Ana içeriğe geç
Sözlük

anlayacaklar ile cümle

anlayacaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
Onları uluslar arasına dağıtıp ülkelere sürdüğümde, benim RAB olduğumu anlayacaklar.Og de skal kjenne at jeg er Herren, når jeg spreder dem blandt folkene og strør dem ut i landene.
Onları uluslar arasına dağıtıp ülkelere sürdüğümde, benim RAB olduğumu anlayacaklar.Y sabrán que yo soy Jehovah, cuando los disperse entre las naciones y los esparza por los países
Onları uluslar arasına dağıtıp ülkelere sürdüğümde, benim RAB olduğumu anlayacaklar.И узнают, что Я Господь, когда рассею их по народам и развею их поземлям.
Onları uluslar arasına dağıtıp ülkelere sürdüğümde, benim RAB olduğumu anlayacaklar.И ще познаят, че Аз съм Господ, Когато ги разпръсна между народите И ги разсея по разни страни.
Onları uluslar arasına dağıtıp ülkelere sürdüğümde, benim RAB olduğumu anlayacaklar.וידעו כי אני יהוה בהפיצי אותם בגוים וזריתי אותם בארצות׃
Onları uluslar arasına dağıtıp ülkelere sürdüğümde, benim RAB olduğumu anlayacaklar.فيعلمون اني انا الرب حين ابددهم بين الامم واذريهم في الاراضي.
Onları uluslar arasına dağıtıp ülkelere sürdüğümde, benim RAB olduğumu anlayacaklar.我 將 他 們 四 散 在 列 國 、 分 散 在 列 邦 的 時 候 、 他 們 就 知 道 我 是 耶 和 華
Onları uluslar arasına dağıtıp ülkelere sürdüğümde, benim RAB olduğumu anlayacaklar.我 將 他 們 四 散 在 列國 、 分散 在 列邦 的 時候 、 他 們 就 知道 我 是 耶和華
‹‹Onun için bu kez onlara Gücümü, kudretimi tanıtacağım. O zaman adımın RAB olduğunu anlayacaklar.››여호와께서 가라사대 보라 이번에 그들에게 내 손과 내 능을 알려서 그들로 내 이름이 여호와인 줄 알게 하리라
‹‹Onun için bu kez onlara Gücümü, kudretimi tanıtacağım. O zaman adımın RAB olduğunu anlayacaklar.››Vậy nên , nầy , ta sẽ cho chúng_nó biết_tay ta và quyền_năng ta ; và chúng_nó sẽ biết danh ta là Giê-hô-va .
‹‹Onun için bu kez onlara Gücümü, kudretimi tanıtacağım. O zaman adımın RAB olduğunu anlayacaklar.››Vậy nên, nầy, ta sẽ cho chúng nó biết tay ta và quyền năng ta; và chúng nó sẽ biết danh ta là Giê-hô-va.
‹‹Onun için bu kez onlara Gücümü, kudretimi tanıtacağım. O zaman adımın RAB olduğunu anlayacaklar.››Zato, glej, jim pokažem, takrat jim pokažem roko svojo in svojo moč, in spoznajo, da je ime moje Jehova.
‹‹Onun için bu kez onlara Gücümü, kudretimi tanıtacağım. O zaman adımın RAB olduğunu anlayacaklar.››Посему, вот Я покажу им ныне, покажу им руку Мою и могущество Мое, и узнают, что имя Мое - Господь.
‹‹Onun için bu kez onlara Gücümü, kudretimi tanıtacağım. O zaman adımın RAB olduğunu anlayacaklar.››לכן הנני מודיעם בפעם הזאת אודיעם את ידי ואת גבורתי וידעו כי שמי יהוה׃
‹‹Onun için bu kez onlara Gücümü, kudretimi tanıtacağım. O zaman adımın RAB olduğunu anlayacaklar.››لذلك هانذا اعرّفهم هذه المرة اعرّفهم يدي وجبروتي فيعرفون ان اسمي يهوه
‹‹Onun için bu kez onlara Gücümü, kudretimi tanıtacağım. O zaman adımın RAB olduğunu anlayacaklar.››耶 和 華 說 、 我 要 使 他 們 知 道 、 就 是 這 一 次 使 他 們 知 道 我 的 手 、 和 我 的 能 力 . 他 們 就 知 道 我 的 名 是 耶 和 華 了
‹‹Onun için bu kez onlara Gücümü, kudretimi tanıtacağım. O zaman adımın RAB olduğunu anlayacaklar.››耶和華 說 、 我 要 使 他 們 知道 、 就是 這 一 次 使 他 們 知道 我 的 手 、 和 我 的 能力 . 他們 就 知道 我 的 名 是 耶和華 了
Sura bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.A córki jego, które będą na polu, mieczem pobite będą, a dowiedzą się, żem Ja Pan.
Sura bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.A jeho dcéry, ktoré sú na poli, na pevnine, budú pobité mečom, a zvedia, že ja som Hospodin.
Sura bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.Các con gái nó ở đồng ruộng nó sẽ bị giết bằng gươm; và chúng nó sẽ biết rằng ta là Ðức Giê-hô-va.
Sura bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.Các con_gái nó ở đồng_ruộng nó sẽ bị giết bằng gươm ; và chúng_nó sẽ biết rằng ta là Ðức_Giê - hô-va .
Sura bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.Cetăţile din ţinutul lui vor fi trecute prin sabie. Şi vor şti astfel că Eu sînt Domnul.``
Sura bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.Dcery pak jeho, kteréž na poli budou, mečem zmordovány budou, i zvědí, že já jsem Hospodin.
Sura bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.Dets Døtre på Land skal hugges ned med Sværd; og de skal kende, at jeg er HERREN.
Sura bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.e le sue figlie in piena campagna saranno uccise di spada; allora sapranno che io sono il Signore
Sura bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.És leányai, kik a mezõségen vannak, fegyverrel ölettessenek meg, hogy megtudják, hogy én vagyok az Úr.
Sura bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.들에 있는 그의 딸들은 칼에 죽으리니 그들이 나를 여호와인줄 알리라
Sura bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.och dess döttrar på fastlandet skola dräpas med svärd. De skola förnimma att jag är HERREN.
Sura bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.Sen tytärkaupungit, jotka ovat mantereella, surmataan miekalla, ja he tulevat tietämään, että minä olen Herra.
Sura bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.Ses filles sur son territoire Seront tuées par l`épée. Et ils sauront que je suis l`Éternel.
Sura bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.Também suas filhas que estão no campo serão mortas � espada; e saberão que eu sou o Senhor.
Sura bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.y sus hijas que están en el campo serán muertas a espada. Y sabrán que yo soy Jehovah.
Sura bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.А дочери его, которые на земле, убиты будут мечом,и узнают, что Я Господь.
Sura bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.И селата* му, които са в полето ще бъдат изтребени с нож; и ще познаят, че Аз съм Господ.
Sura bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.ובנותיה אשר בשדה בחרב תהרגנה וידעו כי אני יהוה׃
Sura bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.وبناتها اللواتي في الحقل تقتل بالسيف فيعلمون اني انا الرب
Sura bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.屬 推 羅 城 邑 的 居 民 、 〔 城 邑 的 居 民 原 文 作 田 間 的 眾 女 八 節 同 〕 必 被 刀 劍 殺 滅 . 他 們 就 知 道 我 是 耶 和 華
Sura bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek. O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.屬推羅 城邑 的 居民 、 〔 城邑 的 居民 原文 作 田間 的 眾女 八 節同 〕 必 被 刀劍 殺滅 . 他 們就 知道 我 是 耶和華
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›Als Ik het land heb verwoest vanwege hun gruwelijke zonden, zullen zij beseffen dat Ik de HERE ben.
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›A zvedia, že ja som Hospodin, keď obrátim zem na pustinu a na púšť pre všetky ich ohavnosti, ktoré páchali.
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›내가 그들의 행한 모든 가증한 일로 인하여 그 땅으로 황무지와 놀라움이 되게 하면 그 때에 그들이 나를 여호와인줄 알리라 하라
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›И узнают, что Я Господь, когда сделаю землю пустынею из пустынь завсе мерзости их, какие они делали.
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›וידעו כי אני יהוה בתתי את הארץ שממה ומשמה על כל תועבתם אשר עשו׃
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›فيعلمون اني انا الرب حين اجعل الارض خربة مقفرة على كل رجاساتهم التي فعلوها
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›我 因 他 們 所 行 一 切 可 憎 的 事 使 地 荒 涼 、 令 人 驚 駭 . 那 時 他 們 就 知 道 我 是 耶 和 華
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›我 因 他 們所 行 一切 可憎 的 事 使 地 荒涼 、 令人 驚駭 . 那時 他 們就 知道 我 是 耶和華
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››ale jako je napísané: Tí, ktorým nebolo zvestované o ňom, uvidia; a ktorí nepočuli, porozumejú.
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››Ale jako napisano: Którym nie powiadano o nim, oglądają; a którzy o nim nie słyszeli, zrozumieją.
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››Ale jakož psáno jest: Kterýmž není zvěstováno o něm, uzří, a ti, jenž neslýchali, srozumějí.
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››antes, como está escrito: Aqueles a quem não foi anunciado, o verão; e os que não ouviram, entenderão.
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››Ceux à qui il n`avait point été annoncé verront, Et ceux qui n`en avaient point entendu parler comprendront.
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››기록된바 주의 소식을 받지 못한 자들이 볼 것이요 듣지 못한 자들이 깨달으리라 함과 같으니라
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››ma come sta scritto: e coloro che non ne avevano udito parlare, comprenderanno
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››marveč kakor je pisano: „Katerim se ni oznanilo o njem, bodo videli, in kateri niso slišali, bodo razumeli“.
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››men, som skrevet er: De som ikke har fått budskap om ham, skal se, og de som ikke har hørt, skal forstå.
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››а яко ж писано: Кому не звіщено про Него, побачать, і котрі не чули, зрозуміють.
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››но как написано: не имевшие о Нем известия увидят, и не слышавшие узнают.
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››כי אם ככתוב אשר לא ספר להם ראו ואשר לא שמעו התבוננו׃
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››بل كما هو مكتوب الذين لم يخبروا به سيبصرون والذين لم يسمعوا سيفهمون.
Yazılmış olduğu gibi: ‹‹Ondan habersiz olanlar görecekler. Duymamış olanlar anlayacaklar.››就 如 經 上 所 記 、 『 未 曾 聞 知 他 信 息 的 、 將 要 看 見 . 未 曾 聽 過 的 、 將 要 明 白 。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod