti că Eu sînt Domnul.``
Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere dağıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.››И рассею Египтян по народам, и развею их по землям, и узнают, что Я Господь.
Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere dağıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.››И ще разсея египтяните между народите и ще ги разпръсна по страните; и те ще познаят, че Аз съм Господ.
Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere dağıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.››והפצותי את מצרים בגוים וזריתי אותם בארצות וידעו כי אני יהוה׃
Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere dağıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.››واشتت المصريين بين الامم واذريهم في الاراضي فيعلمون اني انا الرب
Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere dağıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.››我 必 將 埃 及 人 分 散 在 列 國 、 四 散 在 列 邦 . 他 們 就 知 道 我 是 耶 和 華
Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere dağıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.››我 必將 埃及人 分散 在 列國 、 四 散 在 列邦 . 他 們就 知道 我 是 耶和華
O kadar iyi anlayacaklar ki, film bittiğinde şu soruyu soracaklar;Haluamme heidän ymmärtävän sen niin hyvin, että ulos kävellessään he sanovat:
O kadar iyi anlayacaklar ki, film bittiğinde şu soruyu soracaklar;Nous voulons leurs faire comprendre cela à la fin du film et qu'ils se disent :
O kadar iyi anlayacaklar ki, film bittiğinde şu soruyu soracaklar;Queremos que lo entiendan tanto que salgan y digan:
O kadar iyi anlayacaklar ki, film bittiğinde şu soruyu soracaklar;Unser Ziel ist, dass sie es so sehr verstanden haben, dass sie aus dem Kino kommen und sagen:
O kadar iyi anlayacaklar ki, film bittiğinde şu soruyu soracaklar;Vorremmo che lo capissero a tal punto da uscire e dire:
O kadar iyi anlayacaklar ki, film bittiğinde şu soruyu soracaklar;We streven ernaar dat ze naar buiten gaan met voldoende besef om te zeggen:
O kadar iyi anlayacaklar ki, film bittiğinde şu soruyu soracaklar;Искаме толкова силно те да разберат това, че след като излязат, да си кажат:
O kadar iyi anlayacaklar ki, film bittiğinde şu soruyu soracaklar;Мы хотим, чтобы они прочувствовали ее настолько, что после просмотра они скажут:
Onları uluslar arasına dağıtıp ülkelere sürdüğümde, benim RAB olduğumu anlayacaklar.Assim saberão que eu sou o Senhor, quando eu os dispersar entre as nações e os espalhar entre os países.
Onları uluslar arasına dağıtıp ülkelere sürdüğümde, benim RAB olduğumu anlayacaklar.A tak zvedia, že ja som Hospodin, keď ich rozptýlim medzi národy a rozoženiem ich po rôznych krajinách.
Onları uluslar arasına dağıtıp ülkelere sürdüğümde, benim RAB olduğumu anlayacaklar.Atunci vor şti că Eu sînt Domnul, cînd îi voi împrăştia printre neamuri, şi îi voi risipi în felurite ţări.
Onları uluslar arasına dağıtıp ülkelere sürdüğümde, benim RAB olduğumu anlayacaklar.Da skal de kende, at jeg er HERREN, når jeg spreder dem: blandt Folkene og udstrør dem i Landene.
Onları uluslar arasına dağıtıp ülkelere sürdüğümde, benim RAB olduğumu anlayacaklar.En Ik zal hen onder de volken in verre landen verspreiden; dan zullen zij beseffen dat Ik de HERE ben.
Onları uluslar arasına dağıtıp ülkelere sürdüğümde, benim RAB olduğumu anlayacaklar.És megtudják, hogy én vagyok az Úr, mikor eloszlatom õket a pogányok közé, és szétszórom õket a tartományokba.
Onları uluslar arasına dağıtıp ülkelere sürdüğümde, benim RAB olduğumu anlayacaklar.In spoznajo, da sem jaz GOSPOD, kadar jih razkropim med narode in raztresem po deželah.
Onları uluslar arasına dağıtıp ülkelere sürdüğümde, benim RAB olduğumu anlayacaklar.I poznają, żem Ja Pan, gdy ich rozproszę między narody, i rozwieję ich po ziemiach.
Onları uluslar arasına dağıtıp ülkelere sürdüğümde, benim RAB olduğumu anlayacaklar.I zvědí, že já jsem Hospodin, když je rozptýlím mezi národy, a rozženu je po krajinách.
Onları uluslar arasına dağıtıp ülkelere sürdüğümde, benim RAB olduğumu anlayacaklar.Khi ta làm tan tác chúng nó trong các dân tộc và rải ra trong các nước, chúng nó sẽ biết ta là Ðức Giê-hô-va.
Onları uluslar arasına dağıtıp ülkelere sürdüğümde, benim RAB olduğumu anlayacaklar.내가 그들을 이방인 가운데로 흩으며 열방 중에 헤친 후에야 그들이 나를 여호와인 줄 알리라
Onları uluslar arasına dağıtıp ülkelere sürdüğümde, benim RAB olduğumu anlayacaklar.Och de skola förnimma att jag är HERREN, när jag förskingrar dem bland folken och förströr dem i länderna.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod